logo

reklam

Yeni yıl ayağına gelmeyecek, kalk da al..!


facebook
Aysun Doğan TERZİ
seda@hotmail.com

Merhaba yeni yıldan beklentisi yüksek olanlar. Merhaba oturduğu yerden mucize bekleyenler.Yeni yıla sıfır beklentiyle giren, çam ağacına para vermeyen, jinglee belgss diye bağırmayan, iki kilo mandalina ve kabuklu fıstıkla dünyanın en mutlu insanı olabileler sizlere de Merhaba.

Yeni yıl yaklaşırken, bir yılbaşı geyiği haline dönüşen ‘yeni yıldan beklenenler ‘klişesine değinmeden olmazdı. Aralık ayı bitene kadar maruz kalacağımız, caps severlerin sıkı sıkıya yapıştığı bu umutcul kalıp, ne yazık ki hiç umut vermiyor bana.Yeni yıl gelirken adettendir (!) yenilikler dilenir aman efendim, tüm hedefler beklentiler yeni yıla nakledilir. Yeni yıl, yeni işler, pol paralar yakışıklı/güzel eşler getirecektir. Falan da filan. Bunları geç kardeşim; umudunu kırmak istemem ama yeni yılda bunların sen hiç bir şey yapmadan gerçekleşeceğine inanıyorsan daha çok beklersin..!

Spor yapmadan o göbeği eritemezsin bir.Çalışmadan, üretmeden para gelmez iki.Yeni yıl ayağına gelmeyecek, kalk da al üç..! Hangi çiftçi toprağını ekmeden, gübrelemeden toprağını zararlı otlardan temizlemeden mahsul bekler ki? Hangi öğretmen, hiç bir şey öğretmeden kazanım bekler öğrencisinden ?Hangi yazar, gün boyu yazmadan, okumalar yapmadan yazarlık vasfına erişir ?Hangi siyâsetçi yeteneği ve altyapısı olmadan ilerler ? (Bu ülkemizde geçerli değil,yeni yıl beklentiler listenize ” Dayı ” ekleyebilirsiniz)Bir yıl boyunca hiç kitap, ansiklopedi, sözlük karıştırmadım ama yeni yıldan beklentim Dale Carnegie olmak ? Bu ancak masallarda mümkündür. Oda kısa vadede. İstekler ,beklentiler beklenileni getirmez. Harekete geçmeli.Bütün bunların yanısıra benim de birtakım somut beklentilerim
var. Temenni efendim, temenni .

Misal; Milletvekili gömleği giyer giymez, insanlığını çıkaran, el pençe biad uman, “görgüsüz bazı vekillerin ” meclis divanından tasfiye edilmesini bekliyorum. Ne şiş yansın, ne kebap deyimini kendi ideolojik kalıplarına uyduran ne mevcut konumundan ne de yârdan vazgeçmeye yüreği el vermeyen , politikacıların siyasetten elini eteğini çekip, inzivaya çekilmelerini bekliyorum.

En şatafatlı sofralara kurulurken değil, halk jargonunu kullanarak , ” sizdenim” mesajı veren politikacıların tez zamanda tıka basa doymalarını bekliyorum. ‎Efendim zira, biz bunlara doyduk.
Üst insan, ‎kusuyoruz.
Devam ediyorum.. Misal; Üç kuruşluk malı, utanmadan sıkılmadan 10 kuruşa vermeye yeltenen başımıza esnaf değil düpedüz “Hamido” kesilen fırsatçıların , o üç kuruşluk malı alamayacakları günleri görmelerini bekliyorum.

Misal; Yeni arabasıyla, yeni motoruyla sosyal medyada şov yapan görgüsüz abilerin -ablaların azalmasını bekliyorum.
Ünlü iş adamı- ünlü iş kadını kompleksine giren günümüz insanın ‘insanı değerlere’ daha fazla önem vermelerini bekliyorum.

Misal; Kendini üst akıl ilan eden yazar teyzelerin – amcaların realist olmalarını, bir defalığına gün ışığında aynaya bakmalarını bekliyorum.
Kitap okumayan, okuyanlara da boş bilmiş gözle bakan tiplerin, bu yıl ile birlikte bir kaç güne buhar olmalarını bekliyorum.
Yeni yıl da yeni zamlar değil, yeni indirimler bekliyorum. Kültür istismarı yapan yayınların, haber programlarının ,dizilerin tv’den kaldırılmasını bekliyorum.

