logo

reklam

YERYÜZÜNDE YENİ BİR ŞEY YOK


Menderes Keten
menderesketen@hotmail.com

Habil ve kabil amcalarımızdı, maktul ve katil olan amcalarımız…

Yeryüzünde ilk günahımız kıskançlık ve haset, ilk suçumuz cinayetti.

İddia o ki… Çok ilerledik, bilinen insanlık tarihinde çok yol aldık.

Modern dedik yetmedi… Postmodern dedik…

Aslında hiç ilerlemedik…

Atomu parçalayan insan ile Habil’i öldüren insan arasındaki fark nedir?

Hadi uzak yüzyılları karıştırmayalım…

Geçen yüzyılda neler olmuştu biraz tarih bilgisiyle hatırlayalım.

Yüzyılın başında Birinci Dünya Savaşı vardı.

Ne kadar kişi ölmüştü bilen var mı? 38 milyon.

Tarih kitapları ne kadar yazıyorsa mutlaka fazlası ölmüştür…

Erich M. Remarque; “Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok” adlı eserinde “savaşa katılan herkes ölür, bedenen ya da ruhen, kimse savaştan sağ çıkamaz” diyordu.

Bu kayıplarımızı da sayarsak, yani psikolojisi ölü ve yaralılarımızı da sayarsak,

Çok az insan sağ kaldı…

Yüzyılın ortasında ikinci dünya savaşı vardı.

Birincisinden daha fazla insan öldü: 73 milyon. Dünya değişti…

Hayatta değişti, buluşlar, icatlar adeta patladı, makineleşme hayatın her alanına nüfuz etti.  İnsanların işleri kolaylaştı! Bu paradigmaya göre,

İnsanların işleri kolaylaştığı için kendilerine de fazla vakit ayırmaları gerekiyordu.

Öyle olmadı… Tam tersi kendine vakit ayıramaz oldu.

Neden ilerlediğimizi, nereye ilerlediğimizi, bilmeden ilerledik!

İlerledik mesela…

1947 yılında transistorü bulan adamlar… aslında neyi bulduklarını tam olarak bilmiyorlardı,

o an için sorunlarını tam olarak çözdüler fakat orda bilgisayar çağının fitilini de ateşlediler.

  1. nesil işlemcilerde 1,7 milyar transistör olduğunu söylersek olayın vahameti ortaya çıkar. Lambalı dönemle kıyasladığımızda, 3.4 milyon metrekarelik bir alanı,

daha basit bir ifadeyle Amasya merkez ilçe alanının iki katını,

10 cm kareye sığdırdığımızı söylersek abartmış olmayız.

Bu ilerleme ise… “O” kadar ilerledik ki tahminlerimiz geride kaldı.

 

Milenyumla birlikte yeni savaşlar ekledik insanlık tarihine.

Gelecekte, tarih öğretmenleri öğrencilerine soracak;

Söyle bakalım evladım Amerika Afganistan’ı ne zaman işgal etti, sebepleri neydi?

Bir zamanlar o öğrenci bizlerdik, şimdi başkaları olacak…

Aslında “Güneş’in Dünya’yı aydınlattığı her gün yeryüzünde bir yerlerde savaş alanı aydınlanıyor. Biz insanlar doğanın en vahşi yaratığıyız bir bakıma…

 

Bu yüzyıla savaşla başladık, bilin bakalım bundan sonra ne olacak,

Nerden mi bileceğiz tarih sayfalarını açalım isimleri yerleri tarihleri değiştirelim yeter,

Nihayetinde hepimiz insanız, âdemoğlu yani…

Akıllı cep telefonu kullanan insanla dumanla haberleşen insan arasında,

Bir fark var mı? Kullandıkları teknoloji farklı, başka…

Fark varda biz mi? Bilmiyoruz.

Amcalarımız Habil ve kabil

Katil ve maktulün, suçlu ve masumun yeğenleriyiz

Ve şair Baudelaire gibi boheme bulanıp sitem ediyoruz,

Kabil’in soyu, çektirdiğin azabın Hiçbir zaman gelmeyecek mi sonu?

