logo

reklam

DEVLETLERİN NEFRETİ


Menderes Keten
menderesketen@hotmail.com

ABD Irak ‘a 52’lik iskambil destesiyle girdi. 55 ıraklı yetkili arıyordu.

Maça ası Saddam’dı, maça sekizlisi Tarık Azizdi.

Maça asını örümcek deliğinden çıkardılar, maça sekizlisine teşhis ettirdiler.

52’lik desteyi Amerikan askerlerine dağıttıklarında her kartta portresi bulunan, yakalanması öncelikli kişilerin yüzlerinin ezberlenmesini istiyorlardı. Gerçekte ise toplum mühendisliği çalışmasıydı. Mesaj, sizinle bir işimiz yok “destedekiler” bize yeter…

Bu örnekte devlet nefreti hissetmediniz.

Burada nefretten çok bir kurnazlık üçkâğıtçılık var.

Bu örnek, devletin kara listesine verilebilecek en ilginç örnektir.

Nefret sadece insanlara has bir duygu değimlidir? Devletin nefreti olmalımıdır?

Yada ne kadar olmalıdır? Bir ölçüsü var mıdır?

Üç örnek seçtik sizin için

 

Birinci hikâye RAF…

Almanya’nın 1970’lerden sonra baş belasıydı.1960 larda filizlenmiş, adam kaçırma, suikast sokak eylemleriyle Almanların karizmasını yerle bir etmişti…

Beyin takımı yakalandığında tecrit edilerek, Stuttgartın en güvenilir Stammheim hapisanesinde öldürülmüştür. Pardon intihar ettirilmiştir. Pardon acemice intihar süsü verilmiştir. Ölen üç kişiden sonra dördüncü kişi bıçaklanmış fakat hayatta kalmıştır.

Bir buçuk yıl sonra ise gruba ismini veren iki üyeden biri boynunda morarma olmadan kendini asmış, hatta Ulrike Meinhof boynunu kırdıktan sonra kendi ağırlığını çekemeyecek bir havluyla kendini asmayı başarmıştı. Hatta Ulrike Meinhof hayattayken kendi intihar haberini gazeteden okumuştu. Tekzip etimi, bilmiyoruz…

Solak olan diğer kişi Baader kendini sağ eliyle ense kökünden vurmuş, kurşun nasılsa alnından çıkmıştı, enseden kendini vurduktan sonra silahı düşürmemek gibi bir yeteneği de vardı. Bir başka tutuklu Ensslin, avukatına yazdığı notta “eğer benden geriye hiçbir mektup kalmamışsa ve ölü bulunmuşsam, suikasta uğramışım demektir” diyordu…

Bu olaylarda mızrak çuvala sığmadı, olağan şüpheliler bellidir demiyoruz…

Olağan faillerde bellidir.

Resmi soruşturmalar “intihar dizisi” olduğunu açıkladı. Sonuç olarak beyin takımını kaybeden örgüt 1998’de 8 sayfalık bir mektupla dağıldığını ilan etti…

İkinci Örnek Kara eylül…

Kara Eylül adlı örgüt, İsrail zulmüne karşı harekete geçti. “Çünkü ilk düğme yanlış iliklenmişti” devamı geldi.

Örgüt 1972 Münih olimpiyatlarında sporcuların kaldıkları yerleri basarak 2 sporcuyu öldürüp 9 unu rehin aldılar. Pazarlık sonucu 9 rehineyle birlikte uçakla kaçacakken havaalanında tuzağa düştüklerini anladılar. Çünkü uçakların pilotları yoktu. Diğer rehineleri öldürdüler. Çatışmada 4 saldırgan öldürüldü kaçan biri sonradan yakalandı diğerleri de yaralı ele geçirildiler. Bu olay dünyada çok büyük yankı uyandırdı…

 

Başbakan Golda Meir ve savunma bakanı Moşe Dayan liderliğinde Komite X adı verilen bir birim kuruldu. Bir bayan başbakan Golda Meir ikindi çayında kurabiye yerken emir komuta zinciri düğmeye bastı. “Tanrının Gazabı” adlı operasyon başladı. 1973 yılına kadar olayla alakalı yada alakasız görülen 12 kişiyi öldürdüler. Gerçekten olayla alakası olan Ali Hasan Selami ise olaydan 7 yıl sonra bir suikasta kurban gitti. 12 kişinin ölümünün hesabı 9 yıl sürmüş, kimseyi sağ yakalamak istememişler ve yasal olmayan her yolu denemişlerdi…

Bir başka örneğimiz Nazi nefreti:

Nazi savaş suçluları kaç kişiden oluşuyor bilmiyoruz. Kaçı eceliyle öldü yine bilmiyoruz.

Nürümberg Mahkemelerinde 24 kişi yargılandı 3’ü beraat etti… Diğerlerinin akıbeti malumunuz…

Şöhretliler listesi benim sayabildiğim kadarıyla 120 kişiyi geçiyordu.

1945’ten sonra bunların peşlerine düştüler…

Naziler kılık değiştirdi, kimlik değiştirdi, ülke değiştirdi, çoğu Arjantin, Brezilya ve Bolivya gibi üçüncü dünya ülkelerine kaçtılar.

