logo

reklam

Eski Bayramlar Var Ya..


facebook
Yılmaz Keten
yilmazketen@hotmail.com
 Eski Bayramlar var ya diyen sohbetlerin hepsinde aslında yaşanılan güzel günlerin geri gelemeyeceğinin özlemi vardır. İşte bu özlemle hep hayıflanırız. Eski bayramlar Diye,
 Eskiler geçen günleri geri gelmeyeceğini bilir, yenilerde o kadar güzel günleri yaşayamayacaklarını bilmezler. Aslında ne gariptir ki yıllar, yıllar sonra onlarda bu günleri eski bayramlar diye anacaklar yaşadıkları güzel günlerin farkında değiller.

Yaşları orta yaşı geçenler için “Eski Bayramlar” cümlesi dillerine dolanmaya başlar, aslında eskiyen bayramlar değildir. Eskiyen onların ömürleridir, hayatlarıdır, yaşlarıdır.

Kısaca Suluova da “Bayramlar Eskimeye Başladı”. Suluova’nın evlatları yaşlanmaya başladı, Ataları başka diyarlardan gelen ve kendileri Suluova da doğan çocuklar bu günün Dedeleri, Babaları, amcaları dayıları oldular, El Öpmeye gezdikleri sokaklardan misafir beklemeye, el ötürmeye başladılar.

Onlar bir araya geldiklerinde eski bayramları, ramazanları, teravih namazlarını, yaptıkları yaramazlıkları konuşmaya başladılar, hele bir kaçı bir araya gelirse hangi bahçeden ne meyvesi aşırmışlar, hangi sokakta ne yaramazlık yapmışlar tadına doyamadan dinlersiniz.

Kökenlerinin her biri bir yerden gelen bu çocuklar her türlü ayrımı kaldırarak arkadaş, sırdaş olmuşlar ve bu gün bile bu dostluklarının sürdüğünü görürsünüz.

Suluova da daha eskisini büyüklerimizden dinliyoruz ama hatırladıklarımı ve bizim zamanlarımızı da anlatmak istiyorum, Gençlerimizin nasıl bir Suluova hayatı ve sosyal yaşamı vardı anlamaları açısından yararlı olacağını düşünüyorum.

Bayramlarda koparılan üç beş kuruş harçlık veya Annenin zulasından verdiği paraları harcayacak tek yer eski Pazar yeri dediğimiz alanda kendiliğinden oluşan ve kendine münhasır organizasyon bölgesiydi.

Öylene kadar tamamlanan “El Öpme” ve şeker toplama çalışmasının ardından “Çarşı” ya kesinlikle gruplar halinde gidilir, yaş seviyesine göre programlara dahil olunur ve eğlencenin durumuna göre akşam dayak yeme riski göze alınırdı.

Eğer yaş grubunuz 10 yaş civarındaysa Pazar yerinde paranız bitinceye kadar eğlenmeniz mümkündü “Pamuk Şeker, Dondurma, Limonata, Salıncak, Bisiklet Kiralama, Çizgi Roman kitapları takası veya satın alınması gibi programlara paranız oranında katılırdınız, sonraları Atari ve Bilardo salonları ortaya çıktı ve bu yaş gruplarını programlarına dahil ettiler.

Yaş grubunuz 14-18 yaş arası ise sinema, Gazoz, Çizgi roman, Dergi gibi organizasyonlarda gününüzü değerlendirirsiniz, yaş grubunuz veya Arkadaş grubunuz 18 ve yukarısı ise kahvehane ve Bilardo dışına çıkılması çokta mümkün olmuyordu.

Aslında bütün eğlence ve organizasyonlar arkadaş gruplarının ruhuna göre oluşuyordu, daha özgüvenli ve maceraperest olan gruplar mevsimin durumuna göre Tersakan’a balık tutmaya ve yüzmeye gidiyorlardı (Evet Bir zamanlar Tersakan ırmağında Balık yaşıyor ve Tertemiz suyunda yüzüle biliniyordu)

Mahalleler ve Köyler arası futbol maçları genelde bayramlarda organize edilir ve sonu da mutlaka kavga ile biterdi. Sokaklarda oyun oynayan çocuklar görmek mümkündü, gruplar kendiliğinden bir araya gelirler ve çevrede naylon Futbol topu varsa top sahibi kırk nazı karşılanarak ikna edilir, topu patlatmamak şartıyla maçlar düzenlenirdi. Kazara top patlarsa elde olan paralar bir araya getirilir ve sosyal dayanışma sağlanarak yerine top alınırdı.

