logo

reklam

Görünürde her şey var ama aslında hiçbir şey yok !


facebook
Aysun Doğan TERZİ
seda@hotmail.com
Bir kaç gün önce günlük gazetemi alıp,
köyümüze doğru giden otobüslerden birine bindim. Atmışlı yaşlarda, yüzünde hayatın zorluğunu ifade eden bir anlatımla,bir teyze beni görür görmez el sallayıp yanında yer olduğunu söyledi,beni tanımış olabilceğini düşündüm ve memnuniyetle yanına oturdum.Yanımızda hoş alımlı genç bir bayan daha vardı..Kucağımdaki gazete ve kitaplar teyzenin dikkatini çekmiş olmalı ki dakikalarca bakınıp durdu.
Kitap kurdu olacağı aklımdan bile geçmezdi.!
Çantasından gözlüğünü çıkarıp gazeteyi istedi, gazetenin tamamını okudu ve bitirdi. Bu kez de kitabın ilk bölümüne göz gezdirdi.Küçük bir çocuk edasıyla..Sanırım yanımızdaki bayan da teyzeye öykünmüş olmalı ki gazeteyi o da okumak istediğini söyledi. Gazeteyi uzatmamla ışık hızıyla almam bir oldu. Bir sayfa bile okumadı. Okumadığı için elbette onu yargılayamam,okur gibi yapmasını  garipsedim.
Oyuncu olmak istiyormuş! Tek bir sayfayı okumaya erinen;sayfalar dolusu metinleri ezberleyebilir mi? dedim.
Ve evet ben bu teyzeye hayran kaldım,” beni böyle görme,evde çuvalla kitaplarım var benim” demez mi ? Uzanıp ellerini yüzünü öptüm,telefonumu yazıp evimize davet ettim.Ve izin alarak fotoğrafını çektim.
Bunu niye mi anlattım? Hiç bir şeyi tam anlamıyla yapmıyoruz.
Onlarca kitap satın alıyoruz. Ama okumuyoruz.
Satın alarak giderildiğini düşündümüz eksiklerimiz elde,kitaplar tozlanmak üzere rafta kalıyor.
İnsanların bir çoğunu sevmiyoruz,hatta görmeye bile tahammulumuz yok zaten genel olarak hiç bir seye tahammülümüz yok.”Dostunu yakın düşmanını daha yakın tut ” Sözünü yaşam felsefesi haline getiriyoruz.Çinlilerin atalarından kalma bu sözü hayatımıza öyle veya böyle soktukları çin malı ürünlere benzetiyorum.Geniş bir ik yüzlülük kapsıyor.Gerçi günümüzde iki yüzlülüğun bile dürüstlük sayıldığı,çok yüzlü insanların da çoğalması ne yazık ki acı bir gerçek..
Onlarca faturalarla,yüksek ev kiralarıyla cebelleşirken sırf eşe,dosta hava olsun diye,en lüks mekanları tercih edip bir de bunu  gösterme gereksinimi duyuyoruz .Öz yeterlilik duygumuz yok evet,ama farklı açılardan yağlı yağlı fotoğraflarımız var!
Altın günlerinde göstermelik şıkır şıkır altınlarımız, banka kredisiyle son model arabamız var evet; hatta
“öderiz hanım ya hu’lu” cümlelerimiz bile var ama gerçek,öz mutluluklarımız yok.Evet görünürde her sey var ama aslında hiç bir şey yok… !
Hayatı ‘gibi ‘ zarfi üzerinden ‘göstermek’fiiline tutunarak yaşıyoruz.
Hayat göstermekten,görünmekten ve gibilerden ibaret değil;yasamaktan,duyumsamaktan ve hissetmekten ibaret. Bir bardak çayı bile keyifle içermiyorsak eğer; yaşamımızla ilgili bir çok şeyi gözden geçirme vakti gelmiş demektir.
Yukarıda anlattığım teyze kadar bir gazeteyi bile mutlulukla okuyamıyorsanız,öğrenme arzusunuz körelmiş veya kaybettiyseniz o zaman sallayın gitsin derim.
Ünlü iş kadını ve  Ünlü iş adamı komplekslerinizi çeken iyi kötü birleri de varsa hayatınızda ohh.

