logo

reklam
27 Ağustos 2015

Milliten İradesi


facebook
A. Suad AKCAN
amasyayorum@hotmail.com

2015 Yılında Ülke 7 Haziran seçimlerinden beş ay sonra yeniden “Milletin İradesi”ne gidiyoruz. 1 Kasım’da yapalacak seçimler için siyasi partiler yeniden aday belirleme heyecanı yaşıyor. Pekala, Seçmen siyasi partilerden ne bekliyor.
Bu seçimde de yine liderler tarafından belirlenen milletvekili listelerinemi, yoksa halkın sesine kulak veren ve milletin iradesini oy sandığına taşıyan milletvekili adaylarınamı oy atacağız. Yoksa; yine önümüze konan ‘tablidot yemeği’ yemek zorunda mı kalacağız.
Oysa…
Elimize mönü listesi verseler de yemeğimizi oradan seçsek daha iyi olmaz mı?
Yoksa…
Kaderimize razı mı olacağız?
Asla…
Biz de seçmen olarak, dünya görüşümüze uygun partilerde, en azından yaşadığı kente kim daha çok hizmet edecek adaya yer vermişse tercihimizi o partiden yana kullanacağız.
Örneğin; uzun yıllar Amasya’da yaşamış, Amasya’nın havasını solumuş, özümsemiş, Amasya’nın sorunlarını ve çözüm yollarını bilen, yaptıtklarıyla yapacaklarının teminatı olan Amasya Sevdasını, parti sevdasından üstün tutan adayların olduğu listelere oyumuzu verelim.
Partiler, en azından seçmeninin huzuruna Amasya’yı bilen adaylarla çıksın.
Yalnız siyaset için Amasya olmasın…
Amasya misafirseverdir. Amasyalı misafirini baş tacı yapar, baş köşeye otutturur.
Ama; Asla
Amasyalı evinin anahtarını, misafirine vermez.
Sözüm meclisten dışarı olacak ama; “Eşek bile daha önce kaydığı çamurda, bir daha kaymazmış.”
Bu nedenle önümüzdeki seçim siyasi partiler için önemli bir sınav olacak.
Sakın ola ki; yukarıdaki tümceden dolayı kimse alınmasın, gücenmesin, darılmasın… Bu nedenle sözümüz; Amasya’yı, Amasyalıyı ciddiye almayanlaradır.
Amasya’nın sorunlarını bilmeyenlere, kenti tanımayanlaradır.
Amasya’da yaşamayanlara, havasını solumayanlara, suyunu içmeyenleredir.
Kısacası ithal milletvekillerinedir.
Seçimlerde eğer, siyasi partiler milletvekili aday listelerini belirlerken ithal isimlere yer verirse, Amasyalılardan bekledikleri oyu zor alırlar.
Umarım, bu kez parlamentoya Amasya’ya layık isimler gider de, bir daha böyle yazılar yazmak zorunda kalmayız.
7 Haziran seçimleri öncesi de böyle bir yazı yazmıştık. Ama Siyasi partiler Halkın sesini değerlendirmee almadıkları için, Milletin İradesinin gerçek sesi olan sandıktan istediklerini alamamışlardı. Seçilmişlik değil, Seçilme şekli önemlidir.

Share
893 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Vali Varol basınla buluştu!

    03 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Vali Dr. Osman Varol'un, göreve geldiğinden beri bu güne kadar geçen döneminin basın mensuplarıyla buluştuğu değerlendirme toplantısındaydık. Soru- cevap şeklinde geçen toplantıda Amasya'nın meseleleri hakkında basın mensupları sordu Vali Varol cevapladı. Vali bey ile ilk defa böylesine bir toplantıda bir araya geldik. Basın mensupları bunun ne kadar isabetli ve aslında geç kalınmış bir iş olduğunu dile getirdiler ve daha sık yapılmasını istediler. Ne diyelim; geç olsun da güç olmasın! Ayrıntılara geçmeden önce genel olarak toplantı hakkın...
  • Eski Bayramlar Var Ya..

    25 Haziran 2017 Köşe Yazıları

     Eski Bayramlar var ya diyen sohbetlerin hepsinde aslında yaşanılan güzel günlerin geri gelemeyeceğinin özlemi vardır. İşte bu özlemle hep hayıflanırız. Eski bayramlar Diye,  Eskiler geçen günleri geri gelmeyeceğini bilir, yenilerde o kadar güzel günleri yaşayamayacaklarını bilmezler. Aslında ne gariptir ki yıllar, yıllar sonra onlarda bu günleri eski bayramlar diye anacaklar yaşadıkları güzel günlerin farkında değiller. Yaşları orta yaşı geçenler için “Eski Bayramlar” cümlesi dillerine dolanmaya başlar, aslında eskiyen bayramlar değildir. Es...
  • KENAR ETKİSİ

    09 Haziran 2017 Köşe Yazıları

    Anton Pavloviç Çehov güzel hikâyeler yazan bir doktordu Pek çok kimse onu doktorluğuyla hatırlamıyor.  S. Arthur C. Doyle gibi. Wright kardeşler bisiklet tamircisiydi, uçak yaptılar, havacılık sektörünü ortaya çıkardılar. Pastör kimyagerdi. Zamanının tıp eğitimini almadığı halde, kuduz aşısını buldu, çağdaş mikrobiyolojinin temelini attı. Mikroplar üzerine yaptığı çalışmaları çıkarırsanız tıp tarihinde büyük bir boşluk oluşması normal bir sonuçtur. Montessori doktordu yeni bir tarzla eğitimde ekol oluşturdu. Eğitimcileri kıskandırdı...
  • 27 Mayıs ve Darbeler; (Çılgın Türkler)

    28 Mayıs 2017 Köşe Yazıları

    27 Mayıs Türkiye Cumhuriyet tarihinde Demokrasi katili darbelerin ilk başlangıcıdır. En küçük sıkışıklıkta yada iktidardan uzak kalanların iktidara gelmesi amacıyla “Ordu Göreve” çağrısının sebebidir. Mazlum Milletin kendi seçtiği ve görev verdiği Devlet yöneticilerine kendi evlatlarının hücum etmesi, zalimlik yapması ve sonunda İdam etmesidir. Bu vahim olayları ancak kitaplardan okuduk, yaşayanlardan dinledik ve bir çok darbe veya denemeleri ile bizlerde büyüdük, 12 eylül’ü, ve zalimlikleri ile yaşadık, postmodern darbeler, internet andı...