logo

reklam

Oldu mu be Amca !


facebook
Aysun Doğan TERZİ
seda@hotmail.com

Amasya’da Afrin harekatına katılan askerlere destek amacıyla düzenlenen kampanya kapsamında termal içlik, elma, kuru soğan ve patateslerden oluşan yaklaşık dört tır dolusu malzeme gönderen ve afrin harekatı boyunca adeta seferberlik ilan eden,insanları iyiliğe yardimseverliğe sevk eden, içimizde birlik ve beraberlik duyguları uyandıran ve bir an olsun desteğini esirgemeyen; Amasya Belediyesi son olarak da Afrin’deki Mehmetçiklerin telefon görüşmeleri için kampanya düzenleyip bin adet taşınabilir şarj cihazı göndermiş. Amasya Belediyesini ve Hayatcan derneğini yürekten tebrik ediyorum.
Ve eklemek istiyorum ki hiç bir partinin,
sempatizanı değilim.Sırf muhalefet olsun diye de bu yapılan hizmetleri görmezden gelemezdim.

Kutsal kitaplarda verilmek istenen ortak mesajı alabildik mi ?

Önyargısı cebinde,zehiri dilinde,şu hayat tarlasına; nefret,haset,kin tohumları saçmaktan başka bir şeye yaramayan,küçücük zihin ölçeğinde yaşayan; daha hayat pratiğini sorgulayamamış, başkalarının hayatını içselleştiren bir gözle bakmayı öğrenememiş sevgi iklimin adını  bilmeden donarak katılaşan insanlara bazen iyi niyetimiz çok beden büyük gelebilir.Empati yeteneğinden yoksun kişiler sadece kendi pencerelerinden bakmayı tercih edebilirler.
Daha bir kaç gün önce haberlerde izlediğim bir olaya; ağlasam mı,gülsem mi bilemedim? Vapurda şarkı söyleyerek ‘ekmek parası’ ‘okul harçlığı’ çıkarmaya çalışan gençlerden rahatsız olan bir amca, yolculuk esnasında ayağı kalkıp rahatsızlığını onlara: “misyoner” diye “misyonerler” diye bağırırak ifade ediyor.İyi de be amca rahatsız olduğunu dile getirmenin bin türlü yolu var. Çirkin ve yersiz bir tepkiye ne gerek gerek vardı.
Merak ettiğim bir diğer konu, O Amca acaba, misyonerin tanımını biliyor mu ? Bilmediğini düşünüyorum.Zira bilmediğimizi de bilen, anlamadığımız kelimeleri kullanmayı seven ,bir siyasetçi edasıyla bağırmayı marifet kabul eden bir milletiz ne de olsa..
Askerlik görevini yapmayıp ;kamufulajla Vatan Millet nidaları atan ünlüler gibi de yapay ve naylonumsu duruşumuz var ki (!) akla zarar.
Otobüste ahlak bekçisi, vapurda sanatın azılı düsmanıyız.
Soruyorum şimdi:
100 yıl öncesine dönmek değilse, nedir “amca” derdiniz?

Mum ışığı
Herkesin kahveleri,dizileri ve dedikoduları var.Şehirler,mahalleler,köyler evler birer mezbahaneye dönmüş .İnsanlar ellerindeki en sofistike imhalarıyla zamanlarını katlediyor.Her yer kan revan.Bu kan kokusu yutuyor beni. .. Kaçmak yetmiyor çoğu kez.
Bu gece sığındım yerde,beni yazmaya davet eden gösterişsiz ve kokusuz bir mum ışığıydı.
Ruhumda tarifsiz hisler uyandıran bu sıradan ışık bütün gece zihnimde bir kandil gibi yandı.

Adanmak nedir bilir misin ?
Deftere kâğıda kaleme,
ömrünü akıta akıta..
Geceni,gündüzünü bilmeden..
Aklından bir an bile silmeden,
Yazmanın kutsallığını.
Yazdıklarını beğenmeyip çöpe atarken; için yaralı bir keklik misali çırpınır,çırpınır.
Yaşamak ve ölmek arası dersin
Sen buna..
Yeniden yazmanın hayal kırıklığındaki o küçücük hevese tutanabilir misin ?
Adanmamış bir şiir gördün mü
Sen hiç?
Dil ucu yazılmış bir öykü,
İçdünyası yarım esķizler,
göremezsin de zaten,
Şiir bir adanmışlıktır.
Bazen de..
Bir yaranın kanayan kısmıdır.
Yarayı kalemle kaşırken;
Acının da hazzını yaşar insan.
Emeksiz sevgi olmuyor derler,
Emeksiz şiir de olmaz öyleyse.
İyelik eklerin,
Atıfların,
Vurguların,
Özgünlüğünden bilsinler seni.
Sana bir dert lazım,
Sana bir kavga..
Hayatla bir derdin olmayanın
Şiiride olmaz.
Savaşa gider gibi ,
Sıkı sıkı kuşanmalı.
kelimeleri ..
Cephane yapmalı onlardan !
Düşmana bazen bir kor kurşun,
bazen de ciğerine hançer gibi saplanmalı
Öyleki okurken;nefesi kesilmeli
Yazdıklarını..
Dosta sözüm yok
Dost bir şiirdir zaten.

