logo

reklam

Öksüz; Yöneticilik ciddi iştir

Amasya Şeker Faprikası önceki Yönetim kurulu başkanı Adnan Öksüz
Bizim yanımızda siyasetçi yok.
Bizim yanımızda bu ülkenin gerçek efendisi olan çiftçi kardeşlerimiz var.
AMASYA Şeker Faprikası önceki Yönetim kurulu başkanı Adnan Öksüz, “Bizleri yolsuzluklarla suçlayanlar, önce kendilerinin ağababasının kim olduğunu açıklasınlar. Amasya ve bölge üreticisinin hak ve geleceği adına yapmış olduğumuz ağababaları ile mücadelemiz bitmedi. Yeni başlayan hukuklar çercevesindeki mücadelemizde, Amasya Şeker Faprikasının gerçek sahipleri olan çiftçiler ile birlikte Amasya ve bölgenin hakkını Panko Birliğe yedirmeyeceğiz. Bizim yanımızda siyasetçi yok. Bizim yanımızda bu ülkenin gerçek efendisi olan çiftçi kardeşlerimiz var. Biz çitçilerle birlikte büyük bir aileyiz. Bu ailenin huzurunu bozanlarlada hukuk mücadelemiz olacaktır.” dedi.
Amasya Şeker Faprikası önceki Başkanı Adnan Öksüz, faprikanın yeni yönetiminin kendileri ve önceki tüm yöneticilerini yolsuzluklarla suçlamalarına çok sert cevap verdi. Öksüz, “Yöneticilik ciddi iştir. Bilgi İster. Tecrübe ister. Liyakat ister. Etrafınızda ki ne idiğü belirsiz insanların sözleriyle haysiyet cellatlığı yapmaktasınız. Açıklamanızda defalarca bizleri yolsuzluk yapmakla suçlayıp ondan sonra “biz yolsuzluk var demiyoruz bunun karar mercii mahkemelerdir.” diyerek attığınız iftiraların, söylediğiniz yalanların sorumluluğundan kurtulamazsınız. Haksız yere insanların onuru ve gururu ile oynayanlar bunun hesabını mutlaka vereceklerdir.” dedi.

Suçumuz Yok. Kabahetimiz Var
Amasya Şeker Faprikası önceki Başkanı Adnan Öksüz, Faprikanın gerçek sahiplerinin hak ve hukuklarını korumak adına görevde kaldığımız 6 yıl içerisinde Suçumuz değil, Kabahatlerinin olduğunu belirterek, kabahatimiz Ankara Panko Birliğin haklarını değil, faprikanın gerçek sahiplerinin haklarını korumak oldu.
Usulsüz bir şekilde görevden alınmalarının düğmeye basılışının en büyük gerekçesinin Faprika olarak kurdukları “Beyazıt Akaryakıt AŞ” olduğunu belirten Öksüz, “Kurulacak bu şirket ile çiftçimize altı ay vade ile faizsiz olarak akaryakıt avansı verilecekti. Bütün bölgelerimize konulacak veb tanklar yoluyla fabrikamız interlandındaki tüm çiftçilerimize, adına Amasya Kart diyeceğimiz ve içerisinde kullanabileceği litre limitleri yüklenmiş olan kart vasıtası ile %6 iskontolu akaryakıt dağıtımı gerçekleştirilecekti. Pancar üreticisi dışında hiçbir kişi yada kuruma nakit satış yapılmayacak, bu yolla hertürlü istismar ve dedikodunun ününe geçilecekti. İşte tam burada Ankara Panko’nun Amasya casusu devreye girdi, Ankara Panko Amasya Kooperatifini arayarak bu akaryakıt şirketinin Kooperatif tarafından kurularak akaryakıtın kendilerinden alınmasını istedi. Peki akaryakıtın Ankara Panko’dan alınması neyi değiştiriyordu. Çiftçi % 6 iskontolu alacağı mazotu pompa fiyatından vadesiz alır. Vadeli alırsa vade farkı öder. Fabrika % 6lık kar marjını kaybeder ve avans finansmanını sağlamak için faiz yükünün altına girer. Bu arada Ankara Panko Amasya çiftçisinin sırtından yılda 10 Milyon Türk Lirası para kazanıp keyfine bakardı.” dedi.
Adnan Öksüz, Ankara Panko Birliğe ikinci kabahetlerinin ise “Çiftiye dağıttığımız gübreyi Ankara Panko’dan değil de ihale yolu ile Devlet Fabrikası olan Gübretaş’dan alarak 800 Bin TL’nin fabrikanın kasasında dolayısıyla çiftçinin cebinde kalmasını sağladık. Aynı sebeplerden dolayı pancar tohumu ve zirai ilaçları da onlardan almayarak yine ihale yolu ile daha uygun fiyatlara alıp çiftçilerimizin üretim maliyetlerini düşürerek üçüncü kabahatimizi de işlemiş olduk. Panko Birliğe değil, Biz Faprikanın gerçek sahibi olan üreticiye hizmetkar olduk.” dedi.

