logo

reklam

Propaganda


facebook
Aysun Doğan TERZİ
seda@hotmail.com

” Sözler cephanelerden daha güçlüdür” 

Propaganda kelimesini gerek sosyal medyada, haber bültenlerinde, gerek topluluk önü konuşmalarda pek çok kez duymuşsunuzdur. Dünya tarihine damga vuran bu kelimenin tarihsel süreçlerini ve psikolojik boyutlarını gelin hep birlike inceleyelim. Propaganda kelime anlamıyla, Bir öğretiyi, düşünceyi, inancı, siyasayal ideolojiyi başkalarına tanıtmak, benimsetmek, yaymak gereğiyle sözle, yazıyla ve benzeri türlü araçlarla, yollarla gerçekleştirilen her türlü çalışmalara verilen addır. Yalnızca siyasi olarak değil, reklam sektörü de propagandayı etkili bir biçimde kullanımaktadır . ” Bu üründen alan herkes memnun ” gibi. Propagandanın bazı teknikleri ve renkleri vardır. İyi niyetli propagandalar beyaz olarak nitelendirilirken, kitleleri psikoljik olarak yıpratan, toplumu ikiye bölen propagandalar kara olarak belirlenmiştir.Beyaz propagandanın stratejik hareketleri, hemen hemen  kara propagandayla aynıdır ancak etkileri ve sonuçları farklıdır.

•Beyaz propaganda ayrıştırmayan, insanlara  yenilik, değişiklik  yapmaları konusunda ikna etmeye çalışan  daha çok reklam ve bazı gazetelerin başvurdu bir tekniktir. 
Dilleri pozitif ve etkileyicidir.

•Kara propaganda dostane görünür , ancak aldatıcıdır. Asıl hedefi yalan yanlış verilerle duyguları istismar edip, korkutarak kitlelerinin güvenini temin etmektir. 

•Gri propaganda yapan kişi ve grupların sığındığı yalan, tarafsızlık ilkesidir. Kötülük kaynağının kendileri olduğunu asla kabul etmezler.

• Propagandacı lakap takarak, genelleme yaparak konuşur.Küçük düşürücü ve abartılı ifadeler kullanır. Kitlelerin hafızasına kazınacak, etkisi yuksek gerilimli genellemelere sığınır.

•Propagandacı hayalî dost ve düşman yaratır.

Geçmişte şair ve yazarların da propaganda yaptığı bilinir. Sosyalist kimliği ve toplumcu şiirleri ile Türk Edebiyatında önemli bir yere sahip olan Nazım Hikmet’in ” Kuvvet- lenin çocuklar kuvvet -lenin” dizelerinde işçi sınıfının kahraman olarak addettiği Vladimir İlyiç Lenin geçer.George Orwell’in Hayvan Çiftliği  ve 1984 isimli romanları , o dönemin politik bir taşlaması olarak görülse de propaganda amaçlı kullanılılır. CIA 1950’lerde Hayvan Çiftliği’nin çizgi film versiyonunun yapılmasını gizlice desteklemiştir.Abd ve Sovyetler Birliği’nin Soğuk savaş sırasında çekilen filmler,yazılan kitaplar radyo programları kendi halkını ve diğer ülkeleri etkilemiştir.

Kara propangada felaket sayılır

Kara propangada en sinsisi ve en tehlikesidir. 
Genellikle politikacılar kullanır. Politik propaganda gizil bir savaşın sözlere dönüştürülmüş halidir .Fiziksel savaş kadar tehlikeli olan bu propaganda bir toplumun psikolojik olarak çöküntüye uğramaması sebep olabilir. 
Propagandan söz etmişken, goebbels’ i anmamak eksik olur. Dr. Paul Joseph Goebbels, dünyada felsefeci olmasından ziyade, Hitler’in “Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı” olarak bilinir. Hitler’in Reklam ve medya işlerini üstlenirken bir takım çalışmalar sonucu ortaya koyduğu ilkeler, dünyanın siyasî tarihinde birçok ülkenin kan dökmesine milyonlarca insanın acımazca katline sebep olurken, günümüz tarihi için geçerli ve aydınlatıcı ilkeler olmuştur.
Bugün bu ilkeleri okuyarak, propagandaya karşı bir bilinç oluşturabiliriz.

Önemli kaynaklardan sizler için bulduğum Goebbels’in Propoganda İlkeleri:

•Asla kendinizden başka birine hareket alanı bırakmayın.

•Bir insana yalan olsa bile bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser ve savunur.

•Yalan söyleyin mutlaka inanan çıkacaktır. 

 •Bir insana yalan olsa bile bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser ve savunur.

 •Basın, iktidarın kullandığı dev bir klavyedir!”

 • Halkı her zaman ateşleyin, asla soğumasına ve düşünmesine izin vermeyin.

 •Halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır.

 •Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin

• Kesinlikle suç üstlenmeyin.

•Bir rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyin suçunu onun üzerine yıkın.

•Yargı devlet hayatının efendisi değil, devlet politikasının hizmetkârı olmalıdır.

Yapıcılığı ve bütünlüğü ele alan, birlik ve beraberlik duyguları aşılıyan masum beyaz propagandalara ve bu bileşiminden doğan hoşgörüye, iyiliğe evrensel olarak ihtiyacımız var.

Amasya’ya dönelim.

