logo

reklam

KARAGÖZ; neden HAYIR diyoruz!

reşat karagövzCHP Amasya İl Başkanı Reşat Karagöz, Anayasa, toplumsal bir uzlaşma metni olduğunu belirterek, “Toplumun hemen her kesimini kucaklayan temel kanun niteliğindedir. Ancak bu hazırlanan anayasanın toplumun her kesimini kucaklamayı bırakın, aksine ayrıştırdığı ve bundan sonrası içinde insanları karşı karşıya getireceği gün gibi ortadadır.” dedi.
Karagöz, Ülkemizin çok önemli iç ve dış sorunlarla karşı karşıya olduğu bu günlerde, TBMM ‘sinde Anayasa değişikliğinin Meclis Tv’nin gizlemesine ve yeteri kadar halka anlatılmadan geceli gündüzlü çalışarak kabul edilmesi ve oylama sürecinde yaşananlar anlaşılır gibi değil. dedi.
Demokrasinin temel unsuru olan güçler ayrılığı ilkesi tek kişinin, yani Cumhurbaşkanının elinde toplanacağını belirten CHP Amasya İl Başkanı Reşat Karagöz, Anayasa değişikliğinin neler getireceğini şu maddelerle sıraladı.
Bu durum, Cumhurbaşkanının yürütmeyi, yasamayı ve yargıyı ele geçirdiği bir dikta rejimidir. Başbakanlık kalkıyor. Günümüz anlamındaki Bakanlar Kurulu kalmıyor. Cumhurbaşkanı istediği kişileri cumhurbaşkanı yardımcısı, istediği kişileri de bakan olarak atayacaktır. Cumhurbaşkanı hangi bakanlıkların kurulacağına veya kaldırılacağına kendisi karar verecektir. Hem de tek başına.. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve Bakanlar, sadece Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacaktır. Atanmaları ve görevden alınmaları tamamen Cumhurbaşkanı yetkisindedir. TBMM’nin bu konularla ilgili hiçbir yetkisi olmayacaktır. Hükümet kurulması, ya da göreve devam etmesinde meclisin onayı anlamına gelen güvenoyu ve gensoru kaldırılıyor. Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Bakanlar suç işlerse; meclisin 301 milletvekilinin talebi ile soruşturma açılmasının istenmesi, 360 milletvekilinin (3/5) soruşturma açılmasına karar vermesi gerekecek. Yüce Divana sevk için ise 400 milletvekilinin (2/3) karar vermesi gerekecektir. Tüm zorluklarına rağmen bir yetkilinin Yüce Divana sevk edildiğini varsaysak bile, bu Yüce Divanın nasıl oluşturulacağı ve kimin emrinde olacağı ortadadır. Cumhurbaşkanı, kararnameler ile Bakanlıkları, devlet dairelerini, kurumları kuracak veya kaldıracak, partili sıfatı ile kendi partisinin milletvekili adaylarını belirleyecek, meclisin oluşumuna müdahale edebilecek, kararnameleri ile yasama yetkisine ortak olacaktır. Yüksek mahkemelere, Hakimler ve Savcılar Kuruluna üye atayacaktır. Cumhurbaşkanı hiçbir gerekçe göstermeden meclisi fesih etme yetkisine sahip olacaktır. Cumhurbaşkanı kendi ister ise iki dönemden fazla seçilmesi de belli operasyonlarla mümkün kılınmıştır. Yargının yasama ve yürütmeyi denetleme imkanı yok ediliyor. Hakimler ve Savcılar Kurulu 13 üyeden oluşacak. 6 üyesini doğrudan Cumhurbaşkanı belirleyecek, geriye kalan 7 üyeyi de parti başkanı sıfatı ile kontrol ettiği meclis aracılığı ile seçtirecektir. Anayasa Mahkemesinin 15 üyesinden 12’sini bizzat kendisi, geriye kalan 3 üyeyi ise partisi aracılığı ile kontrol ettiği TBMM’ne seçtirecektir. Seçilecek Cumhurbaşkanı, tarafsızlığını namusu ve şerefi üzerine yemin ederek açıklayacak, ancak partili sıfatı ile tüm yetkileri elinde bulunduracaktır. Her şeye dokunan ama kendisine fiilen asla dokunulamayan bir diktatör ortaya çıkacaktır. Demokratik rejimden tamamen ayrılıp otoriter bir rejim kurulacaktır. Yasama, yürütme ve yargı tek bir elde toplanacaktır. Etkisiz, yetkisiz, sembolik ve aciz bir meclis oluşacaktır. Ve sonucunda Meclis mezara, demokrasi tarihe gömülecektir. dedi.

Share
374 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.