BAKANLIĞIN GÖREVDEN ALDIĞI KİŞİNİN KARARI GEÇERSİZDİR
Adnan Öksüz, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2017 yılının 8 Mart tarihinde Amasya Pancar Ekiciler Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Fakı, Başkan Vekili Erol Özarslan ve Yönetim Kurulu Üyesi Kamil Gedik’i görevden almıştır. Şimdi soruyoruz. Yönetim kurulu görevi Bakanlık tarafından sonlandırılan Başkanvekili Erol Özarslan’ın Başkanlığında yapılan toplantıda; “Amasya Şeker Fabrikası Olağanüstü Genel Kurulunda Mustafa Maden ve İhsan Avcının yetkilendirildiği bir karar imza altına alınmıştır.” görev ve yetkisi 20 gün önce biten yönetim kurulu başkanlığında toplanan yönetimin kararı geçersizdir. Bu kararı nasıl geçerli ve hukuki sayarız. Bu kararla İhsan Avcı Fabrika Genel Kurulunda eli başkaları tarafından havaya kaldırılarak nasıl oy kullanmıştır.

TESCİL ENGELLENMİŞTİR
Amasya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından 29.03.2017 Tarih 43704180-020-E-770679 sayılı yazısı ile Kooperatif denetçilerinin yedek üyeleri göreve çağırmasını ve Kooperatifin faaliyetlerine devam etmesini istediğini hatırlatan Öksüz, Toplanan denetim kurulu ivedilikle gerekli çağrıyı yaptı ve yeni üyeler hemen görev dağılımı yaparak ticaret tescili için başvuruda bulundular. Amasya Şeker Faprikasını ele geçirmek isteyen Ankara Panko Birlikte telaş başladı. İşte film tam burada koptu. Telaşa kapılan Ankara Pankobirlik hemen Ticaret Sicil Memurluğuna tavsiye niteliğinde bir yazıyı elden teslim ederek tescili engellemek istedi. İç Ticaret Genel Müdürlüğünden gelen bir telefonla “yazılı bir talimat, hukuki bir gerekçe olmaksızın tescil işlemini engellemiştir.” Bu engellenme ile Şeker Faprikasının Olağan Genel kuruluna hukuk dışı alınan bir kararla katılması sağlanan üyenin, kendi istekleri doğrultusunda karar çıkması adına katılımı gerçekleştirilmek istenmiştir. dedi
Bu konuyla ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu belirten Adnan Öksüz, Kooperatif Üyelerinin görevden alındığı tarih 08.03.2017 dir. Yetkisiz olarak yapılan toplantının tarihi 28.03.2017, Amasya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün yedek üyeleri göreve çağırdığı yazının tarihi 29.03.2017, Ankara Panko nun tescili yapmayın dediği yazının tarihi 03.04.2017, İç Ticaret Genel Müdürünün Telefon tarihi 04.04.2017 Fabrikanın olağanüstü genel kurul tarihi 05.04.2017 dir. Buradaki kumpası görmek için hafiye olmaya gerek yok sanırım. İşte bizler böyle büyük bir kumpasla göreve gelenlerin iftiralarına cevap vermek durumunda kalıyoruz. dedi.

