logo

reklam

Vicdanımızı mı gömdük toprağa yoksa çocukları mı?


facebook
Aysun Doğan TERZİ
seda@hotmail.com

Aslında bu yazının girişini iki ana başlıkla toplayabilirdim. Ama yapmadım.
Hicbir şey istediğimiz gibi de olmadı,varsın olmasın.Kimileri tatil planları yapa dursun,kimileri bulunduğu mevcut durumu beğenmeyip statü yarışına girsin ,kimileri evine Allah ne verdiyse onu götürsun.
Ha birileri de aman suya sabuna dokunmasın.
Birileri de böyle benim gibi konuşup dursun;köyün meczubuyuz ne de olsa!
Bir hafta boyunca sustum, yazmayacaktım.
Leyla’lardan Eylül’lerden bahsedip acımıza kazma vurmayacaktım; ta ki 2 yaşındaki Sami Yusuf öldürülene kadar.
Bir kaç hafta evvel siyâsi meydanlarda bağırıyorduk hani idam gelebilirdi ” gündemimizde var” denmedi mi ?Hani çözüyorduk ,ne oldu ?
Bir an önce hemen bugün, şimdi !
Masumiyet katilleri,tecavüzcüler nefes alıyorken,bağrına ateş düşen annelerin acısını hissetmekten,masum minik bedenlerin toprağa verilmesinden biz yorulduk.
Biz usandık.

Eğitim mi , İdam mı?

Kimden zarar geleceğinin garantisi olmayan bir toplumda yasamak insanları topluma bağlıyan tüm iyimser duygularını yok etti, işgali kolay çatıştırması kolay kollektif davranamayan zayıf bir toplum ortaya çıktı böylelikle. Ahlâk ve vicdan düzeyi ile yükselmiş ,erdemli bireylerin oluşturduğu bir toplum sömürülemez, böyle bir toplumdan piyasa adamı çıkmaz,işgal edilemez.
Bu yüzden Ahlâk ve vicdan eğitimi şart !
Tüm sosyal ortamları kapsayan bir eğitim. Aile okul ve medya.Tek tek bireylerle ilgilenmek,vicdanları yeşertmek gerek.
İdam bir an evvel olsun.Lakin kimse “idam bu işi çözer kolaycılığına” da kaçmasın.
Bu işin üzerinden siyâsi primler yapılmasın.
Bu ahlâksızlığı yapanlar,”imam hatipli,dindar,kemalist ya da atesist şucu,bucu ” ayrımcılığına düşürülmesin.

Paliyatif tedbir: İdam !
Ahlâkî erdemleri temelinden bozuk, kültür yapılanması oluşmamış bireylerden çocukları, cinsel kastrasyon (kimyasal hadım) kurtabarabilir mi peki ?
5 yaşındaki Çicek sırf ablasından intikam için alınmak icin ormanlık alanda diri diri yakıldı.Ortada cinsel istismar mı vardı?
Ve yüreğimizi yakan, kocaman mavi gözlerini bu dünyaya kapatıp giden Leyla, 8 gün açlığa mahkum edilerek öldü.
Bu ne demek ortada cinsel istismar yok demek.
Yine de yanıyor canımız.
Çok yanıyor.
O halde neden biz (Yönetim) hâlâ kimyasal hadımı konuşuyoruz?

Geçiştirmek için mi ?

Share
233 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bostancı Farķı

    05 Kasım 2018 Köşe Yazıları

    Bu hafta kalemi alınca elime kendime bir söz verdim. Gündeme karışmak yok, laf olsun diye konuşmak yok. Hulâsa keyfimi de bozmaya gerek yok. Haftalık rutin programımı yırtıp kendime yeni bir program hazırladım. Haber programlarından, sosyal medyadan ve akademik okumalardan mümkün olduğunca kaçacaktım. Hande'lin Largosunu dinleyecek,dünyada olup bitenlerden habersiz, toprakta yalın ayak gezmenin keyfi ve enerjisiyle atıştırmalık okumalar yapıp, geçici körlüğün verdiği hazza sıkı sıkıya tutunacaktım. Olmadı. Yine kendimi haber sitelerinde, gezini...
  • Halkın sesi olmaya.., Devam ediyoruz!

    22 Ekim 2018 Köşe Yazıları

    Kurulduğu günden bu yana Amasya'nın gündeminin nabzına ışık tutan Amasya'nın Sesi Yorum Gazetesi 2019 Mahalli İdareler seçimi önceside halkın sesi olmaya devam ediyor. Okurlarıyla buluştuğu ilk günden bu yana doğru, tarafsız habercilik anlayışıyla vatandaşları bilgilendiren Yorum Gazetesi ilkeli haberleriyle de okurlarının takdirini kazanmaya devam ediyor. Amasya'nın Sesi Yorum Gazetesi, sizlerin de desteğiyle gelecek için kentin tek sesi olmayı hedefliyor. Amasya halkına en iyi şekilde hizmet etmeyi amaç edinen Yorum Gazetesi, sayfa sütunlar...
  • “Havalardan, havalardan”

    21 Ekim 2018 Köşe Yazıları

    Sabah uyandınız, başınız ağrıyor. Canınız kahvaltı yapmak istemiyor,gözünüzün önünde duran sucuklu tost sizin için bir anlam ifade etmiyor, vücudunuz ekseriyetle yorgun,zihniniz allak bullak ise;" havalardan", "havalardan". Sonbaharın gelmesi bir dert, sonbahar psikolojisiyle baş etmek ayrı bir dert. Gümüş gri yorganını üzerine çekiveren gökyüzünün altında, hüzünden kasvetten boğulanları,görmek de mümkün. Ne giyeceğini,ne hissedeceği bilmeyenleri de.Bir güneşli, bir yağmurlu havanın değişkenliği ruhumuza da sirayet ediverdi resmen. Bu a...
  • O Benim Başkanım

    16 Ekim 2018 Köşe Yazıları, Siyaset, Tüm Manşetler

    Seçimlerin yaklaşması ile birlikte partilerin aday belirleme sürecini de hızlandırdı. Genelde temayül yoklamasıyla adaylarını belirleyeren AK Parti, bu sefer adaylarını seçim bölgesinde halkı tarafından sevilen ve istenilen kişilerden oluşan bir liste hazırlayacağı bekleniyor. Yerel seçimle genel seçimin dinamiğinin farklı olduğunu bilerek başlamalıyız. Yerel seçimlerde seçim sonucunu belirleyecek birinci etken adayın kim olduğudur. İkincisi siyasal partinin iktidar olma hevesinin ya da vatandaşa vereceği umudun ne kadar güçlü olduğu önemlid...
hd porno sikis izle