logo

reklam

Sahi ne oldu ?


facebook
Aysun Doğan TERZİ
seda@hotmail.com

“Dostum;elindeyken iyilik yap,yarın kefeni yırtacak değilsin.
Güneş, ay ve yıldızlar daha nice zaman parlarken;sen başını mezardan kaldıramayacaksın.”

Merhaba,sevgili Yorum okuyucuları.Güneşli ve çiçekli bir gün sizlerin olsun..
Hafta boyunca çıkan haberler,izlediğimiz vahşet videoları bir çoğumuzu üzmekle kalmayıp dehşete düşürüyor.
O dehşete düşen,gafletin serçeşmesi olan ben,düşünmeden edemedim;
Toplum olarak, insana, yalnız “insana” tahammülümüzün bittiği;giderek sevgisiz,duyarsız narsist bireyler haline mi geldik?
Geçtiğimiz günlerde ,işitme engeli olan bir çocuk,fiziksel ve zihinsel hiç bir engeli bulunmayan,dört tane yaratık tarafından vahşice dövüldü.
Hiç kimse müdahale etmedi,izlemekle yetindi.

N ‘oluyor?
Okulda çocuklar öğrenemediği için öğrencisini azarlayan öğretmenini mi ararsın ?
Kantin kuyruğunda,çocuklara ağzından köpükler saçan kantincisini mi?
Asık suratlı,sesiyle döven otobüs şoförünü mü ?
Ağzı dili olmayan kedileri,köpekleri tekmeleyen,insancıklara ne demeli?
Bizimle aynı sosyal standartlara,sahip
olmayan insanlara olan bakış açımız?
Giderek çoğalan fiziksel,sözel,psikolojik şiddet!
Nerede kırıldı insanlığın  beli ?

Sevginin,saygının tükendiği unutulan değerlerin;tevazunun,hoşgörünün,adalet duygusunun yitip gittiği
zamanlardan,ne zaman kaçmak istesem Sâ’di Şirazi’nin menkibelerine,şiirlerine sığınırım.
Öğütler,nasihatlerle,keşfedebilenler için sırlarlara dolu “Bostan” defalarca okunası bir kitaptır.

Sâ’di Şirazi Doğu ve Batı Edebiyat’nın önemli hikmet şairlerinden biridir.
1913 yılında,İran’nın Şiraz şehrinde dünya’ya gelir.Eğitimi Bağdat’da bulunan Nizamiye medresesinde tamamlar. Gezmeye ve görmeğe olan arzusu, onu çok uzak böl-gelere, rengi dili, ırkı, dini sosyal yaşantısı birbirinden tamamen farklı insanlar arasına götürür.
Sâ’dî Şiraziyi – İran Edebiyatı tarihinin en büyük şairlerinden biri ve bir ahlak öğretmeni olarak tanımlar.İran’nın mevlanası olarak görülür.Eserlerinin temelinde İnsan yatar.

İnsan nedir? sorusuna,” yek katre-i hünest,sad hâzârân endîşe”(İnsan içinde sayısız endişe taşıyan,bir damla kandır) cevabını vermiştir.

Eserleri
•Gülistan
•Bostan
•Takrir-i Dibace
•Aklu Aşk
•Nasihat-ül Müluk
•Havatin gibi önemli eserleri vardır.

Gönül Rızası

Saltanattan daha yüksek bir makam olamaz, deme; zira yücelttiğin ma­kam, fakirin derecesinden daha üstün değildir. Yükü hafif insanlar, rahat yü­rürler. Sözün doğrusu budur. irfan sahipleri de bunu böyle kabul ederler. Eli boş kimse, sadece ekmek kaygısı çeker; padişahsa çok geniş ülkelerin idare­sini. Yoksulun akşama ekmeği varsa, gece Şam hükümdarı gibi rahat ve hu­zur içinde uyur.

Kaygı da geçer, sevinç de. Yeter ki ölmeyegörsün insan. İster başında taç, ister boynunda vergi; sonun toprak olduktan sonra ne fark eder! İster zengin­lik içinde yıldızlara değsin başın, ister yoksulluk çekip zindanlarda çürüsün gövden; ölüm kapısından girdikten sonra her şey biter; bütün insanlar o gün varlıkla yoklukta eşit olur. Ecel, başa gelince; insan, tanınmaz olur. Bilene, pa­dişahlık başa beladır. Dilencinin görünüşüne aldanma, gerçek padişah odur.