Hukuksuz Gelenler, Hukukla Gidecek
Amasya Şeker Faprikasında büyük bir hukuksuzluk sonucu görev değişikliği yaşatıldığını belirten önceki Başkan Adnan Öksüz, yönetimde bulunduğumuz süre içerisinde yaptığımız iş ve projelerle ilgili asılsız, mesnetsiz bir takım iftiralarda bulundular. Her ne kadar bizler neyi, niye ve nasıl yaptığımızı bilen bir yönetim kurulu olarak ilk anda bu akla zarar açıklamalara cevap vermek istemesek de bu suskunluğumuzun kamuoyu tarafından iddiaları kabullenmek olarak algılanmaması için bu açıklamayı yapmak zorunda kaldıklarını belirterek, Amasya Şeker Faprikasının yönetimine hukuksuz gelenlerin, hukukla gideceğini söyledi.
Öksüz, yetki karmaşası yüzünden yasal olarak yapılmasının mümkün olmadığı görevli hükümet komiseri tarafından beyan edilen bir genel kurulu siyasi ve bürokratik baskılarla yaptırarak o kuruma yönetici oldular. Tekraren söylüyoruz! Bir nevi darbe ile geldiler her biri bu darbenin ürünüdürler. Ve bizler bu güne kadar hiçbir darbeyi ve yapanı alkışlamadık, tasvip etmedik ve etmeyeceğiz. Açıklamayı onlar yapıyor gibi görünse de biz onların kimin sesi olduğunu kimler tarafından idare edildiğini hangi pazarlık ve vaatlerle bu kurumun bağrına hançer gibi saplandıklarını biliyoruz. Biz bu kumpaslarla yıllardır uğraşıyoruz. Şimdi, bu sahibinin sesi olanların yalan yanlış beyan ve iftiralarına cevap vereceğiz. Ama, zannedilmesin ki onları muhatap aldığımız yada, savcıdan mahkemeden korktuğumuz için bu cevapları veriyoruz. Bu açıklamaları fabrikamızın sahibi olan çiftçilerimizin doğuları bilmesi adına yapıyoruz.

Borç Değil, Kar Bıraktık
Amasya Şeker Fabrikasını 71 Milyon Türk Lirası borçla devraldıklarını belirten bigisizlerin, 18 Buçuk milyonluk şeker satarak bu miktar kadar borcu ödediklerini beyan ettiklerini belirten Adnan Öksüz, Bu suçlamaya cevap bile vermeye gerek görmüyoruz. Sadece 2 sorumuz var; Devraldıkları depolarda kaç ton şeker ve melas vardır? Bunun piyasa değeri nedir? Bu soruya verecekleri cevap, biz devraldığımızda depolarda şeker yoktu ise, 18 Buçuk milyon değerindeki şekeri Turhal’dan gelirken mi getirdiler. Bu soruları sormakla beraber onların doğru cevabı vermek işlerine gelmeyeceği için bizler doğruları siz değerli basın mensupları vasıtası ile fabrikamız çiftçilerine ulaştıralım. Görevi bıraktığımız gün olan 5 Nisan 2017 Tarihinde Fabrikamız depolarında 12 Bin 600 Ton ve 35 Milyon 10 Bin 662 Türk Lirası tutarında A şekeri, 15 Bin 939 Ton ve 35 Milyon 269 Bin Türk Lirası tutarında C şekeri, Bin Ton ve 426 Bin Türk Lirası tutarında melas, toplamda 70 Milyon 705 Bin 662 Türk Lirası tutarında satışa hazır ürün bulunmaktaydı. Bu rakamın üstüne kasa ve bankalarda bulunan 1 milyon 740 Bin Türk Lirası da eklendiğinde Fabrikamızın kullanıma hazır olan parası 72 Milyon 445 Bin 662 Türk Lirasıdır. Buna karşılık Bankalara bu yıl içerisinde ödenmesi gereken kredi borcu iddia edildiği gibi 71 Milyon değil 58 Milyon 530 Bin Liradır. Aradaki fark algı yaratmak gayreti ile borçlara dahil ettiği 2 yılı faiz ödemesiz 7 yıl vadeli yıllık ödemesi 2 Milyon 197 Bin Lira olan ve arıtma tesisinin yapımı için teşvik kapsamında kullanılan kredidir. Bu rakamlar alt alta yazılıp, toplanıp, çıkarılıp hesaplandığında bizim bu mirasyedilere bıraktığımız miktar 13 Milyon 915 Bin Tük Lirasıdır. Bütün umudumuz bu paranın doğru kullanılması ve çarçur edilmemesidir.

