logo

reklam

UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ


facebook
A. Suad AKCAN
amasyayorum@hotmail.com

15 Temmuz direnişimizin ve zaferimizin 3. Yıldönümü’nü kutladık.
15 Temmuz, tıpkı Çanakkale Zaferimiz gibi, tıpkı İstiklal Savaşımız gibi, tarihimizdeki sayısız zafer ve başarı gibi bize, hepimize aittir. 15 Temmuz, milletin ortak direnişidir, ortak zaferidir. 15 Temmuz, her türlü farklılığın üzerinde, her türlü siyasi görüşün, yaklaşımın, oluşumun üzerinde, siyaset üstü bir değerimizdir.

15 Temmuz, tarihe altın harflerle yazılacak bir geceydi. Türk halkı adeta üzerine Çanakkale ruhundan bir parça üflenmiş-çesine sokaklara döküldü, millet 22 haziran 1919 tarihinde Türkiye Cumhuriyetinin kurucu Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyetin Doğum Belgesi “Amasya Tamimi”n de kaleme aldığı gibi; ‘Milletin İstiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” ilkesinin başkenti Amasya ile birlikte İstanbul ve Ankara’da başta olmak üzere tüm yurtta darbecilere dur dedi.

15 Temmuz; Türkiye demokrasisinin önemli mihenk taşlarından birinin yerine koyulduğu gün.

Kişiler gibi milletlerin de karakterleri vardır.

Türkiye’de ilk kez halk bir darbe girişimine kelimenin gerçek anlamıyla “Etiyle, kemiğiyle, bedeniyle” karşı koydu.
Türk milleti sağlam karakterini, dirayetli duruşunu 15 Temmuz hain darbe girişiminde bir kez daha kanıtladı. Atalarının onlara emanet ettiği bu toprakları, Çanakkale’de, doğuda, güneydoğuda, şehit kanları ile sulanan bu toprakları bir avuç vatan hainine teslim etmedi. İlle de vatanım dedi de kimselere yedirmedi. Tankların, topların, tüfeklerin önüne göğsünü siper etti.

Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşımızda dile getirdiği gibi;
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış ? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Darbecilerin, milletin direnişi karşısında ilk defa bozguna uğradığı bu zafer, ülkemizde yeni bir dönemin kapılarını araladı. Milli iradeyi rehin almayı hedefleyen o meşum girişim, Türk demokrasisinin önünün açılmasına, daha da güçlenmesine vesile oldu.

DEMOKRASİDEN ŞÜPHENİZ OLMASIN
Ve belki de tarihte ilk kez insan bedeni silahı yendi.
İlk kez Türk insanı demokrasisi için canını verdi.
Demokrasisini bedeniyle, etiyle, kemiğiyle koruyan insanların ülkesinde demokrasi er veya geç layık olduğu kadar büyük bir ağaç, olması gerektiği kadar yeşil bir orman olacaktır.
Kimsenin şüphesi olmasın.

UNUTMA UNUTTURMA
Eski âdetimizdir: Önemli hadiseleri hatırlarız, yıldönümlerinde kutlamalar yaparız ama olanların şokunu atlatmaya başlayınca başımıza gelenleri zamanla unuturuz, kahramanların isimleri ve belâların defedilmesinde oynadıkları önemli roller hafızamızdan uçup gider, sadece olayın günü ile ismini hatırlar, aradan uzun zaman geçtikten sonra da tamamı hafızamızdan sileriz.

Şimdi ıztırap, acı ve nefretle hatırlanan 15 Temmuz’un üzerinden uzun seneler geçtikten sonra bu “Unutma” âdetimizin neticesinde o günün de böyle bir âkıbete uğramaması için kalıcı işler yapılması şarttır ve yapılması gerekenlerin başında ciddî araştırmalar neticesinde ortaya konacak, hadiseyi her yönü ile anlatıp târihe mâledecek belgeye dayalı eserlerin yayınlanması gelir.

