logo

reklam

“Benim savaşım bitmedi. Şimdi cehaletle savaşım başlıyor.”


facebook
Aysun Doğan TERZİ
seda@hotmail.com

Amasya’da okuma yazma bilmeyenlerin yüzde 82’si kadın !

Ben demiyorum. Türkiye İstatistik Kurumunun verileri söylüyor.Bu raporu okur okumaz şaka mı bu dedim,hayır eğer şakaysa çok kötü, değilse inanın korkunç. Sadece Amasya’da değil ülke genelinde de rakamlar aynı ve okumayan kadın sayısı çoğunlukta.
“TÜİK verilerine göre ise, Türkiye’de, 25 ve üzeri yaşta olup okuma-yazma bilmeyen toplam nüfus oranı %5,4 iken; bu oran erkeklerde %1,8 kadınlarda ise %9’dur.”
Amasya’nin okur yazarlık oranıda hiç iç açıcı değil
Amasya ilinde 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilmeyenlerin (9.927) kişiden yüzde 17’lik kısım erkekler yüzde 82’lik kısmını kadınlar oluşturuyor..

Türkiye’nin ve Amasya’nın okur -yazar haritası bu maalesef.

Okuma yazma bilememenin kadınların üzerinde toplumsal açıdan ne denli zor olduğunu, okuma yazma bilen bir insanın anlaması elbetteki olanaksız. Ancak şahit olarak anlamaya çalışıyoruz.Bir seferinde temizlik malzemelerin olduğu reyonda bir seyler almak icin bakınıyordum,yanıma yöresel şalı üzerinde genç bir kadın gelip;bir kağıt uzattı bana “bu şampuandan burada var mı bir bakıversen” demişti eşi de yanındaydı.Okuyamadığını anlamıştım, o kadın için fena bir durumdu bu.Gözlerinde gördüğüm o mahcubiyet duygusu inanın okuyamamanın eksikliğinden başka bir şey değildi.
Tam bir yıkım.
O gün sadece doğu bölgelerinde ve kırsalda kadınların okuyamadığını düşünmüştüm.Bu raporla görüyorum ki durum sandığımız gibi değil.Şunu da söylemeliyim ki bir insanın elinden, özellikle bir kadın elinden eğitim hakkını elinden almak,onu bir ömür boyu karanlık hücreye mahkum etmektir. Koşullar her ne kadar çetin olursa olsun,bir kadın mutlaka okur ve yazar olmalı.Şunu söylemekte kalaycılık gibi geliyor bana”Köyümde okuma yazma kursu yok, imkânım yok,öğreten yok”
Bunlar karanlıkta kalmak için bahaneler.
Günümüzde okumak isteyen her insana devlet bir sürü olanaklar tanıyor.Belediyeler bunun için inanılmaz çalışmalar yapıyor.Bunlar da olmasa bulundukları köy veya kasaba her neyse oradaki görevli öğretme bu durum bildirilse eminim kendi imkânlarıyla yardımcı olacaktır.
Yeterki okur yazar olmak istesin kadın.

Bır kadının karanlığı tüm aileye etkiler.

Dış dünyamızı adeta izole eden herşey metinden ibaret. Okuma yazma bilmeyen bir insan için bunların dışında kalmak;sosyal hayatında kaygıları olan,özgüveni oluşmamış eksik bir birey halinde varlığını sürdürür.Gideceği yeri bulamayan, bankamatikten biri olmadan para çekemeyen hangi otobüse bineceğini bilmeyen,imza atamayan bağımlı bireyler haline gelirler.. hal böyle olunca aile içerisindeki çocuklar da bu durumdan nasibini alır. Eğer o çocukları okur yazar olmaları için tetikleyecek geçerli sebebleri yoksa,üzgünüm ama o çocuklar da karanlıkta kalır.