1 Milyon Kar Değil, 3 Milyon Zarar
Yöneticiden çok müfettişlik görevi almış gibi davranan işgalci yönetim, bizim kongreden önce yapmış olduğumuz satışı iptal ederek yeni bir satışla fabrikayı 1 Milyon Lira kara geçirdiklerini söyleyerek, kamuoyunu yanıttıklarını belirten Adnan Öksüz, “Ne güzel yapmışlar. Ama diğer bütün iddialarında olduğu gibi sapla samanı karıştırmayıp öyle gürleselermiş daha iyi olurmuş. Şeker satışları 1 günde yapılmaz. Belli bir ihale süreci vardır. En az 10-15 gün önceden yapılacak satış için miktar belirtilip teklifler toplanır. Bu teklifler toptan satış piyasa şartlarına göre oluşturulan komisyon tarafından değerlendirilip karara bağlanır. Bizim satış yaptığımız tarihte piyasa şartlarına bakıldığında, örnek olarak Kayseri Şeker Fabrikası %5 iskonto artı bir ay vade ile satış yapmakta devletin kurumu olan Türk Şeker ise en düşük 10, en yüksek 14 ay vade ile satış yapmaktaydı. Bu işgalcilerin satışı iptal etmekle övündükleri dönemde ise devlet kurumu olan Türk Şeker sıfır iskonto ve vadesiz satışlara başlamıştır. Şimdi basit bir hesap yapalım; Sıfır iskonto ile satış yapılırken 4.5 iskonto ile şeker sattınız. Satılan şeker miktarı 7 Bin 500 Ton. İskontosuz ve baz fiyattan satıldığında tutar 21 Milyon 708 Bin Türk Lirasıdır. Sizin sattığınız rakam olan 18 buçuk milyon ile arasındaki fark 3 Milyon 208 Bin Türk Lirasıdır. Rakamlar böyle iken karlı bir satış yaptık diye övünmek nasıl bir aklın ürünüdür. Söylediğiniz yalanlar, çarpıttığınız rakamlar, ihalesiz şeker satışınızın üzerini kapatır mı? Zararı kar gibi göstererek bizi yada çiftçiyi kandırabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Rakamlar ortadadır. Siz fabrikaya 1 Milyon Lira kar ettirmediniz. Fabrikamızı 3 Milyon Lira zarara uğrattınız.” dedi.

Güven Esasa Dayalıdır
Amasya Şeker Faprikasının bir bakal işletmesi gibi yönetilemeyeceğini, bir kurumsal yapıya sahip Amasya Şeker Faprikasının her çalışması kayıt altında olduğunu belirten Öksüz,6 yıllık görev süremiz içerisinde ne yaptıysak, çiftcinin aydınlık geleceği adına yaptık. Görevi geldiğimizde çiftcinin pancar ekimi belliydi. Bugünki gelinen noktada bellidir. Çiftci yönetimine inanarak bizim yönetimizle taahhüt altına imza atmıştır. Taahhütleri veren bu çiftçiler ne zaman ve kime verdiğini bilir. 2017 yılının Mart ayı sonu itibarı ile bahsettiğiniz rakamın % 99 unun tamamlandığını bilir. Yani bu 900 Bin tonluk taahhüdün bizim görev yaptığımız tarihlerde alındığını bilir.
Geçmiş dönem taahhütlerini açıp bakarsalar çiftçinin kime güvenip kime güvenmediğini açıkça görürler. Çok güzel bir söz vardır; Ben ermişim diyenden ermiş mi olur diye. Bu şaşkınlar ilk günden biz ermişiz demeye başladılar.

