logo

reklam

Okumak ve Tatil

Okumak ve Tatil

Son zamanlarda çocuk büyütmenin, topluma sağlıklı bir yetişkin kazandırabilmenin günümüz koşullarında ne kadar zor olduğunu tam anlamıyla kavrayabildiğimiz bir dönemin içerisindeyiz.Hızla gelişen teknolojiyle beraber arta gelen ekonomik yetersizlikler, evdeki bazı dengelerin sarsılmasına sebep olabiliyor. Televizyonda şiddet içerikli diziler, madde kullanıma özendirme, reklamlarda tüketim çılgınlığına iten örüntüler, çocuklarımız açısından büyük tehlike. Biz yetişkinler için de bu böyle.

Hepimiz aileler olarak nasıl baş edebiliriz bu virüsleslerle diye kendi kendimize sorduğumuz ve çoğu zaman cevabını bulamadığız anlar olmuştur. Kimileri panzehirini okuyarak bulmuştur. Okumak en iyi panzehirdir..

Okuma performansının düşük bu kültürün henüz yer edinemediği, kitap okuyan insanlara ” Şov yapıyor, aman bunun da bir şey yaptığı yok canım, zaman kaybı ” diyerek, ön yargılarla yaklaşıldığı bir ülkede ben çocuğuma nasıl kitap okutacağım diye kaygılanmak yerine, önce biz ebeveynler olarak bu ön yargıları yıkabilen hamlelerde bulunmalıyız. Çocuğum kitap okumuyor, okutamıyorum demek kolaylığın, uyuşukluğun kötü bir tezahürü.

Çocuklarımızın kitap okumasını istiyorsak, önce biz okuyup doğru bir model teşkil etmeliyiz. Akşama kadar televizyon izlenen, telefondan başını kaldırılmayan bir evde çocuk kitap okumaz. Çocuk için kitap okumak bir seçenek bile olmaz.
Zamanın altın gibi kıymetli olduğu bir dönemde, telefonla uzun uzadıya vakit geçirmek, gereksiz toplantı günleri hangisi çocuklarımızdan daha kıymetli.Bir yirmi dakika yeter oysa. Onun çocuk dünyasında, bir kapı açmaya.

İyi de nasıl;
Bizler evde kitap okuyarak, okunan kitapların konusu, mekânı, kahramanları hakkında konuşarak, çocukları kitap okumaya özendiribiliriz. Okunan kitaplar hakkında konuşmak, uzun bir okuma alışkanlığı kazandırmanın yanı sıra, çocuğun toplumdaki kendi yerini sorgulayıp değerlendirmesine, derin düşünmesine, merakını doğru kanallara kanalize etmesine yardımcı olur.Doğru kitap seçmekte çok önemli.Kültürümüze, yaşına uygunluğa, toplumsal ve evrensel değerler uygunlunlukta kitaplar olması da önemli.

Tatil de gelmişken
İlk dönemin sonuna gelmemize çok az bir süre kaldı. Cuma günü karneler alınıyor, çocuklar tatil için heyecanlı. Aileler ise şimdiden iyi bir Sömestr tatili nasıl geçirebiliriz, çocuklarla neler yapabilirizin tatlı telaşında. Yaz saati uygulamasının rafa kaldırılmasıyla, çocuklar sabaha benzemeyen bir karanlıkta düşük bir motivasyonla okula gitmek durumunda kalıyorlar, eğitime onaltı günlük ara çocukların yeni bir motivasyonla ikinci döneme başlaması demek.

Önümüzde on yedi günlük tatil süreci var, bu süreci en iyi, en nitelikli geçirmenin yolları elbette çocuklarla birlikte
sinema, tiyatro, konser müzikal gibi etkinliklere gidebilmekten geçiyor. Birlikte eğlenebilmek bu birlikte yemek yapmak bile olabilir bunun yanı sıra sosyal aktiviteler, etkileşimlerde bulunmak, kısa süreli akraba ziyaretleri, imkan varsa şehir dışında küçük bir tatil, güncel olan dinlendirici, iyi gelen oyunlarla uğraşmak tatili verimli geçirmenin yollarından en önemlileri.