Etiketler: » » » » »
Share
1697 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

#

YERYÜZÜNDE YENİ BİR ŞEY YOK” için 3 Yorum

  1. Bulent ESEN : diyor ki:

    Mesajınız…

    0
  2. Bulent ESEN : diyor ki:

    Güzel bir yazı olmuş elinize sağlık hocam.

    0
  3. MEHMET MÜLHİM : diyor ki:

    Bilgine yüreğine sağlık güzel yazı olmuş.Kafam karıştı yoksa hiç gelişmedik mi?

    0

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 Temmuz Milli Birlik Destanı

    16 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Bir önceki darbenin üzerinden tam tamına 36 yıl geçtikten sonra Türk Silahlı Kuvvetleri ,içinde bir ahtopot gibi kol saran,fetö örgütünün köpeği olmuş, bir kaç hayâ yoksunu general ve askeri personelin devletin topuyla tankıyla halkı esir almaya kalkma aptallığına düştükleri günün adıdır 15 Temmuz.Çok şükür ki ihanet gişimleri halkın sokağa çıkması ile başarısızlıkla sonuçlanmış,halk onları kendi imkanlarıyla hezimete uğratmıştı. Milli Birlik Destanı Bu yazıyı kaleme almam kolay olmadı,hiç kolay olmadı hemde.O kabus geceyi bir kez daha ha...
  • Vicdanımızı mı gömdük toprağa yoksa çocukları mı?

    13 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Aslında bu yazının girişini iki ana başlıkla toplayabilirdim. Ama yapmadım. Hicbir şey istediğimiz gibi de olmadı,varsın olmasın.Kimileri tatil planları yapa dursun,kimileri bulunduğu mevcut durumu beğenmeyip statü yarışına girsin ,kimileri evine Allah ne verdiyse onu götürsun. Ha birileri de aman suya sabuna dokunmasın. Birileri de böyle benim gibi konuşup dursun;köyün meczubuyuz ne de olsa! Bir hafta boyunca sustum, yazmayacaktım. Leyla'lardan Eylül'lerden bahsedip acımıza kazma vurmayacaktım; ta ki 2 yaşındaki Sami Yusuf öldürülene ...
  • Sevgisizlik Çağı,Tahammülsüzlük İklimi

    03 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Güneşe gülle at, karartır mı hiç? Allah sevmediğini yaratır mı hiç? İnsan olan insan darıltırmı hiç? Haksızlık haksızın özünden olur"  Bu güzel dizeler kime mi ait ? Bozkurun tezenesi,türkülerin öznesi,gönül duvarmıza güneşinden ışık sızdıran Neşet Ertaş'a tabi.. Nereden esti "Aa Aysun" dediğinizi duyar gibi oluyorum.Haklısınız elbet.Seçimler bitti,bir rahat nefes almak hemde Neşet Ertaş'ı size bir kez daha hatırlatmak; ruhunuza onun türküleriyle dokunmak istedim. Çünkü buna ihtiyacımiz var. Çağ sevgisizlik ve zulüm çağı ,iklim tahammülsüzl...
  • Son Söz

    22 Haziran 2018 Köşe Yazıları

    Türkiye’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin ilk seçimi ile birlikte 27. Dönem Milletvekilliği seçimleri için haftalardır süren tartışmalar ve tahminler artık bir şey ifade etmiyor. Son söz pazar günü oy verme merkezlerine giden seçmenlerde. Seçmenler 5 yıl süreyle ükeyi yönetecek Cumhurbaşkanını ve TBMM de yer alacak siyasi partilerin il milletvekillerini belirleyecek. Cumhurbaşkanı ile birlikte Liderlerin egemenliğinde olan bir seçim sistemiyle milletvekillerini seçeceğiz. Aslında seçtiğimiz milletvekilleri bizim seçtiklerimiz değ...
hd porno sikis izle