ŞEKERİMİ KORUMAKLA YÜKÜMLÜYÜM
Adnan Öksüz, Kendilerinin hukuk dışı gelişlerini kapatmak adına asılsız belgelerle iftira kampanyasına başladıklarını belirterek, Amasya Şeker Faprikası kurumsal bir yapıya sahiptir. Yönetim, fabrikanın gerçek sahibi olan üreticinin haklarını ve malını korumakla görevlidir. Ürettiği şekeri korumakla yükümlüdür. Milyon liralarla ifade edilen şekiri koruduğumuz depo bizim için önemlidir. Şekerin sağlıklı bir ortamda korunması için depo’nun sağlıklı olması gerekir. Bizim için buraya harcadıkları boya ile Suluova boyanırdı diyenlere sesleniyorum. “Belgeler sizde. O boya parası değil, deponun sağlıklı bir yapıya kavuşturulması adına yapılan bir işdir. bahsettiğiniz gibi fiyat sizin dediğiniz değildir. Bu işin maliyeti 2 milyon 48 bin liradır. Bu fiyata nelerin yapıldığıda bellidir.”

ADAPAZARI VE KAYSERİ TEZGAHLARINI AMASYA’DA KURDURMAYACAĞIZ Öksüz, Bir diğer iddia ise 31 kişinin ağır ceza mahkemesinde yargılanması hususudur. Keşke bu davanın konusunu yolsuzluk, usulsüzlük ve zimmet diye ağzını doldurarak anlatan bu kişiler, davanın soruşturmasını yürüten polis ve polis müdürlerinin, iddianameyi hazırlayan savcının, hukuksuz dinlemelerin kararını veren hakimin top yekün fetö terör örgütü suçlaması ile meslekten ihraç edilip cezaevine konulduğunu da söyleseydi. Keşke bu kurumları ele geçirmeye çalışan fetöcü hainlere karşı bu güne kadar vermiş olduğumuz mücadeleden de bahsetselerdi. Ama bu konulara giremeyeceklerini biliyoruz. Onlarda şunu bilsinler ki; Dün fetö denen bu ihanet şebekesinin ağababalarına bu kurumları teslim etmedik bugünde fetönün artıklarına teslim etmeyeceğiz. Adapazarı Şeker Fabrikasının Yönetim Kurulu Başkanını görevden alıp cezaevine koydular. Fabrikaya kayyum atayıp Asya Finansa sattılar. Asya Finans fabrikanın içini boşaltıp Ülkere sattı. Asya Finansın kimin kuruluşu olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Aynı şekilde Kayseri Şeker Fabrikasına kayyum atayıp başındaki seçilmiş kişiyi cezaevine koyup 400 yılla yargıladılar. Ne hikmetse aynı kişi Kooperatif seçiminden birgün sonra yapılan mahkemede beraat etmiştir. Adapazarı Şeker Fabrikasına yaptıklarını Amasya Şeker Fabrikasına yaptırmayacağız. Kayseri’de kurdukları tezgahı Amasya’da kurdurmayacağız.

SEÇME KADAR, SEÇİLME HAKKIMIZ’DA VARDIR
Amasya Şeker Faprikası önceki Başkanı Adnan Öksüz, “Yine bu iddianın devamında 31 kişinin hiçbir yere aday olamayacaklarını söylemişler. Buradan ilan ediyoruz, herhangi bir yere aday olmamızı engelleyen hiçbir kanun, tüzük ve yönetmelik yoktur. Günü geldiğinde aday olmaya karar verirsek bunu çıkar ve açıklarız. Bu kelamı ederken kimin ağzıyla konuştuklarını biliyoruz. Konya’da ki, Ankara’da ki ağababalarını biliyoruz. Hiç kimse unutmasın başkasının gölgesine sığınanların kendi gölgesi olmaz. Güneşe çıkarsınız ve gölgenizi oluşturursunuz. Bu kurumların sahibi çiftçidir. Çıkarsınız onların karşısına onların emanetlerine talip olduğunuzu söylersiniz. Onların vereceği karar her kararın üzerindedir. Siyasi ve bürokratik ayak oyunları ile çiftçinin iradesine ipotek koyanların yapacağı haysiyet cellatlığına müsaade etmez bunun hesabını her zeminde sorarız. Çıkıp basının önünde arkamızda 5 Tokat 3 Amasya Milletvekili var diye beyanda bulunanlar bilmelidir ki bu kurumlar siyasi parti değildir. Bu kurumların seçimini yapıp yönetimini belirleyecek irade siyasetçilerin değil çiftçilerin iradesidir. Bu konuda Tokat Milletvekillerine söylenecek bir söz yoktur. % 24 azınlık hissesiyle böyle devasa bir kurumun yönetimini ele geçirmeye çalışmaları ve bundan fayda ummaları normal karşılanabilir. Ama her seferinde bu yaşanan olaylardan haberleri yada dahilleri olmadığı hususunda kelam eden Amasya Milletvekillerinin bizlere ve çiftçilerimize bir açıklama yapmak mecburiyetleri vardır. Ya bize yalan söylenmiştir yada bu iddianın sahipleri yalan söylemektedir. Bu durumun netlik kazanması şarttır. Netlik kazanması gereken bir başka konu ise sosyal medyada, Ankara’nın siyaset kulislerinde ürettikleri iftira ve dedikodularla işlerin bu boyuta gelmesinde katkısı olan, çınar ağacının dediği gibi sapı bizden olan baltalar hallerinden memnun mudur? Bunların kim olduğunu kimlerle ilişki içerisinde olduğunu araştırmadan sözlerine itibar edenler şimdi ne düşünmektedir?” dedi.

