logo

reklam

Deprem bizim gerçeğimiz!

Deprem bizim gerçeğimiz!
Amasya’da depremselliği olan binalar elden geçirilmeli
Ülkemizin deprem açısından en yükseek riske sahip oiller arısanda Amasya birinci derecede yer alıyor. Yeni harita, AFAD Ulusal Deprem Araştırma Programı (UDAP) tarafından desteklenen Türkiye Sismik Tehlike Haritasının Güncellenmesi başlıklı proje ile kamu ve üniversite işbirliği kapsamında hazırlanan haritada Amasya birinci derece deprem bölgesinde yer aldı.
Ülkemizde büyük depremlerinin yıllardan beri yaşandığı genç ve hareketli fay hatlarınınbulunduğu bir bölgede bulunmaktadır. 24 Ocak tarihinde 6.6 şiddetinde gerçekleşen Elağzı depremi bu durumu bir kez daha kanıtladı.
Amasya Deprem haritasında birinci derecede yer aldığına göre, Büyük bir facia yaşanmadan de gerekli tedbirlerin alınması gerekir.
Amasya, ciddi şekilde deprem kuşağında. Bugün bilinen bir şey değil bu. Kesinlikle 99 depreminden önce yapılmış binaların elden geçirilmesi sağlanmalı. Deprem bizim gerçeğimiz, Küzey Anadolu fay hattı Amasya’dan geçiyor, tarihsel süreç 1939 yılında Erzincan depremi ile sallanan Amasya büyük acılar yaşadı. Deprem siyaset üstü bir konu, hepimizin, tüm vatandaşlarımızın, tüm belediyelerimizin samimiyetle, üstünde durup çalışması lazım.
Amasya da 1999 yılı öncesi yapılan depremselliği olan binalırın kontrolü yapılması gerekir.

Uzmanından hayat kurtaran bilgiler
Deprem gibi afetlerde ilkyardımı iyi bilmek gerekiyor. En sık karşılaşılan yaralanmalar hiç de basit yaralanmalar değil: İç ve dış kanamalar, kafa, göğüs, karın, göz yaralanmaları ve yanmalar. İlkyardım teknikleri, yeterince bilinmezse hayat kurtaracağım derken yapılan yanlışlık yaralının durumunu daha da ağırlaştırabiliyor. İstanbul Rumeli Üniversitesinin Uygulama Hastanesi olan REYAP Hastanesi Acil Servis Uzmanı Dr. Metin Şen deprem sonrası ilk yardım durumunda hayat kurtaran bilgiler paylaştı.
Enkaz altından yaralı çıkarılırken dikkat edilmesi gereken pek çok husus var. Aceleye getirilen kurtarma girişimleri sonucunda yeni kanamalar, yeni kırıklar meydana gelebilir, ağır yaralanmalar oluşabilir diyen Dr. Şen’’ Enkaz altında kalınması nedeni ile öncelikli olarak düşen moloz ve ağırlıklar nedeni ile kol, bacak, bel ve boyunda kırıklar, iç̧ ve dış kanama, akciğer ve büyük damar yaralanmaları olabilir. Enkaz altında kalınan sürenin uzaması nedeni ile de istenmeyen farklı durumlar ortaya çıkabilmektedir. Örneğin; soğuk ortamda kalmaya bağlı olarak vücut ısısının 35 derecenin altına düşmesi, fiziksel etmenlerden kaynaklı gaz zehirlenmesi, elektrik çarpmaları ve çok uzun süre enkaz altında kalmaya bağlı böbrek yetmezliği gelişebilir. Bu durumları göz önüne alarak, doktor muayenesi yapılana kadar, boyun ve belde kırık var gibi düşünülmelidir. Kalıcı felç̧ riski nedeni ile de omurga tahtası ve boyunluk ile hareket ettirilmelidir. Enkaz altından çıkarılan kişi ayağa kaldırılmamalı, düz zemine uzatılmalı, omurga ve boyun hareket ettirilmemelidir’’ açıklamalarında bulundu.

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.