logo

reklam

İLM-İ SİYASETİN ÜÇ FIKRASI


Menderes Keten
menderesketen@hotmail.com

Adı üstünde “ilm-i siyaset”…  Asırlar önce doğu kültüründe, İlim kabul edilmiş…

Siyasetname isimli eserler yazılmış. Devlet adamlarına yöneticilik sanatına ilişkin bilgiler aktarılmış. On’dan fazla şöhretli eser mevcut. Benim en beğendiğim eser, Nizamülmülk’ün “siyasetnamesi”. Hani şu “Haşhaşiler” tarafından şehit edilen “devletlü” vezir.

Nizamiye Medreselerinin kurucusu. Kitabı yıllar önce okumama rağmen hala etkisi devam ediyor… “Toplam kalite” anlayışını ortaya atanlar keşke onu okusalardı…

Her neyse… Ağır yazılar yazıyormuşum… Bu defa seçme üç fıkrayı okurlarımla paylaşıyorum. Üç fıkra ki… Anlatılacak birçok şeyi özetliyor…

İlk fıkramız Mevlana’dan

Bir Musevi, bir Hıristiyan, bir Müslüman, üçü birden bir başka Müslüman’ın

meyve bahçesine dalarlar. Meyveleri zevkle mideye indirirken bağ sahibi gelir.

Bakar ki üç kişi bahçede… Tanır kimlerdir…

Üç kişi karşısındadır cezalandırmaya kalksa dayağı yiyecektir…

Ağırdan alıp konuşmaya başlar. Yahudi’ye döner:

“Hadi bunlardan biri Müslüman din kardeşim diğeri bize yakın ehli kitap”

“Sana ne oluyor da cüret edip benim bahçeme giriyorsun” der ve Yahudi’yi bir temiz döver

Yahudi perişan olmuş bir şekilde gider. Kalanlar bize dokunmayacak beklentisindedir ve karışmazlar. Bağcı sonra kalan ikisine döner.

“Hadi bu benim din kardeşim sen ne hakla benim bahçeme giriyorsun” diye Hıristiyan’a dalar, pestilini çıkartır onu da yollar…

Geriye Müslüman kalmıştır.

“Bak der, hadi bunların biri Yahudi, biri Hıristiyan neyse ne…

Sen nasıl din kardeşimsin Allahtan korkmaz mısın benden izinsiz bahçemde hırsızlık yaparsın. Müslüman’ı da bir temiz döver…

 

Çıkarılacak ders… “Bölen adam her türlü böler, bölünürsen dayağı yersin

 

  1. fıkra

Çok eski, zamanlarda bir öğrenci “ilm-i siyaset” öğrenmek için çok ünlü bir âlimin yanına öğrenci olarak gider. Zaman geçer, öğrenci kendisini yeterli olarak görür, hocasından icazet ve izin ister. Hocası daha öğreneceklerinin bitmediğini söyler, fakat talebe ayrılır. Memleketine dönerken, dönüş yolunda bir köye uğrar, günlerden cumadır abdestini alır camiye gider. Hutbede imam saçma sapan konuşmakta dine aykırı cümleler sarf etmektedir.

Bizim talebe dayanamaz ayağa kalkar ve cemaate imamın yanlışlarını söyler.

Cemaatte talebeyi bir temiz döver. Talebe anlar ki her şeyi öğrenememiştir…

Hocasının yanına döner, derslerine devam eder. Zaman geçer bu sefer hocası derki benim sana öğreteceklerim tamamdır artık gidebilirsin. Talebe memlekete doğru yollara düşer, günlerden cumadır aynı köyde, aynı imam, Cuma hutbesinde yalan yanlış şeyler anlatmaktadır

Bizim talebe ayağa kalkar cemaate der ki,

“ey cemaat bu imam o kadar mübarek bir insandır ki saçından bir tel alan cennetliktir”

Bu sözü duyan cemaat saçından bir tel almak için imamı parçalar…

 

Çıkarılacak ders…

“Hoca tamam demeden öğrenci tamam olmaz”

“Aynı hedefe ulaşmak için bazen farklı cümleler kurmalısınız”

“Söylemeden önce dinleyenlere bakmak gerekir”

 

  1. fıkra

Ormanlar kralı aslanın, oğlunun başına kötü bir hal gelmiştir, aslan bütün hayvanları toplar.