FAPRİKA DEĞER KAZANMIŞTIR
Öksüz, Suluova Belediye Başkanlığı ile birlikte hazırlanan meydan, camii, işyeri ve konut projeleri için yapılan imar değişikliğini mahkemeye taşımakla övünen sözde yöneticilerin bu tavrı bizleri şaşırtmadı. Ağzı çok ama boş laf yapan bu kişilerin, Turhallı olması münasebetiyle Suluova’nın ve Suluovalıların gelecekteki refahıyla ilgilenmemesi gayet normaldir. Kaldı ki bu proje kurumlar ve siyaset arasında sağlanan konsensüs ile imza altına alınmıştır. Bu konuda bizimle beraber Suluova Belediye Başkanımızın ve imza törenine katılan milletvekilimizin de bu söylenenlere tepki göstermesini beklememizde en az bu durum kadar doğaldır. dedi.

AMASYA MİLLETVEKİLLERİNE SORU SORDU
Amasya Şeker Faprikası önceki yönetim kurulu başkanı Adnan Öksüz, büyük sıkıntıları geride bırakıp, geleceğine daha güvenle bakar hale gelen Amasya Şeker Faprikasının, hukuk dışı girişimlerle yönetimin değiştirilmesine seyirci kalanlar, artık tribünden inip sahada olması gerektiğini belirterek, Tokat miletvekillerinin Yüzbin üyeli bir sivil toplum kuruluşuna görevlendirme yapılırken Amasya Milletvekillerinin haberi olmaması mümkün müdür? sorusu ile birlikte Amasya milletvekillerine sorular sıraladı. İşte bu sorulardan birkaçı;
İvedilikle yapılması söylenen kooperatif genel kurulunun toplanmasının takipçisi olup bir an önce yapılmasını sağlayacaklar mı?
Fabrikanın bu liyakatsız ellerde kalmasına rıza gösterecekler mi? Rıza göstereceklerse, fabrikamızın adının Konya yada Turhal şeker fabrikası olması için çiftçilerimiz müracaatda bulunup bir tabela yaptırsın mı?
Tokat Milletvekilleri kadar memleketin insanlarına ve kurumlarına sahip çıkacaklar mı?
Davulun Amasya çiftçisinin sırtına sarılıp tokmağın başkasının elinde olmasına müsade edecekler mi?
Bize göre bu yaşananlar, hiçbir kanun ve tüzükde yeri olmayan adalet ve hakkaniyet içermeyen bir süreçtir. Hukukun ve adaletin tesisi hususunda herhangi bir irade gösterecekler mi? Bir taraftan toplumsal uzlaşıdan bahsedip Tokat milletvekilerinin bizi ötekileştirme çabasına seyirci kalacaklar mı? Eğer bu vahim tabloyu seyretmeye devam edeceklerse Amasya çiftçisinin karşısına tekrar geldiklerinde onlara ne söyleyecekler? Yada herzaman ki gibi sorulara cevap vermeden bırakıp gidecekler mi? sorularının cevaplarını istedi.

Share
1092 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.