logo

reklam

1 Mayıs,1 Mayıs,1 Mayıs


facebook
Aysun Doğan TERZİ
seda@hotmail.com

 

Sözde komünistlerin gövde gösterisi yaptığı;
şöhret mahkumu,şarkıcı abilerin/ablaların  şov haline getirdiği,patron sevici sözüm ona köşe yazarlarının,bazı politikacıları
“KomünistBayramı”algısı yarattığı tulumlu,plastik eldivenli çocuk işçilerin belkide   tatil yapamadığı 1 Mayıs İşçi Bayramınız   Kutlu olsun !
 1 Mayıs’ın Tarihçesi
İlk kez Avusturya’nın MelBörn şehrinin taş ve insaat işçilerinin günde 12 saat,haftada 6 gün çalışmalarına karşılık,8 saatlik işgünü için MelBörn üniversitedesinden Parlamento binasına kadar yürürler. Aradan  30 yıl geçer 1889’da1 Mayıs tüm dünyada birlik,dayanışma ve mücadele günü olarak kutlanmasına karar verilir.150  yıl öncesi parlamentoya yürüyen o işcilerin tek hayali 24 saatlik zamanın 8 saatinde   çalışmak,8 saatinde eğlenmek, diğer 8 saatinde uyumaktı o koşullara dayanamayan insanlar 35-40 yaşlarında ölüyorlardı.
Çocukların ise  dayanacak gücü kalmıyordu.
Dünyada 1890’lı yıllara uzanan İşçi Bayramı, tarihi kaynaklara göre, Osmanlı Devleti’nde ilk kez 1912’de kutlandı. Selanik’teki tütün, pamuk ve liman işçileri Türk tarihinde ilk kutlayanlar arasına girdi.İstanbul’da ise ilk kez 1912 yılında kutlandığı bilgisi kaynaklarda yer almıştır.1’inci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşları’nın ardından 1 Mayıs uzun bir aradan sonra ilk kez 1921’de kutlandı. Türkiye Sosyalist Fırkasının (TSF) çağrısı üzerine İstanbul işçileri mayısın birinci pazar günü tatil yaptı.
Ankara’da da Sovyetler Birliği ile dostluk ilişkileri çerçevesinde, 1 Mayıs 1922’de işçi bayramı olarak  kutlandı. Ancak, “1924 yılında “kitlesel” 1 Mayıs kutlamaları yasaklandı. Ardından 1925 yılında çıkarılan “Takrir-i Sükun” yasasıyla kutlamalar 1935 yılına kadar yasaklandı.”
Dünya çapında  demokratik  mücadele acısından dason derece önemli olan bu gün   yıllar  önce sol grupların  bugünü rekabet alanı haline  getirmesi sebebiyle işçiyi ve sendikayı kutlamalardan  kaçırır.1950’li yıllara gidelim.Soğuk savas donemine..O günlerde 1 Mayıs demek,buyuk bir kaosun başlangıcı,gerginliklerın  cıkması  ve yoğun önlemlerın alınması  demekti.Ta ki o donemin başbakanı olan Adnan Menderes yaptığı bir konuşmada:
“Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı, işçi kardeşlerimize elemsiz, kedersiz bir çok bayramlar idrak etmelerini ve onların refah ve saadetini temenni ederken, bu gayede kendilerine her zaman yardımcı olmanın en aziz emelimi teşkil ettiğini ifade etmek isterim… Bu şeametli ayaklanma teşebbüslerinin bir merkezden idare olunduğuna dair bin bir delilden biri de bütün bu gayretlerin kendine mahsus bir mantık içinde cereyan etmesi, hadiselerle tarihlerin arasındaki münasebete ve takvime büyük bir ehemmiyet verilmekte olmasıdır.. Bakınız. Bugünkü hadiseler de, Tahran’daki CENTO toplantısı, 1 Mayıs Bayramı ve 2 Mayıs İstanbul NATO toplantısı gibi tarihler seçilerek, görülerek, hadiselerle ayarlanmış görünmüyor mu?.. 1 Mayıs İşçi Bayramı ise, sokaklara dökülerek bizim şu sözde ihtilalcilerin, işçi kardeşlerimizin her yerde teşkil edecekleri büyük kalabalıktan da istifade etmek maksadına bağlı görünmüyor mu?” diyene kadar.Bu  konuşma buyuk bır saskınlık yaratıp, bazı çevrelerce  yoğun  elestırelerı maruz kalsada 1 Mayıs  gerginliğini bir nebze azaltmıştır.
Olayların tırmanmasının,insanların 1 Mayıs’dan korkmasının baş mimarları
Komünist Parti ve Kızıl Ordu’nun düzenledikleri  provokasyonlar, yaptıkları kanlı eylemler yüzünden  dunyada ve ,ulkrmızde de her yıl aynı  olaylar olacak algısına sebeb olmuştur.
Günümüzde ise Valilik izninin olduğu noktalarda 1 Mayıs’ın kutlanmasına izin veriliyor.
Ve son olarak eklemek isterim ki bügün eli yüzü temiz, takım elbiseli,standartları ortalamanın üstünde çalısanların günü değil.Bugün asgari yaşam mücadelesi verenlerin günü.Bugün elleri nasırlı, saçları erken yaşta beyazlamış, yüreğinde hala umut barındıran babaların günü.Tulumlu fabrika kadınlarının günü.Çocuk işçilerin günü. Sigortasız çalışanların günü. Sonradan görme “hanımların” evini temizlemeye giden temizlikçi  kadınların günü. Emeğin günü. Bu günü alakasız bir şekilde benimseyen, kullanan, provoke eden, şarkıcı, oyuncu ve sözde komünistlerin gösteriş günü değil.
İşten evine iki ekmek, bin kilo umutla dönen babaların günü..!