Esip gürler. “Kimdir bunu yapan bu ne cürettir…”

Tilkide toplantıdadır, kurt toplantıya geç kalır. Geldiğinde tilkiye sorar: “ Hayırdır ne oluyor” diye… “Aslan bir tane sorumlu arıyor ben yaptım de çık ortaya” der.

Kurtta anlamadan dinlemeden “ben yaptım” der…

Aslan alır inine kurdu… Bütün orman inlemektedir…

Bu sırada başka bir hayvan gelir, tilkiye sorar “hayırdır içerde ne oluyor?”

Tilki cevap verir “kurt siyaset öğreniyor”

 

Çıkarılacak ders…

“Gaza gelme, atıp tutma, bilmeden konuşma, bilmediğin işe karışma”  

menderes

Etiketler: » » » » » » » » »
Share
2443 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Eylül hüznü mü içimize çöken, yoksa zamlar mı?

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Kültür Sanat

    Biliyorum, Eylül hüznü taşıyanlardansınız Biliyorum, bir rüzgar esintisinde mâziyi koklayıp gözleri dolu dolu oranlardansınız Biliyorum, Eylül'de her ezgi yeni hüzünleri kapı açıyor.. Duygusallığımı mazur görün. Malum Eylül ayı içersindeyiz.İçimizde hüzünler,heyecanlar başlangıçlar ve bitişler ne çok birikiverdi. Bu yazımı hazırlarken , biraz çiçek böcek, biraz hayal gerçek olmayı inanın çok istedim.Hasadı gelen üzümleri toplamanın umut veren heyecanından tutunda,Schubert'in Serandesi'nin en çok bu aya yakıştığını.. .Hatta Gökyüzünün h...
  • Anakronizm

    22 Ağustos 2018 Köşe Yazıları

    Geçmişte yaşamak bugüne ayak uyduramamak yani , diğer adıyla anakronizm ! Nedir bu kavram diye merak ediyorsunuz. Anakronizm sözü, dilimizde "tarihe aykırılık, çağa uyamama" anlamına geliyor. Sözlük anlamı tam olarak şöyledir; tarihi olay ya da olguların içerisinde geçtiği zaman ile olay ya da olguda yer alan nesne ya da özelliklerin birbiriyle uyumsuzluğudur. Şimdide yaşayamamak ve gelecekle ilgili hayaller kuramamak,dünde saplanıp kalmak çağın vebası oldu artık.Sosyal medyada ve reelde son zamanlarda beni fazlasıyla rahatsız etmiş ve insanla...
  • Ne olur ‘çocuklar’ bir yere kaybolmasın !

    26 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Bu hafta bu yazıyı kaleme almak için sabırsızlıkla bekledim.Müsadenizle bu köşe aracalığıyla; Amasya'yı durmadan ileriye götüren, Amasya'nın yükselişini azmi ile inşa eden Belediye Başkanımız Cafer Özdemir 'e minnetlerimi sunmak isterim. Biliyorsunuz, "Yeşilırmak Şişirme Projesi" Türkiye'de ilk olma özelliğini taşıyor. Bu Amasya halkı için büyük gurur. Yeşilırmak elektrik üretecek, aynı zamanda da yeni yapılan Amasya Belediyesi'nin hizmet binasında üretilen elektrikten kullanılacak.Bu Amasya için bir devrim. Ve şunu da söylemek isterim ki son g...
  • 15 Temmuz Milli Birlik Destanı

    16 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Bir önceki darbenin üzerinden tam tamına 36 yıl geçtikten sonra Türk Silahlı Kuvvetleri ,içinde bir ahtopot gibi kol saran,fetö örgütünün köpeği olmuş, bir kaç hayâ yoksunu general ve askeri personelin devletin topuyla tankıyla halkı esir almaya kalkma aptallığına düştükleri günün adıdır 15 Temmuz.Çok şükür ki ihanet gişimleri halkın sokağa çıkması ile başarısızlıkla sonuçlanmış,halk onları kendi imkanlarıyla hezimete uğratmıştı. Milli Birlik Destanı Bu yazıyı kaleme almam kolay olmadı,hiç kolay olmadı hemde.O kabus geceyi bir kez daha ha...
hd porno sikis izle