Diğer oyunlardaki kurallara ve Futboldaki mahalle kurallarını anlamak mümkün olmadığı gibi nasıl ve neden o kurallara uyulduğunu da anlamak mümkün değildir. Hakemlerin bile idare edemediği organizasyonları çocukların ekip halinde nasıl uyumlu olarak yönettiklerini birkaç bilim dalının birden incelemesi gerekir.

Aslında bu günü yaşayanlara o günleri anlatmak çok zor,

Limonatanın elde yapıldığı, bardakla satıldığı, dondurmacı ve Pastanenin ikiden fazla olmadığı bu zamanlarda Bisiklete kiralanarak binildiği, Çizgi romanların takasla değiştirildiği, Bakkalların bile Çizgi roman takası yaptıklarını, Suluova da Sinema olduğunu, Gazozun lüks içecek olduğunu, Atari salonlarındaki Jetonların ne kadar değerli olduğunu, Yırtılan veya patlayan Top’un içine paçavra doldurarak şişkinlik sağlanıp maçın tamamlanmasını ve daha birçok şeyi bu gün gençliğine anlatmak mümkün değildir.

Eskimeyen ve gerçek olan bir şey varsa o günün çocukları her şeyi kendileri yapabiliyorlardı.

Etiketler: » » » » » » » »
Share

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Seçmenin Aday Profili

    15 Ocak 2019 Köşe Yazıları

    Yerel yönetimler, halka en yakın yönetim birimleri olma özelliğini taşımaktadırlar. Bu yönüyle de demokratik değerlerle birlikte anılmaktadırlar. Yerel yönetimlerden beklenen demokratik değerlerin gerçekleşmesi ya da gerçek anlamda demokratik yerel yönetimlerin varlığı için belki de en önemli mekanizma yerel seçimlerdir. Yerel yönetim organlarının gerçek anlamda yerel halkı temsil etmesi, yerel yönetim faaliyetlerinin yerel halkın taleplerine ve sorularına cevap vermesi, halkın yerel yönetim faaliyetlerine katılım kanallarının açık olması...
  • Masal Poşeti

    13 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Kültür Sanat

    Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, poşetten gündem, poşetten yasa yapan bir ülke varmış. Bu ülkenin insanlarının bir kısmı mutlu, azimli, çalışkan bir kısmı ise biraz garip, biraz gösterisevermiş. Gösteriseverler, konuşmaları gereken yerlerde susar, susmaları gereken yerlerde avaz avaz boş bilmiş konuşurlarmış. Örneğin; et o kadar pahalıymış ki, onun yerine dana dili alınırmış. Bundan pek şikayet etmez, edecekleri vakit, " tüketim çokluğundan pahalı canım" denilip geçiştirilirmiş. Dili yer, "dilsiz" yola mecbur devam ederlermiş.Günler böy...
  • Yeni yıl ayağına gelmeyecek, kalk da al..!

    30 Aralık 2018 Amasya, Genel, Köşe Yazıları, Kültür Sanat

    Merhaba yeni yıldan beklentisi yüksek olanlar. Merhaba oturduğu yerden mucize bekleyenler.Yeni yıla sıfır beklentiyle giren, çam ağacına para vermeyen, jinglee belgss diye bağırmayan, iki kilo mandalina ve kabuklu fıstıkla dünyanın en mutlu insanı olabileler sizlere de Merhaba. Yeni yıl yaklaşırken, bir yılbaşı geyiği haline dönüşen 'yeni yıldan beklenenler 'klişesine değinmeden olmazdı. Aralık ayı bitene kadar maruz kalacağımız, caps severlerin sıkı sıkıya yapıştığı bu umutcul kalıp, ne yazık ki hiç umut vermiyor bana.Yeni yıl gelirk...
  • Züğürt Çeneler ve Nasa

    03 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Kültür Sanat

    Dünyada güzel şeyler oluyor.(!) NASA'nın Mars keşif aracı InSight Kızıl Gezegen'in yüzeyine iniş yaptı. Türkiye'de populer gündem unsurları yine zirvede . Şeyma ile Acun boşandı. Şeyma'nın nafakası 125 bin tl. Şeyma lüks hayatına veda etmiş. Vah, vah. Her zamanki gibi zenginin malı , züğürt çeneleri yoruyordu.Çalışmadan, terlemeden zenginlik özlemi içinde olan insanların, başkalarının imkânlarını, kazançlarını, harcamalarnı, konuş konuş bitirememeleri çok doğaldı. Durun bu kadar değil. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne de taşındı kon...