Yerel seçimler geldi geliyor. Amasya halkı olarak yer yer gergin, yer yer heyecanlayız. Bu çekişmeli seçimin sonucu merakla beklemekteyiz. Ancak benim ve bazı vatandaşların bu aşamada merak  ettiği hususlar var. Yerel toplumun nabzını ölçmek için bir herhangi bir anket çalışması yapılmıyor. Siyasi adaylar merak etmez mi, öne sürdükleri projelerin toplumda karşılığı ne ?
Toplumun beklentisini karşılayabilecek projeler sunuluyor mu ? Gittiğim yerlerde kulak kabartıyorum, bazen de hiç çekinmeden soruyorum bir nevi anket çalışması yapıyorum. Çünkü merak ediyorum. Seçmen kitleninin de merak ettiğini ancak bunu dile getirecekleri mecra olmadığını da biliyorum. Buna açıklık getirdiğime göre konumuza dönüyoruz..

Alt yapı, üst yapı proje çalışmaları değil, önceliğin seçmenin ihtiyacını karşılaması, aday için pozitif bir yaklaşım sebebi. Bugün şahit olduğum sözcük kalıbı bende bunları dile getirme fikrini oluşturdu. “İş abi iş ” ” Ben iş istiyorum” Böyle bir ihtiyaç doğmuş mudur, Amasya’ da işşizlik oranı ne seviyededir, harhangi bir araştırma söz konusu değildir. Ancak Siyâsi adaylarlarımızdan Mehmet Sarı’nın ” Yeni iş alanları” yaratma projesi ve bunun arkasında duracağının sözünü vermesi beklenmedik kesimlerin bile dikkatini çekiyor.

Ve bu  projeyle ön plana çıkıyor.

İkinci adayımız hem ışletmeci kimliğiyle,

hem de kadın olmasıyla hemcinslerine güven ve cesaret veren Serpil Saraçoğlu. Siyâsetin erkek hegemonyasına karşın, Serpil Saraçoğlu tek kadın aday olarak ipi göğüslüyor. Örnek bir Türk kadını profili çizerek, bu noktada hatrı sayılır ölçüde sempati topluyor. 

Cafer Özdemir ise sürdürülebilir faaliyetler ve tanıtımlar konusunda çok  başarılı. Ön plana çıkardığı ve geçmişte yapmış olduğu önemli projelerle dikkatleri çekiyor.

Yazımızı burada noktalarken, temenni ve dualarımızı eksik etmeyelim.Amasya için, Amasyalı için hayırlısı olsun diyelim.

Mutlu Haftalar .

Share

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Başarı yetkiyi kullanmaktır

    02 Mayıs 2019 Köşe Yazıları

    2018-2019 Futbol sezonu öncesi Amasya'da kendinize bir grup bularak başlatmış olduğunuz Yeni Amasyaspor'u elde etme çabanız sonuç verdi. Ama bu sonuç Amasya için büyük hüsran oldu. Sosyal medyayı kullanarak kendinizi gördüğünüz dev aynayı, Amasya'da kendi yandaşlarınız tarafından bazı kesimlere kabul ettirdiniz. Ve hayaliniz Yeni Amasyaspor yönetimini ele geçirdiniz. Bu uygulamayla Yeni Amasyaspor'u şantiyeye (rantiyeye) çevirdiniz! Sezonun ikinci yarısında göreve geldiğinizde; “Hazırlık” maçlarında gövde gösterisi yaptınız! Lig maçları b...
  • Besleme değil bağımsız basın

    29 Nisan 2019 Köşe Yazıları

    Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımızın güzellik sembolüydü BB. Sarışın ve fettan güzelliğin timsaliydi. BB, benim neslim için o sarışın, o fettan güzel, ünlü Fransız aktris Brigitte Bardot demektir. Ama benim için son dönemde iki ayrı anlamı daha oldu BB’nin. Birinci anlamı ömrümün en güzel günlerini verdiğim ve hayatımın en mutlu günlerini yaşadığım ve mensubu olmakla gurur duyduğum bağımsız basın. Diğeri ise görmekten, duymaktan tiksindiğim ve şiddetle karşı çıktığım besleme basın. Her seçim zamanı ve seçim sonrası bir alışkanlık haline g...
  • Makam Aracı Saltanatı! SARI ile SON MU BULUYOR?

    25 Nisan 2019 Köşe Yazıları

    Makam Aracı Saltanatı! SARI ile SON MU BULUYOR? “Bir yerin şerefi, orada bulunan kişiden gelir” Kelimenin anlamına uygun, tam bir saltanat! Kıytırık makam sahiplerinin altında bile, birer beleş araba varken, çoğunun yedeği de garajda bekliyor. Neden yoksullaştığımızı ve neden adam olamadığımızı, şimdi anladınız mı? Makam araçlarını, sadece makam sahipleri kullanmıyorlar. Aile bireyleri de, özellikle okula giden çocuklar da onları servis aracı gibi kullanıyor ve genellikle çocuklar, okullarına bu araçlarla gönderiliyor. Makam sahiple...
  • Şaşırmazlık oyunu

    15 Nisan 2019 Köşe Yazıları, Kültür Sanat

    Hiçbir şeye şaşıramamak, tepki verememek deyim yerindeyse 'ağzını açıp gık diyememek' . Son günlerde ülkede ve çevremde olup bitenlere ne tek laf edesim, ne de oturup yazasım var. Sessizlik sarmalının içinde güvenli ve huzurluyum(!) Tüm konuşanların aksine ben yutkunarak susmayı tercih ediyorum. Bilfiil, vazgeçilmişlik denilebilir bütün seslerden. Seslerim yüzüme çarpınca anladım bunu. Sesimin faydasızlığı, duymamakta ısrar eden insanlara, inatla neşeli şarkılar söylemek gibi amansızdı niyeyse. Anlaşılan insanlar umut kokan seslerden haz etmiyo...