logo

reklam
02 Ağustos 2015

sokak düğünü


facebook
A. Suad AKCAN
bilgi@amasyayorum.com

Artık bu işe bir son vermenin zamanı geldi diye düşünüyorum. Ankara’da 2012 yılında Ankara Valiliğinin aldığı bir kararla sokak düğünlerinin yasaklandığını duymuşsunuzdur. Her yönüyle geliştiğini büyüdüğünü gördüğümüz Amasya’mızın bu konuda geri kaldığını üzülerek söylemek zorundayım. Malum eskiden maddi imkansızlıklar, salon yokluğu, sosyal ve kültürel yaşantımız bizi sokak düğünü yapmaya mecbur ediyordu. Mahallenin orta yerinde, sokakta, avluda, bahçede boş bulduğumuz bir arazide düğünümüzü kuruyorduk. Konu komşu bu konuda her türlü desteği veriyor, çevreden olumsuz hiç bir tepki almıyorduk. Hatta mahallede bir düğün olması, mahallenin bir şenlik havası yaşanmasına sebep olurdu. Düğünün olduğu evde, gündüzden telaş başlar konu komşu çoluk çocuk giren çıkan belli olmazdı. Sokağın orta yerine, konu komşudan ödünç sandalye, yoksa inşaat kalasları düzülür, sokağın ışıklandırması yapılırdı. Çalgıcılar heyecanla beklenir, kadınlar kızlar damlarda yerlerini alırlardı. Eğer düğüne bayan oyuncu (köçek) gelmişse o düğüne rağbet fazla olurdu. İki mahalle öteden düğüne misafir gelenler olurdu. O yıllarda, istisnalar hariç, herkes aynı şekilde sokak düğünü yapardı. Bu geleneksel bir kültürümüz idi. Oldu ya bir komşu, evinden cenaze çıkmış olsa dahi düğün sahibine hoşgörülü davranır maraza çıkarmazdı. Hasta ve yaşlılar başka mahalledeki konu komşuya nakledilirdi. Okuyanların durumu bugünkü gibi ince elenip sık dokunmaz, fazla düşünülmezdi. Salon düğünü diye bir şey bilmezdik. Maddi durumu çok iyi veya üst düzey amir memur kesimi kamu kurumlarının salonlarında yaparlardı düğünlerini. Müziki Cemiyeti veya okul salonları gibi. Daha sonra, 70 li yıllarla beraber özel düğün salonları açılmaya başladı. İlk önceleri salon düğünlerini kabullenemedik, direndik fakat sonra alıştık. Şimdi büyük bir kesim artık düğünlerini salonlarda yapıyor. Halktan gelen bu talepten dolayı özel düğün salonları çoğaldı. Neredeyse Amasya’da özel düğün salonu sirkülasyonu var diyebiliriz. Vatandaşın her türlü ekonomik durumuna hitap edecek salonlarımız var. Ayrıca kamu kurumlarının salonları, düşük ücretlerle halka hizmet veriyorlar. Durum böyle olunca günümüzde sokak düğünlerinin bir cazibesi kalmadı bana göre. Yani artık bir şekilde bu işi mazide hoş bir anı olarak tarihteki yerine koymalı, Modern hayatın icaplarına uygun hale getirmeliyiz. Sayıları azda olsa, son zamanlarda yapılan sokak düğünleri, çok rahatsız edici bir durum arz etmeye başladı. Eğitimsiz kişilerin sade org, darbuka ve sazla yaptıklarının müzikten öte bir gürültü olduğunu düşünüyorum. Aşırı bir ses düzeni, kulak tırmalayan müzik, itici ve üslupsuz okuma tarzı ile insanda müzik duygusunu katlediyor. İşin sanatsal yanına hiç girmek istemiyorum. Çağımızda çevre kirliliği olduğu gibi, görüntü ve ses kirliliği diye bir olay var. Sokak düğünleri artık günümüz kentli yaşamına ve çağdaş normlara uymamaktadır. Mahallelerimizin nüfusu çoğaldı. Nüfusla beraber sıkıntı ve problemlerde artıyor ister istemez. Ağır yaşam koşullarının getirdiği strese maruz kalmış insanlarımız, hasta, yaşlı, çocuk ve okuyan insan sayısında da artışa sebep oluyor kuşkusuz. Modern ve kentli yaşamın getirdiği bazı kurallara uymalı, düğünümüzü özgürce, fakat kimseyi rahatsız etmeden yapmalıyız. Sokak düğünleri bu haliyle şehrimize yakışmıyor. İdarecilerimizden bu konuya el atmalarını bekliyorum. Maddi imkanı olmayan insanlarımıza toplu düğünler, kamu kurumlarının salonları veya kapalı pazar yerleri gibi çözümler üretilebilir. Bizim Ankara’dan neyimiz eksik. Bize, şehrimize ve çağa uygun düğünlerde mutlu evlilikler… Saygılarımla.