Ama Siyonistler fikir değiştirmedi…

İntikamlarının peşine düştüler. Dünya kazan bunlar kepçe, her taşın altına baktılar,

Ölenleri mezarına kadar takip ettiler. Emin olmak için mezardakilere test yaptılar…

Bulduklarında …

Her biri farklı hikâye, her birinde ilginç ölüm şekilleri, fail yok… Kiminin kafasına sıktılar… Kimisini idam ettikten sonra yaktılar küllerini denize attılar

15 tanesi cezaevinde intihar etti… Yani öyle açıklandı

  1. Wagner (1980) göğsünde bıçak bulundu, W. Keitel, asker gibi kurşuna dizilmek istedi, at hırsızı gibi astılar. Schindler’in Listesi filminden hatırlayacağınız komutan Amon L. Göth asılırken iki kere sallandı, ipi yetersiz geldi 3. defada asılabildi.

En ilginci Rudolf Höb, Almanya doğumlu Yahudi asıllı kılığında, Franz Lang ismiyle yakalandı, asılarak gitti ipi kıramadı. Adam kaçarken, nefret ettiği mağdurunun kılığına bürünmüştü. En çok yaşayanı herhalde Rudolf Hess’ti intihar etmek için 93 yaşını beklemişti. Mezarından kemikleri çıkarıldı ve yakıldı.

 

Mezarda bile kurtulamadılar, nefret öyle büyüktü

Nefret her zaman sevgiden büyük olmuştur…

 

Devletlerin nefreti olmalımıdır? Nefretine ne kadar sahip çıkmalıdır?

Bizim Devletimiz kimleri listeye almalıdır?

Böyle bir ihtiyaç var mıdır?

-…

Ben söylemedim siz söylediniz.

Etiketler: » » »
Share
2692 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 Temmuz Milli Birlik Destanı

    16 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Bir önceki darbenin üzerinden tam tamına 36 yıl geçtikten sonra Türk Silahlı Kuvvetleri ,içinde bir ahtopot gibi kol saran,fetö örgütünün köpeği olmuş, bir kaç hayâ yoksunu general ve askeri personelin devletin topuyla tankıyla halkı esir almaya kalkma aptallığına düştükleri günün adıdır 15 Temmuz.Çok şükür ki ihanet gişimleri halkın sokağa çıkması ile başarısızlıkla sonuçlanmış,halk onları kendi imkanlarıyla hezimete uğratmıştı. Milli Birlik Destanı Bu yazıyı kaleme almam kolay olmadı,hiç kolay olmadı hemde.O kabus geceyi bir kez daha ha...
  • Vicdanımızı mı gömdük toprağa yoksa çocukları mı?

    13 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Aslında bu yazının girişini iki ana başlıkla toplayabilirdim. Ama yapmadım. Hicbir şey istediğimiz gibi de olmadı,varsın olmasın.Kimileri tatil planları yapa dursun,kimileri bulunduğu mevcut durumu beğenmeyip statü yarışına girsin ,kimileri evine Allah ne verdiyse onu götürsun. Ha birileri de aman suya sabuna dokunmasın. Birileri de böyle benim gibi konuşup dursun;köyün meczubuyuz ne de olsa! Bir hafta boyunca sustum, yazmayacaktım. Leyla'lardan Eylül'lerden bahsedip acımıza kazma vurmayacaktım; ta ki 2 yaşındaki Sami Yusuf öldürülene ...
  • Sevgisizlik Çağı,Tahammülsüzlük İklimi

    03 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Güneşe gülle at, karartır mı hiç? Allah sevmediğini yaratır mı hiç? İnsan olan insan darıltırmı hiç? Haksızlık haksızın özünden olur"  Bu güzel dizeler kime mi ait ? Bozkurun tezenesi,türkülerin öznesi,gönül duvarmıza güneşinden ışık sızdıran Neşet Ertaş'a tabi.. Nereden esti "Aa Aysun" dediğinizi duyar gibi oluyorum.Haklısınız elbet.Seçimler bitti,bir rahat nefes almak hemde Neşet Ertaş'ı size bir kez daha hatırlatmak; ruhunuza onun türküleriyle dokunmak istedim. Çünkü buna ihtiyacımiz var. Çağ sevgisizlik ve zulüm çağı ,iklim tahammülsüzl...
  • Son Söz

    22 Haziran 2018 Köşe Yazıları

    Türkiye’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin ilk seçimi ile birlikte 27. Dönem Milletvekilliği seçimleri için haftalardır süren tartışmalar ve tahminler artık bir şey ifade etmiyor. Son söz pazar günü oy verme merkezlerine giden seçmenlerde. Seçmenler 5 yıl süreyle ükeyi yönetecek Cumhurbaşkanını ve TBMM de yer alacak siyasi partilerin il milletvekillerini belirleyecek. Cumhurbaşkanı ile birlikte Liderlerin egemenliğinde olan bir seçim sistemiyle milletvekillerini seçeceğiz. Aslında seçtiğimiz milletvekilleri bizim seçtiklerimiz değ...
hd porno sikis izle