Gözlem üzerine

 

Bir kurs vesilesiyle tanıştığım bir Edebiyat Öğretmeni bir gün  bana şöyle demişti:”Aysun’cum yazar ya kendi yaşadıklarını yazar; ya da yaşanılanlara tanıklık eder öyle yazar; İnsanlara,sosyal çevrene,doğaya ve en çok da kendi hayatına bak ve bunu sık sık yap” demişti.Bugün bir kez daha anlıyorum,ne demek istediğini.

Kendi hayatımıza ve evet özellikle kendi hayatımıza çok boyutlu baktığımız, bakarken bir ayna kadar açık sözlü olduğumuz; tefani kavramını sözde,sözlükte değil;özümsediğimiz mutluluk dolu bir hafta olması ümidiyle..

Haddimi aştımsa;affola.

Share
376 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Eylül hüznü mü içimize çöken, yoksa zamlar mı?

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Kültür Sanat

    Biliyorum, Eylül hüznü taşıyanlardansınız Biliyorum, bir rüzgar esintisinde mâziyi koklayıp gözleri dolu dolu oranlardansınız Biliyorum, Eylül'de her ezgi yeni hüzünleri kapı açıyor.. Duygusallığımı mazur görün. Malum Eylül ayı içersindeyiz.İçimizde hüzünler,heyecanlar başlangıçlar ve bitişler ne çok birikiverdi. Bu yazımı hazırlarken , biraz çiçek böcek, biraz hayal gerçek olmayı inanın çok istedim.Hasadı gelen üzümleri toplamanın umut veren heyecanından tutunda,Schubert'in Serandesi'nin en çok bu aya yakıştığını.. .Hatta Gökyüzünün h...
  • Anakronizm

    22 Ağustos 2018 Köşe Yazıları

    Geçmişte yaşamak bugüne ayak uyduramamak yani , diğer adıyla anakronizm ! Nedir bu kavram diye merak ediyorsunuz. Anakronizm sözü, dilimizde "tarihe aykırılık, çağa uyamama" anlamına geliyor. Sözlük anlamı tam olarak şöyledir; tarihi olay ya da olguların içerisinde geçtiği zaman ile olay ya da olguda yer alan nesne ya da özelliklerin birbiriyle uyumsuzluğudur. Şimdide yaşayamamak ve gelecekle ilgili hayaller kuramamak,dünde saplanıp kalmak çağın vebası oldu artık.Sosyal medyada ve reelde son zamanlarda beni fazlasıyla rahatsız etmiş ve insanla...
  • Ne olur ‘çocuklar’ bir yere kaybolmasın !

    26 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Bu hafta bu yazıyı kaleme almak için sabırsızlıkla bekledim.Müsadenizle bu köşe aracalığıyla; Amasya'yı durmadan ileriye götüren, Amasya'nın yükselişini azmi ile inşa eden Belediye Başkanımız Cafer Özdemir 'e minnetlerimi sunmak isterim. Biliyorsunuz, "Yeşilırmak Şişirme Projesi" Türkiye'de ilk olma özelliğini taşıyor. Bu Amasya halkı için büyük gurur. Yeşilırmak elektrik üretecek, aynı zamanda da yeni yapılan Amasya Belediyesi'nin hizmet binasında üretilen elektrikten kullanılacak.Bu Amasya için bir devrim. Ve şunu da söylemek isterim ki son g...
  • 15 Temmuz Milli Birlik Destanı

    16 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Bir önceki darbenin üzerinden tam tamına 36 yıl geçtikten sonra Türk Silahlı Kuvvetleri ,içinde bir ahtopot gibi kol saran,fetö örgütünün köpeği olmuş, bir kaç hayâ yoksunu general ve askeri personelin devletin topuyla tankıyla halkı esir almaya kalkma aptallığına düştükleri günün adıdır 15 Temmuz.Çok şükür ki ihanet gişimleri halkın sokağa çıkması ile başarısızlıkla sonuçlanmış,halk onları kendi imkanlarıyla hezimete uğratmıştı. Milli Birlik Destanı Bu yazıyı kaleme almam kolay olmadı,hiç kolay olmadı hemde.O kabus geceyi bir kez daha ha...
hd porno sikis izle