Milletin tamamının ortak zaferi ve ortak bayramı olan 15 Temmuz eğer daha fazla ayrıştırmaya maruz kalırsa, eğer sadece belli bir kesimin bayramı olmaya başlarsa, Allah korusun, hiç hak etmediği halde, 27 Mayıs’ın tam zıddı olduğu halde, 27 Mayıs’ın aksine “Bayram” ruhunu yansıttığı halde, akıbeti 27 Mayıs’a benzer. Her türlü darbeye, milli iradeye yönelik her türlü müdahaleye tokat manası taşıyan 15 Temmuz, maazallah, belli bir dönem kutlanır, sonra unutulur, unutturulur…

Bu yıl ortak zaferimizin, şahlanışımızın, kutlu direnişimizin 3. Yıldönümü’nü kutlayacağız. İnşallah bu ve sonraki kutlamaları istismardan arındırırız, fırsatçılara imkân tanımayız ve 15 Temmuz’u milletin ortak zaferi olarak ebediyen coşkuyla, hep birlikte kutlarız.

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sonbarlı Yaz “Aysun Doğan Terzi” Yazdı

    23 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Serin geçen Temmuz mu. Akıllara zarar. Hiç görmedik efendim böylesini. Aktüelite, siyâset, şimdi kimin umrumda. Bu serinlik bu ayda en mühim konu.Takvim 22 Temmuz’u gösterirken dışarıdaki hava tam tersini söylüyor. Mevsimlik montlar kurtuldu sayılır bir yerde, naftalin kokan dolaplardan.Bu serinlik hayırlara olsun da, seksenlerinde babam bu yaşına kadar böyle bir temmuz ayı hiç görmediğini söylüyor.Yaz gecelerinin olmazsa olmazı serin karpuzlar, buz gibi limonatalar buzdolaplarında öylesine bekliyor.Çekirgeler, tarla kuşları da ortalıkta yo...
  • Biraz omurgalı olun heri!..

    23 Temmuz 2019 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Gazetecilik… Bir elinde şerefim dediği kalemi, bir elinde umut meşalesini taşıyanların oluşturduğu günümüzün en zor mesleklerinden… Ötekileştirilen, kendinden olmayanı dışlama yordamıyla değersizleştirilenlerin listesinde belki de artık en başta yer alıyor bu meslek. İki gün sonra 24 Temmuz Gazeteciler Günü ve Basın Bayramını kutlayacağız. 24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrene...
  • UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ

    18 Temmuz 2019 Köşe Yazıları

    15 Temmuz direnişimizin ve zaferimizin 3. Yıldönümü’nü kutladık. 15 Temmuz, tıpkı Çanakkale Zaferimiz gibi, tıpkı İstiklal Savaşımız gibi, tarihimizdeki sayısız zafer ve başarı gibi bize, hepimize aittir. 15 Temmuz, milletin ortak direnişidir, ortak zaferidir. 15 Temmuz, her türlü farklılığın üzerinde, her türlü siyasi görüşün, yaklaşımın, oluşumun üzerinde, siyaset üstü bir değerimizdir. 15 Temmuz, tarihe altın harflerle yazılacak bir geceydi. Türk halkı adeta üzerine Çanakkale ruhundan bir parça üflenmiş-çesine sokaklara döküldü, millet 2...
  • Temmuz bir kıyametti yıllar önce..

    16 Temmuz 2019 Köşe Yazıları

    Temmuz bir kıyametti yıllar önce.. Evimden kilometrelerce uzak, annemin bir zamanlar çiçeklerleriyle konuştuğu balkonunda, ılık yaz rüzgarlarına kapılmış, bir elma ağacı gibi kâh oyana, kâh buyana sallanıp duruyorduk. Demli çayımız, bir parça umut katığımız ile darıdünyanın, ertesi gününe umulmaz hayaller kuruyorduk.Küçük ve basit hayallerdi. Çarşamba pazarına gitmek gibi, uygunundan bir kaç kilo çökelek almak gibi..Bahçeden taze fasülye toplayıp, bol yumurtalı kavurmasını yapıp komşularala hep birlikte yemek gibi. Dedim ya küçük ama, darıdüny...