Eğer yukardaki bahsi geçen aktiviteleri yapmaya fiziksel ve maddi imkan yoksa, alternatifleri tablet ve bilgisayar olmamalı. Dijital dünyadan olabildiğince uzak tutmak, ihtiyaç halinde kullanmak ve tablet yerine kitap vermek, tatili verimli bir döneme dönüştürmesi iyi bir fırsat. Uzun ömürlü bir okuma alışkanlığının yerleşmesi için iyi bir başlangıç.

Aşağıya sizler için uzmanından öneriler ekliyorum;


•Tatil demek istediğini yapabilme serbestliği değildir. Yatma kalkma saatleri biraz daha esneklik kazansa da tamamen çocuğa bırakılmamalıdır. Yaşına uygun programlar önceden seçilip düzenlenebilir.

• Tatil öncesi tatilin planlanması, zamanı ve mekanı kullanmak, yapılacakları gözden geçirmek yararlı olacaktır. Tatil demek mutlaka farklı bir yere gitmek demek değildir. Bu özel zaman planlanırken mutlaka çocuk da katılmalı, yönlendirilmeli ve benimsetilmelidir.

•Pasif ve hazırcı eğlenceler yerine doğada gezmek, müzeye gitmek, tiyatro veya değişik etkinliklere katılmak hem ufkunu geliştirecek hem de ders dışı öğrenme ve merak etme dürtülerini uyandıracaktır. Ayrıca değişik etkinlik ve denemeler tatil sonrası arkadaşlarına anlatacak, tatili anlamlandıracak malzemeleri çocuğa verir.

•Çocukla ev içi sorumlulukları paylaşma; tamir işleri, kek-pasta pişirme, hayvanlara bakma, çiçek soğanlarını ekmek gibi yaşına ve konuma uygun uğraşlar hem kendine güvenini artıracak hem de el becerilerini geliştirecektir.

• Ailece kitap evlerinden alışveriş, aynı kitabı okuma, hakkında konuşma, geniş zamanlarda zevk alarak, merak ederek sonunu tahmin etmeye çalışarak, okuma zevkinin gelişmesi söz konusu olacaktır. Ayrıca kart oyunları, kutu oyunları, aile oyunları ile rekabet duygusu gelişir, yenme-yenilme durumlarını hoşgörü ile kabullenmeyi öğrenir.

•Anneanne, babaanne gibi bakım veren birilerinde kalınca; aşırı koruma, sevgi adına “kıyamam” deyip şımartma, daha küçük bir çocuk davranmasına yol açacaktır. Büyük ebeveynler kuşaklar arası aktarım için büyük nimettir, bu çok özel ilişkinin çocuğu büyütmek için kullanılması paha biçilemez.

• Eksik dersler, sınava hazırlanma kaygısı olmadan daha basit ama kısmen oyun veya gündelik aktiviteler ile çocuğa kazandırılır. Örneğin bir elma keserken kesirlerle ilgili temeller konuşulur, marketten alışverişte bilinçli tüketici olmak öğretilir, atasözleri ve deyimlerle ilgili cümleler kullanılabilir.

•Sağlıkla ilgili check-up, danışmanlıklar önceden planlanmalı, gelecek okul dönemine bırakılmamalıdır. Sınav ve stresin azaldığı tatillerde problemler azalmış gibi görünse de daha sonra yoğunlaşarak ortaya çıkacaktır.

•Çocuğa günlük okul hazırlıklarını yaparken yapılan yardımlara tatil döneminde ara verilmeli ve kendi işini kendisi yapması için yönlendirilmelidir.

•Deney kitapları, değişik hobiler, ülkeler, coğrafyalar gibi konular geniş zamanlarda tatil planlamak ya da haberlerde geçen bir konu ile ilgili merakları gidermek araştırma yeteneğini geliştirecektir.

• Çocuğun kendi başına veya akranları ile ortak etkinlikler planlama ve eğlenmesine fırsat verilmelidir.

• Okulların açılmasına 3-4 gün kala uyku, yemek ve etkinliklerin planlanması mutlaka yeniden düzenlenmelidir.

Mutlu Haftalar..

Share

Yeni Yorumlar Kapalı.