logo

reklam

Temmuz bir kıyametti yıllar önce..


facebook
Aysun Doğan TERZİ
seda@hotmail.com

Temmuz bir kıyametti yıllar önce..

Evimden kilometrelerce uzak, annemin bir zamanlar çiçeklerleriyle konuştuğu balkonunda, ılık yaz rüzgarlarına kapılmış, bir elma ağacı gibi kâh oyana, kâh buyana sallanıp duruyorduk. Demli çayımız, bir parça umut katığımız ile darıdünyanın, ertesi gününe umulmaz hayaller kuruyorduk.Küçük ve basit hayallerdi. Çarşamba pazarına gitmek gibi, uygunundan bir kaç kilo çökelek almak gibi..Bahçeden taze fasülye toplayıp, bol yumurtalı kavurmasını yapıp komşularala hep birlikte yemek gibi. Dedim ya küçük ama, darıdünyanın basitcileri için mutluluğa dönüşen sebeblerdi.Telefonuma gelen bir mesaj, bir kaç dakika öncesi hayalleri bir anda silmişti hafızamdan.
“Darbe oluyor” .. İki korkunç kelime elimin ayağımın titremesine, nefes alışverişimin değişmesine yetmişti. 12 Eylül’ün üzerinden yıllar geçmesine rağmen açtığı yaralar hâlâ onarılmamışken, bu darbe neyin nesiydi ? O günü anlatan kitaplar, gazeteler , işkenceye mâruz kalanlarla yapılan röportajlar kan dondurcuydu. Sistematik bir şekilde zevkine yaplan işkence çağrışmıydı, darbe oldu bildirimi. Yasaklar, dayaklar, işkenceler geçiyordu aklımdan.Titriyordum..

Güçlükle açabildiğim televizyonda ” Sokağa çıkın” diyen cumhurbaşkanını gördüm. Gözlerinde bir miktar korku olduğuna, kendimi ikna edebilirdim.TSK’ya sızan FETÖ üyeleri yani, darbeci terör örgütü asker üniforması giyerek, köprüyü işgal halindeydiler. Televizyondan hissettiğim, kıyamet gibi bir geceydi. Sabaha karşı sosyal palotformlarda, bir tankın ikiye bölüp kenara attığı insanları gördüm. Haberlerde izlememiz mümkün değildi.İnsanı kahreden buna engel olamamakla birlikte, orada olamamaktı.

Evinden çıkarken terlikle, şortla çıkmıştı bazıları.Yaşamlarının da çayları gibi yarım kalacağını bilemezlerdi. Doğaçlama yaşıyoruz, demişti geçenlerde birisi.Buruksattı şimdi o söz.Beşikte evladını, yarini, anasını öylece bırakıp çıkıp gidenlerin gözü karaydı. “Bu vatan bizim, kimse bu vatanı bizden alamaz. Köprüde sorun büyük arkadaşlar, orayı almamız lazım.” demişlerdi. Vatan önce gelmişti, şimdi onlara kahraman değilde ne denebilirdi.Sonralardan o kahramanları diline dolayan bir kaç aydın zorbası oldu. Uzaktan konuşmak, klavye başından yazmak, korunaklı bir alandan ahkam kesmek çok kolaydı..Zor olan o gece dışarıda olabilmekti.Orada namlunun ucunda, gerek bombalarla karşı karşıya gelen insanların yanında, bu tiplemeler bayağı ve aciz görünüyorlardı gözüme..

O gece vatanı, hain emellerin eline geçmemesi için kıymetli canlarına hiçe sayan, tankların üzerine yürüyen ve silahlara siper olan demokrasi kahramanlarımıza Allahtan rahmet diliyorum. Biz onlara minnet borçluyuz,dua borçluyuz.Geride kalan evlatlarına, eşlerine göz kulak olabilmeyi, dertlerine koşabilmeyi borçluyuz..Bu insanlık borcudur, minnet borcudur..

Bir şiir

O gece bütün siyâsi idealar, tek kavramda birleşmişti; Millet !
Rengimiz aynıydı, Kırmızı
Ağızlardan tek bir cümle çıktı,
alabildiğince gür; Allâhu Ekber!
Korkmadı Millet bir korklarının gaspından
Acizin biri “atletle tank mı devrilirmiş” dedi.Titrek ve ıslak vaziyette perde ardından
“Devrilir” dedi, Bu Millet
Gücünü gösterdi..
Bir Milletin birliği yeniden o gece dirildi.

248 şehitin anısına hürmeten; 15 Temmuz unutulmaz, Unutturulamaz..!

Share

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Öğretmenler, geleceğimizin mimarlarıdır.

    26 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Öğretmenler, gelecek kuşakları eğitir ve şekillendirir bu nedenle öğretmenlerin eğittikleri çocukları geleceğimize bir meşale gibi ışık tutacak olan ve geleceğimizi şekillendirecek olan kişilerdir. 24 Kasım Öğretmenler Günü her zaman hatırlanmayı ve değer verilmeyi hak eden çok sevgili öğretmenlerimizin günüdür. Öğretmen bizleri bilgi ile aydınlatan bir mumdur. Yansıttığı ışık bilgi ile aydınlanmamızı, karanlıklardan kurtularak önümüzü görmemizi sağlar. Bu mesleğe ömrünü adamış, şini severek yapan, kendinden çok öğrencilerini düşünen öyle öğre...
  • Yerel gazeteler

    18 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Yerel gazeteler Bugünde, kendi alanımızla ilgili birkaç kelam etmek istedim. Basın, insanların yaşananlardan haberdar olabilmesi için ortaya çıkmış ve yıllardır süre gelen bir olgudur. Aynı zamanda basın, insanların sosyokültürel yapısını etkileyerek değiştirebilecek bir yapıya sahiptir. Demokrasi önce yerelden filizlenir, sonra ülke geneline kök salar. Bunun için bağımsız, özgür ve kendi ayakları üzerinde durabilen yerel basının varlığı ön koşoldur. Demokrasinin ilk basamağı olan yerel birimlerinde halk ile yöneticiler arasında köprü g...
  • Atatürk’ü Sevmek

    10 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Atatürk… Karakteri tam bağımsızlık, yani istiklali tam olan, Müdafaa-i Hukuk temeline dayanıp, Misak-ı Milli sınırları içinde Kuvayi Milliye ruhuyla yoğrulmuş bir deha… Bir büyük önder, bizim gibi bir Türk, Atatürk… Atatürk'ün bıraktığı tek miras, akıl ve bilim yoludur. Günümüzde Atatürkçülük, bugünkü aklın ve bilimin gösterdiği yoldur:Bu yolun da Demokrasi ve İnsan Hakları olduğu açıktır! Türkiye Cumhuriyeti, kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de vurguladığı gibi ilelebet yaşayacaktır. Çağdaşı olarak kurulmuş birçok devlet v...
  • Farklı Başkan Mehmet Sarı

    04 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Amasya'nın çalışkan Belediye Başkanı Mehmet Sarı halkın gönül tahtına oturmayı başarıyor ve halkın gönlüne taht kurmuş. 31 Mart yerel seçimlerinde Amasya için tarihi bir fark sayılacak rakamla Belediye Başkanı koltuğuna oturan Mehmet Sarı belkide bir çok siyasetçinin örnek alması gereken bir durumu gözler önüne seriyor. Sahada halkın gönlünde olan Belediye Başkanı Mehmet Sarı'yı Amasya halkı bağırlarına basmış vaziyette. Güvenli… Oldukça rahat… Kendini güçlü ve… Çok şanslı hissediyor. Çünkü kaptanlık koltuğuna oturduğu Amasya Belediyesi...