Share
947 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Vali Varol basınla buluştu!

    03 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Vali Dr. Osman Varol'un, göreve geldiğinden beri bu güne kadar geçen döneminin basın mensuplarıyla buluştuğu değerlendirme toplantısındaydık. Soru- cevap şeklinde geçen toplantıda Amasya'nın meseleleri hakkında basın mensupları sordu Vali Varol cevapladı. Vali bey ile ilk defa böylesine bir toplantıda bir araya geldik. Basın mensupları bunun ne kadar isabetli ve aslında geç kalınmış bir iş olduğunu dile getirdiler ve daha sık yapılmasını istediler. Ne diyelim; geç olsun da güç olmasın! Ayrıntılara geçmeden önce genel olarak toplantı hakkın...
  • Eski Bayramlar Var Ya..

    25 Haziran 2017 Köşe Yazıları

     Eski Bayramlar var ya diyen sohbetlerin hepsinde aslında yaşanılan güzel günlerin geri gelemeyeceğinin özlemi vardır. İşte bu özlemle hep hayıflanırız. Eski bayramlar Diye,  Eskiler geçen günleri geri gelmeyeceğini bilir, yenilerde o kadar güzel günleri yaşayamayacaklarını bilmezler. Aslında ne gariptir ki yıllar, yıllar sonra onlarda bu günleri eski bayramlar diye anacaklar yaşadıkları güzel günlerin farkında değiller. Yaşları orta yaşı geçenler için “Eski Bayramlar” cümlesi dillerine dolanmaya başlar, aslında eskiyen bayramlar değildir. Es...
  • KENAR ETKİSİ

    09 Haziran 2017 Köşe Yazıları

    Anton Pavloviç Çehov güzel hikâyeler yazan bir doktordu Pek çok kimse onu doktorluğuyla hatırlamıyor.  S. Arthur C. Doyle gibi. Wright kardeşler bisiklet tamircisiydi, uçak yaptılar, havacılık sektörünü ortaya çıkardılar. Pastör kimyagerdi. Zamanının tıp eğitimini almadığı halde, kuduz aşısını buldu, çağdaş mikrobiyolojinin temelini attı. Mikroplar üzerine yaptığı çalışmaları çıkarırsanız tıp tarihinde büyük bir boşluk oluşması normal bir sonuçtur. Montessori doktordu yeni bir tarzla eğitimde ekol oluşturdu. Eğitimcileri kıskandırdı...
  • 27 Mayıs ve Darbeler; (Çılgın Türkler)

    28 Mayıs 2017 Köşe Yazıları

    27 Mayıs Türkiye Cumhuriyet tarihinde Demokrasi katili darbelerin ilk başlangıcıdır. En küçük sıkışıklıkta yada iktidardan uzak kalanların iktidara gelmesi amacıyla “Ordu Göreve” çağrısının sebebidir. Mazlum Milletin kendi seçtiği ve görev verdiği Devlet yöneticilerine kendi evlatlarının hücum etmesi, zalimlik yapması ve sonunda İdam etmesidir. Bu vahim olayları ancak kitaplardan okuduk, yaşayanlardan dinledik ve bir çok darbe veya denemeleri ile bizlerde büyüdük, 12 eylül’ü, ve zalimlikleri ile yaşadık, postmodern darbeler, internet andı...