Umarım bu hikaye,ışık olur kalbimize.

Sokakta,bizden daha kötü durumda olan insanları umursadığımız;
Öğretmeyi karşınızdakinin anlayabileceği bir hale getirip anlattığımız;
Hayvanların da en az bizim kadar yaşam hakkı olduğu gerçeğini kabul ettiğimiz;
Bizimle aynı maddi durumda olmayına,aynı kültürden gelmeyene hor bakmakdığımız;
Sosyal çevremizdeki insanları,çıkarlarımıza alet etmediğimiz,
Bencilliğin hüküm sürmediği,yarınların olması ümidiyle!

Mutlu Haftalar..

Share

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ

    18 Temmuz 2019 Köşe Yazıları

    15 Temmuz direnişimizin ve zaferimizin 3. Yıldönümü’nü kutladık. 15 Temmuz, tıpkı Çanakkale Zaferimiz gibi, tıpkı İstiklal Savaşımız gibi, tarihimizdeki sayısız zafer ve başarı gibi bize, hepimize aittir. 15 Temmuz, milletin ortak direnişidir, ortak zaferidir. 15 Temmuz, her türlü farklılığın üzerinde, her türlü siyasi görüşün, yaklaşımın, oluşumun üzerinde, siyaset üstü bir değerimizdir. 15 Temmuz, tarihe altın harflerle yazılacak bir geceydi. Türk halkı adeta üzerine Çanakkale ruhundan bir parça üflenmiş-çesine sokaklara döküldü, millet 2...
  • Temmuz bir kıyametti yıllar önce..

    16 Temmuz 2019 Köşe Yazıları

    Temmuz bir kıyametti yıllar önce.. Evimden kilometrelerce uzak, annemin bir zamanlar çiçeklerleriyle konuştuğu balkonunda, ılık yaz rüzgarlarına kapılmış, bir elma ağacı gibi kâh oyana, kâh buyana sallanıp duruyorduk. Demli çayımız, bir parça umut katığımız ile darıdünyanın, ertesi gününe umulmaz hayaller kuruyorduk.Küçük ve basit hayallerdi. Çarşamba pazarına gitmek gibi, uygunundan bir kaç kilo çökelek almak gibi..Bahçeden taze fasülye toplayıp, bol yumurtalı kavurmasını yapıp komşularala hep birlikte yemek gibi. Dedim ya küçük ama, darıdüny...
  • Yenilenebilir miyiz ?

    01 Temmuz 2019 Genel, Köşe Yazıları

    Haftalardır kafamı meşgul eden konular üzerine düşünüp duruyorum.Yazacak o kadar çok şey varki, terslikler, zıtlaşmalar, ardarda yapılan hatalar hangisini yazmalıyım diye düşünüp dururken, açık kalan tv'den Cumhurbaşkanın sesi yankılandı; " Yenileneceğiz " Yenilenmek, yapılan hataları bir daha tekrar etmemenin garantisi olamayacağına göre, nasıl " Yenileniriz " ? Bilmem farkında mısınız, toplum olarak öyle bir noktaya geldik ki, bir kelime ile terörist, bir kelime ile yandaş, bir kelime ile fetö yanlısı, bir renk ile vatan haini, iç düşman ola...
  • Kraldan Çok Soytarıları!

    26 Haziran 2019 Genel, Köşe Yazıları

    Bu yazıyı uzun da olsa okuyun… Çünkü; Hayat bu… Bugün varsın, yarın yok… Tuhaf ama gerçek… Dün zirvedeyken bugün yerlerde olmak da yaşamın gerçeklerinden… Ne sonsuz bir yaşam var bu dünyada, ne de zirvede olmak… Her şeyin bir başlangıcı, bir de sonu var… Sonsuzluğun sahibi yalnız yaratan… Ne karşı koyabilirsiniz, ne itiraz edebilirsiniz O’nun adaletine… "Keşke" dersiniz içinizden ama… O keşkeler sizi boğacak duruma geldiğinde de iş işten geçmiş olur zaten… Öyleyse keşke demeden yaşamak için, hayatın farkında olmak gerekmez mi?.. Yani farkı far...