Ne olur, bu yazıyı okurken çevrenizde okuma-yazma öğrenme fırsatı verilmemiş insanlar ve özellikle kadınlar varsa mutlaka bir kursa ya da yetkili bir isme yönlendirme yapın.
Yardım edin,hatta siz öğretin.
Gözleri görmeyen bir hastayı ,ışığa kavuşturmak gibi bir şey bu.
Bir kadının karanlığı,tüm dünyaya yansır.
Lütfen kulak verin bu çağrıma..
Kulak verin ki..
Yarınlarımız ilk bahar güneşi gibi ışıl ışıl olsun.

Share
259 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Eylül hüznü mü içimize çöken, yoksa zamlar mı?

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Kültür Sanat

    Biliyorum, Eylül hüznü taşıyanlardansınız Biliyorum, bir rüzgar esintisinde mâziyi koklayıp gözleri dolu dolu oranlardansınız Biliyorum, Eylül'de her ezgi yeni hüzünleri kapı açıyor.. Duygusallığımı mazur görün. Malum Eylül ayı içersindeyiz.İçimizde hüzünler,heyecanlar başlangıçlar ve bitişler ne çok birikiverdi. Bu yazımı hazırlarken , biraz çiçek böcek, biraz hayal gerçek olmayı inanın çok istedim.Hasadı gelen üzümleri toplamanın umut veren heyecanından tutunda,Schubert'in Serandesi'nin en çok bu aya yakıştığını.. .Hatta Gökyüzünün h...
  • Anakronizm

    22 Ağustos 2018 Köşe Yazıları

    Geçmişte yaşamak bugüne ayak uyduramamak yani , diğer adıyla anakronizm ! Nedir bu kavram diye merak ediyorsunuz. Anakronizm sözü, dilimizde "tarihe aykırılık, çağa uyamama" anlamına geliyor. Sözlük anlamı tam olarak şöyledir; tarihi olay ya da olguların içerisinde geçtiği zaman ile olay ya da olguda yer alan nesne ya da özelliklerin birbiriyle uyumsuzluğudur. Şimdide yaşayamamak ve gelecekle ilgili hayaller kuramamak,dünde saplanıp kalmak çağın vebası oldu artık.Sosyal medyada ve reelde son zamanlarda beni fazlasıyla rahatsız etmiş ve insanla...
  • Ne olur ‘çocuklar’ bir yere kaybolmasın !

    26 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Bu hafta bu yazıyı kaleme almak için sabırsızlıkla bekledim.Müsadenizle bu köşe aracalığıyla; Amasya'yı durmadan ileriye götüren, Amasya'nın yükselişini azmi ile inşa eden Belediye Başkanımız Cafer Özdemir 'e minnetlerimi sunmak isterim. Biliyorsunuz, "Yeşilırmak Şişirme Projesi" Türkiye'de ilk olma özelliğini taşıyor. Bu Amasya halkı için büyük gurur. Yeşilırmak elektrik üretecek, aynı zamanda da yeni yapılan Amasya Belediyesi'nin hizmet binasında üretilen elektrikten kullanılacak.Bu Amasya için bir devrim. Ve şunu da söylemek isterim ki son g...
  • 15 Temmuz Milli Birlik Destanı

    16 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Bir önceki darbenin üzerinden tam tamına 36 yıl geçtikten sonra Türk Silahlı Kuvvetleri ,içinde bir ahtopot gibi kol saran,fetö örgütünün köpeği olmuş, bir kaç hayâ yoksunu general ve askeri personelin devletin topuyla tankıyla halkı esir almaya kalkma aptallığına düştükleri günün adıdır 15 Temmuz.Çok şükür ki ihanet gişimleri halkın sokağa çıkması ile başarısızlıkla sonuçlanmış,halk onları kendi imkanlarıyla hezimete uğratmıştı. Milli Birlik Destanı Bu yazıyı kaleme almam kolay olmadı,hiç kolay olmadı hemde.O kabus geceyi bir kez daha ha...
hd porno sikis izle