Ne bilirsin peki
Ahkam kesmek dışında?
Teknikten başka ne var
Heybende ?
Duygu ?
Heyecan ?
Aşk ?
Eskimiş bir paltodan ne farkın var?
Söyleyebilir misin ?
Öyleyse edebinle
Sus artık.

 

 

Share
478 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Eylül hüznü mü içimize çöken, yoksa zamlar mı?

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Kültür Sanat

    Biliyorum, Eylül hüznü taşıyanlardansınız Biliyorum, bir rüzgar esintisinde mâziyi koklayıp gözleri dolu dolu oranlardansınız Biliyorum, Eylül'de her ezgi yeni hüzünleri kapı açıyor.. Duygusallığımı mazur görün. Malum Eylül ayı içersindeyiz.İçimizde hüzünler,heyecanlar başlangıçlar ve bitişler ne çok birikiverdi. Bu yazımı hazırlarken , biraz çiçek böcek, biraz hayal gerçek olmayı inanın çok istedim.Hasadı gelen üzümleri toplamanın umut veren heyecanından tutunda,Schubert'in Serandesi'nin en çok bu aya yakıştığını.. .Hatta Gökyüzünün h...
  • Anakronizm

    22 Ağustos 2018 Köşe Yazıları

    Geçmişte yaşamak bugüne ayak uyduramamak yani , diğer adıyla anakronizm ! Nedir bu kavram diye merak ediyorsunuz. Anakronizm sözü, dilimizde "tarihe aykırılık, çağa uyamama" anlamına geliyor. Sözlük anlamı tam olarak şöyledir; tarihi olay ya da olguların içerisinde geçtiği zaman ile olay ya da olguda yer alan nesne ya da özelliklerin birbiriyle uyumsuzluğudur. Şimdide yaşayamamak ve gelecekle ilgili hayaller kuramamak,dünde saplanıp kalmak çağın vebası oldu artık.Sosyal medyada ve reelde son zamanlarda beni fazlasıyla rahatsız etmiş ve insanla...
  • Ne olur ‘çocuklar’ bir yere kaybolmasın !

    26 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Bu hafta bu yazıyı kaleme almak için sabırsızlıkla bekledim.Müsadenizle bu köşe aracalığıyla; Amasya'yı durmadan ileriye götüren, Amasya'nın yükselişini azmi ile inşa eden Belediye Başkanımız Cafer Özdemir 'e minnetlerimi sunmak isterim. Biliyorsunuz, "Yeşilırmak Şişirme Projesi" Türkiye'de ilk olma özelliğini taşıyor. Bu Amasya halkı için büyük gurur. Yeşilırmak elektrik üretecek, aynı zamanda da yeni yapılan Amasya Belediyesi'nin hizmet binasında üretilen elektrikten kullanılacak.Bu Amasya için bir devrim. Ve şunu da söylemek isterim ki son g...
  • 15 Temmuz Milli Birlik Destanı

    16 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Bir önceki darbenin üzerinden tam tamına 36 yıl geçtikten sonra Türk Silahlı Kuvvetleri ,içinde bir ahtopot gibi kol saran,fetö örgütünün köpeği olmuş, bir kaç hayâ yoksunu general ve askeri personelin devletin topuyla tankıyla halkı esir almaya kalkma aptallığına düştükleri günün adıdır 15 Temmuz.Çok şükür ki ihanet gişimleri halkın sokağa çıkması ile başarısızlıkla sonuçlanmış,halk onları kendi imkanlarıyla hezimete uğratmıştı. Milli Birlik Destanı Bu yazıyı kaleme almam kolay olmadı,hiç kolay olmadı hemde.O kabus geceyi bir kez daha ha...
hd porno sikis izle