Share
628 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bostancı Farķı

    05 Kasım 2018 Köşe Yazıları

    Bu hafta kalemi alınca elime kendime bir söz verdim. Gündeme karışmak yok, laf olsun diye konuşmak yok. Hulâsa keyfimi de bozmaya gerek yok. Haftalık rutin programımı yırtıp kendime yeni bir program hazırladım. Haber programlarından, sosyal medyadan ve akademik okumalardan mümkün olduğunca kaçacaktım. Hande'lin Largosunu dinleyecek,dünyada olup bitenlerden habersiz, toprakta yalın ayak gezmenin keyfi ve enerjisiyle atıştırmalık okumalar yapıp, geçici körlüğün verdiği hazza sıkı sıkıya tutunacaktım. Olmadı. Yine kendimi haber sitelerinde, gezini...
  • Halkın sesi olmaya.., Devam ediyoruz!

    22 Ekim 2018 Köşe Yazıları

    Kurulduğu günden bu yana Amasya'nın gündeminin nabzına ışık tutan Amasya'nın Sesi Yorum Gazetesi 2019 Mahalli İdareler seçimi önceside halkın sesi olmaya devam ediyor. Okurlarıyla buluştuğu ilk günden bu yana doğru, tarafsız habercilik anlayışıyla vatandaşları bilgilendiren Yorum Gazetesi ilkeli haberleriyle de okurlarının takdirini kazanmaya devam ediyor. Amasya'nın Sesi Yorum Gazetesi, sizlerin de desteğiyle gelecek için kentin tek sesi olmayı hedefliyor. Amasya halkına en iyi şekilde hizmet etmeyi amaç edinen Yorum Gazetesi, sayfa sütunlar...
  • “Havalardan, havalardan”

    21 Ekim 2018 Köşe Yazıları

    Sabah uyandınız, başınız ağrıyor. Canınız kahvaltı yapmak istemiyor,gözünüzün önünde duran sucuklu tost sizin için bir anlam ifade etmiyor, vücudunuz ekseriyetle yorgun,zihniniz allak bullak ise;" havalardan", "havalardan". Sonbaharın gelmesi bir dert, sonbahar psikolojisiyle baş etmek ayrı bir dert. Gümüş gri yorganını üzerine çekiveren gökyüzünün altında, hüzünden kasvetten boğulanları,görmek de mümkün. Ne giyeceğini,ne hissedeceği bilmeyenleri de.Bir güneşli, bir yağmurlu havanın değişkenliği ruhumuza da sirayet ediverdi resmen. Bu a...
  • O Benim Başkanım

    16 Ekim 2018 Köşe Yazıları, Siyaset, Tüm Manşetler

    Seçimlerin yaklaşması ile birlikte partilerin aday belirleme sürecini de hızlandırdı. Genelde temayül yoklamasıyla adaylarını belirleyeren AK Parti, bu sefer adaylarını seçim bölgesinde halkı tarafından sevilen ve istenilen kişilerden oluşan bir liste hazırlayacağı bekleniyor. Yerel seçimle genel seçimin dinamiğinin farklı olduğunu bilerek başlamalıyız. Yerel seçimlerde seçim sonucunu belirleyecek birinci etken adayın kim olduğudur. İkincisi siyasal partinin iktidar olma hevesinin ya da vatandaşa vereceği umudun ne kadar güçlü olduğu önemlid...
hd porno sikis izle