Her sabah aynı telden çalan, dün öyle bugün böyle konuşan kıvrak spikerlerin, eşşek arıları tarafından istila
edilmesini bekliyorum.

Kadınlarların toplumun her kesiminde seslerinin daha Gürses çıktığı, çocukların daha fazla korunduğu, işçilerin daha insani koşullarda çalıştığı günlerin bir an evvel gelmesini bekliyorum.

Elbette kendimden de beklediğim , bir takım şeyler var.
Örneğin: iki yıldır bir türlü bitiremediğim kitabıma daha fazla zaman ayırıp, son revüzyonlarını tamamlayıp bir an önce okuyucuya sunmayı bekliyorum.

Mutlu Yıllar ..!

Share

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Huzur veren gazete

    16 Ağustos 2019 Köşe Yazıları

    Amasya'nın Sesi Yorum Gazetesi asla milletimizin değerlerine ters düşecek bir yayıncılık anlayışını benimsemediği için, okuyucu nezdinde güven tesis etti. “Huzur Veren Gazete” okuyucularımızın bize verdiği payedir. Vatanseverlik bizim temel şiarımızdır. Bu noktada mihenk taşımız, okuyucunun bize dair kanaatidir. 16 Ağustos 1986, pek mütevazı ekonomik imkânlarla yayın hayatına başlayan Amasya'nın Sesi Yorum Gazetesi, Yerel gazetecilikteki zorlu rekabet şartlarına rağmen 34 yıl boyunca istikrarlı ve kaliteli bir yayıncılık anlaışı ile Am...
  • Sonbarlı Yaz “Aysun Doğan Terzi” Yazdı

    23 Temmuz 2019 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Serin geçen Temmuz mu. Akıllara zarar. Hiç görmedik efendim böylesini. Aktüelite, siyâset, şimdi kimin umrumda. Bu serinlik bu ayda en mühim konu.Takvim 22 Temmuz’u gösterirken dışarıdaki hava tam tersini söylüyor. Mevsimlik montlar kurtuldu sayılır bir yerde, naftalin kokan dolaplardan.Bu serinlik hayırlara olsun da, seksenlerinde babam bu yaşına kadar böyle bir temmuz ayı hiç görmediğini söylüyor.Yaz gecelerinin olmazsa olmazı serin karpuzlar, buz gibi limonatalar buzdolaplarında öylesine bekliyor.Çekirgeler, tarla kuşları da ortalıkta yo...
  • Biraz omurgalı olun heri!..

    23 Temmuz 2019 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Gazetecilik… Bir elinde şerefim dediği kalemi, bir elinde umut meşalesini taşıyanların oluşturduğu günümüzün en zor mesleklerinden… Ötekileştirilen, kendinden olmayanı dışlama yordamıyla değersizleştirilenlerin listesinde belki de artık en başta yer alıyor bu meslek. İki gün sonra 24 Temmuz Gazeteciler Günü ve Basın Bayramını kutlayacağız. 24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü "Gazeteciler ve Basın Bayramı" olarak kutlanıyor. Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrene...
  • UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ

    18 Temmuz 2019 Köşe Yazıları

    15 Temmuz direnişimizin ve zaferimizin 3. Yıldönümü’nü kutladık. 15 Temmuz, tıpkı Çanakkale Zaferimiz gibi, tıpkı İstiklal Savaşımız gibi, tarihimizdeki sayısız zafer ve başarı gibi bize, hepimize aittir. 15 Temmuz, milletin ortak direnişidir, ortak zaferidir. 15 Temmuz, her türlü farklılığın üzerinde, her türlü siyasi görüşün, yaklaşımın, oluşumun üzerinde, siyaset üstü bir değerimizdir. 15 Temmuz, tarihe altın harflerle yazılacak bir geceydi. Türk halkı adeta üzerine Çanakkale ruhundan bir parça üflenmiş-çesine sokaklara döküldü, millet 2...