logo

reklam

Bostancı; Bu ülkeyi hep birlikte parlak bir geleceğe taşıyacağız

naci bostancıBostancı; Bu ülkeyi hep birlikte parlak bir geleceğe taşıyacağız
AK Parti Grup Başkanvekili ve Amasya milletvekili Prof. Dr. M. Naci Bostancı, Bizim hiçbir kompleksimiz olmaz çünkü bu Hükûmet herkesin Hükûmeti olma iddiası ve kastıyla yola çıktığını belirterek, “Bugün AK Parti hükümetini iktidar yerine koyan kendileri değildir. Kendileri ‘burası bizim için uygun bir yer, biz de burada oturalım.’ demediler. İktidara getiren ve iktidar koltuğuna koyan millettir” dedi.
TBMM Genel Kurulunda 64. Hükümet Programı görüşmelerinde kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili ve Amasya milletvekili Prof. Dr. M. Naci Bostancı’nın konuşması meclisde bir siyasetçinin nasıl bir konuşma yapması gerektiğini gösterdi. Bostancı’nın konuşması bir siyasi ders gibi oldu. İktidar ve Muhalefet sıralarından bütün detayları dinlendi.
TBMM Genel Kurulu’nda 64. Hükümet Programı üzerindeki görüşmelerde grubu adına konuşan AK Parti Grup Başkanvekili ve Amasya milletvekili Prof. Dr. M. Naci Bostancı konuşmasında şunları dile getirdi.
“Türkiye’nin sorumluluğu zincirin ancak en son halkası olabilir”
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da Suriye ile ilgili bazı eleştirileri dile getirerek, şöyle devam etti:
“Belli bir yıla kadar çok yakındınız, ‘canciğer kuzu sarmasıydınız, sonra da düşman oldunuz.’ Buna ilişkin eleştirileri çok dinledik. Keşke bunun muadili Esad’ın sarayında da olsa, parlamentosunda da olsa. Birileri çıkıp dese ki Esad’a ‘şu yıla kadar siz Türkiye ile dosttunuz, canciğer kuzu sarmasıydınız, ondan sonra da düşman oldunuz. Bu nasıl bir politika?’ diye höykürse mesela. Ama eminim ki orada böyle bir konuşmayı bırakın doğrudan anlatmayı, dolaylı söylemek, ima etmek, o anlama gelebilecek herhangi bir söz söylemek bile mümkün değildir.
Türkiye ile Suriye elbette dosttu, yakındı; sürekli dostluklar yok, sürekli düşmanlıklar da yok. Eğer bugün biz Suriye ile bu noktaya geldiysek emin olun bunun çok nedeni var ve buradaki sorumluları aramaya kalktığımızda, Türkiye’nin sorumluluğu zincirin ancak en son halkası olabilir. Bu değerlendirmeyi yaparken Suriye’nin içinde katledilen yüz binlerce insanı, milyonlarca dünyanın çeşitli yerlerine göç eden o göçmenleri, Ege Denizi’nin sularında boğulanları, Avrupa kapılarındaki insanları ve bütün bunların müsebbibi olan Esed politikalarını hep hatırlamak gerekir. Bunu hatırlamadan, bu göndermeleri yapmadan, bu değerlendirmeyi bir kenara koymadan hükümete ilişkin ‘ne oldu da böyle oldu?’ demek bana biraz lüks gibi geliyor, beni bağışlayın.”
“Asıl notu veren millet”
Bostancı, asıl notu verenin millet olduğunu unutmamak gerektiğinin altını çizerek, “Bu Hükûmet inşallah başarılı olacaktır. Bunu sadece dua niyetine söylemiyorum. İşin duası elbette olacaktır ama dua yetmez; çalışma, efor, performans gerekir. Eğer 64’üncü Hükûmeti AK PARTİ kurduysa Hükûmetin performansına ilişkin buradaki çok kıymetli sözleri muhakkak dikkate alırız ama aynı zamanda takdir edersiniz ki bu performansı asıl değerlendiren, asıl notu veren, kimin nerede olacağına karar veren milleti unutmamak lazım. Bugün AK Parti Hükûmetini oraya koyan kendileri değildir. Kendileri “Burası bizim için uygun bir yer, biz de burada oturalım.” demediler. Oraya koyan millettir. Sizin de bizim de hepimizin de meşruiyetini borçlu olduğumuz millettir. Sizin de bizim de söylediğimiz, iddia ettiğimiz, tartıştığımız bütün bu sözlerin ötesinde bunları değerlendirerek neticede seçimlerde kararını veren bu millettir, nihai hüküm ona aittir ve bu millet o Hükûmeti oraya koydu. Bu ülkeyi hep birlikte parlak bir geleceğe taşıyacağız.” dedi.
Başkanlık tartışmalarına değinen Bostancı, “Başkanlığı bir hassasiyet noktası, bir tür sinir ucu gibi gören siyasi anlayış da çok uygun olmaz. Bu ülkede madem ki demokrasiden, özgürlükten, konuşmaktan, tartışmaktan, müzakereden, istişareden bahsediyoruz, öyleyse konuşalım. Eğer bu kadar oy almış bir siyasi parti ısrarla, birtakım gerekçelerle bunun tartışmasını yapalım diyorsa bunun tartışmasından kaçmak manasız. Bu ülkenin geleceğini yıldızın parladığı bir anda, böyle bir parlaklıkla kurmak istiyorsak yeni bir dil, yeni bir anayasa ve bunun için de evet, başkanlık tartışalım ve konuşalım” diye konuştu.
Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi
Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’ne değinen Bostancı, şunları kaydetti:
“Seçim boyunca denildi ki, 2013’te ‘çözüm çözüm’ diyenler 2015’te ne oldu da şimdi ‘savaş savaş’ diyor, meydanlara böyle çıkıyorlar?’ Bu yanlış bir soru. Doğru, ahlaki soru şudur: ‘2013’te kendini, siyasi geleceğini riske ederek elini değil, gövdesini Çözüm Süreci’nin altına koyan bu irade 2015’te nasıl bir tehlike ve tehdit gördü ki terörle mücadele etmek durumunda kaldı?’ Doğru soru budur.
HDP’li arkadaşlar Türkiyelileşmek istiyorlar, tebrik ediyorum, gerçekten çok önemlidir. Türkiyelileşmede Türkleri kucaklamanız problem değil, Türkleri kucaklamaya çalışabilirsiniz. Siz önce size oy vermeyen, sizden olmayan, sizinle aynı yola gitmeyen Kürtleri kucaklayabiliyor musunuz? Türkiyelileşmede ilk adım, size oy vermeyen onurlu Kürtlere karşı, onların onuruna karşı kesinlikle aynı şekilde onurlu bir davranışla siyaset meydanlarında olmanızdır. Emin olun bunu canı yürekten talep ediyorum. Türkiye’nin kardeşliği ve barışı için Türkiyelileşmenin ilk adımı Kürtleri kucaklamaktır, Kürtleri kucaklayın. Size oy vermeyen Kürtler; AK Parti’ye, CHP’ye, MHP’ye oy veren Kürtler de en az sizler kadar onurlu seçmenlerdir, bunu söyleyin.”

Share
698 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.