logo

reklam
21 Mayıs 2019

Huzurun ayında, huzursuzluk iyi mi ?

Huzurun ayında, huzursuzluk iyi mi ?

Hz Ali der ki; insanın öğrenmesi gereken ilk dil, tatlı dildir.

Nefret söyleminin, ayrıştırmanın, üslupsuzluğun, horgörünün en üst seviyelerde olduğu sarımtrak bir dönemdeyiz.Sosyal medya, hakaret, küfür, ve tehditkâr söylemlerle dolup, taşıyor.Reel hayatta, iki insan yan yana gelip doğru düzgün gündeme dair konuşamıyor. Tartışmalar hararetleniyor. Hakaretler havada uçuşuyor. ” Nankörler, hainler,cahiller, zındıklar, zilletler, ” canımıza yetiyor.Ortalıkta bir kin şeytanı dolanıp duruyor,kimse ne olduğunu anlayamıyor.Bir durun yahu diyen yok. Bir huzurluksuz var,hemde huzurun ayında. Ağızların tadı bozuk, büyüklerin ise ( siyasilerin) dili.

Geçtiğimiz günlerde, Yeniçağ Gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ, katıldığı programdan sonra evinin önünde bir grubun alçakça saldırısına uğradı.Alçakça diyorum,çünkü koşullar eşit değildi.Demirdağ’ın kalemi var. Beyzbol sopaları değil.Muhalif tavrından ödün vermeyen, eğitilip, bükülemeyen doğru olduğuna inandığını, yazmaktan çekinmeyen bir yazar,onu sindirememiş, susturamamış çevrelerin korkulu rüyası olmuştu anlaşılan.

Bu saldırı yalnızca bir gazeteci, bir yazar kimliğine yapılan basit bir saldırı değil, bu apaçık kalem düşmanlığıdır.Kalemlerin, yazdıkça, kalem düşmanlarınca kırılmak istediği, kendinden olmayanın ayıklandığı, dışlandığı ayrışmanın somutlaştığı bu günlerde, eski bir kaseti geriye sarar gibi, geriye sarıyoruz ülkeyi.

Seksenlerin siyasî ruhu dolaşıyor, tepemizde.

Düşünme ve konuşma özgürlüğünün,kabuğu çatladı. Hak ihlaline uğratıldı son zamanlarda.Bir takım insanlar yumruk atmaya korkmaz iken, sağlam kalemler yazmaktan imtina ediyor.Sosyal medya kullanıcılarının bir kısmı sessizlik sarmalına sıkışmışlar.İktidarı yerse ‘terörist’ damgası yemekten, İktidarı övse ‘ yandaş ve yalaka’ damgası yemekten korkuyorlar. Kim yarattı bu iki keskin düşman kutupları ? Biz mi ? Halk mı ? Hayır. Siyasî büyükler. Oy uğruna, halkı yapı taşlarına kadar ayıranlar. Bazı çöp gazetelerin; çöp başlıkları, ne söylediği bilmeyen şehir yöneticilileri yarattı. Hemde ne uğruna..!

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da bir iftar programına katılan Esenler Belediyesinin Başkanı Tevfik Göksu, aynen şunları söyledi.“Ne diyor Yunan medyası İstanbul’u Yunan kazandı. Bir dakika ya! Bu arkadaş nereli? CHP’nin adayı nereli? Hesap büyük, olay büyük” demişti. Ekrem İmamoğlu, Trabzonlu. Geçmişte de Trabzon çevresinde Rum Pontus devleti bulunuyordu. E, bu ne şimdi ? Ne çirkin ima, ne çirkin bir teşbih. Ayrıştırmanın, bölücülüğün aramıza hinlik sokmanın, legal hali bu düpedüz. Saçmalık. İşin komik tarafıda , ‘ sözlerim çarpıtıldı’ klişesi oluyor genelde bu tür söylemlerin. Bahsi geçen belediye başkanını dinleyen, ciddiye alan, kitlelerin kendi arasında çıkarabilecek ‘sen’ , ‘ ben ‘ kavgasını tahayyül edebiliyor musunuz ? Ben edemiyorum.

Lanetliyorum

Bayburt Trabzon sınırında, görevini yetirene getirmek için bulunan, AA muhabiri Abdülkadir Nişancı, ayağının kaymasıyla uçurumdan düşmüştü. Hâlâ kayıp. Bu olayın bir diğer üzücü tarafı, bu olaya sevinen, bunu açıkça dile getiren, utanmadan hakaret eden, kurum
üzerinden ,masum bir insanı hedef alabilme cüreti gösteren, sefil zihniyeti lanetliyorum.

“Tatlı dil yılanı yuvasından çıkarır”

Huzurun ayında; ekseriyetle huzursuz ve ekseriyetle gerginiz. Saygısız üslup. Ayrıştırıcı dil. Ayrıştırıcı göz. Ayrıştırıcı kalp, toplum içinde kaosa neden oluyor.Oysa ki biz tüm farklılıklarımızla, biriz, bir bütünüz. Havva’nın ve Adem’in çocuklarıyız. Ortak mirasımız sadece insanlık. Tatlı dilin, üzerine söylenmiş onlarca söz boşuna söylenmiş olamaz. Atalarmız ,tatlı dilin , bütünleştirici dilin azametini bakın şu cümlelerle vurgulamışlar.

•Balıklar oltayla, insanlar tatlı dille avlanır.
•Tatlı dil düşmanın kılıcından daha keskindir.
•Tatlı dil yılanı yuvasından çıkarır.

Huzurunuz bol ola..

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hd porno sikis izle