logo

reklam

YETER ARTIK


facebook
A. Suad AKCAN
amasyayorum@hotmail.com

Basın hürriyetine darbe vurulması, basın arasında ayrımcılık yapılması demokratik düşünebilen insanların yapabileceği bir şey değildir. Ceberrut insanların yapabileceği bir şeydir. Medya arasında ayrımcılık yapılması yanlıştır. Basın hürriyetine vurulmuş bir darbe olarak değerlendirilir.
Özellikle Amasya’yı yönetenlerin pozisyonundaki insanların bu konuda daha duyarlı ve hassasiyet göstermeleri gerekir. Basının haber alma özelliğini kimse engelleyemez. Engelleme hakkı da yoktur.
Siz Valilik Basın ve halkla İlişkiler Müdürlüğü olarak, valiliğin kamu oyu ile arasındaki iletişim köprüsünü gören basına haber akışını sağlayacaksınuz, diğer taraftan haberlerinizi sizin istediğiniz gibi servis etmiyor diye basın arasında ayrımcılığa gideceksiniz. Basın arasında haksız rekabet yaratacaksınız…
Amasya Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü , Valilik ile kamu oyu arasında sağlam iletişim köprüsünümü kurar, yoksa Bürokrasi siyasetimi yapar.
Valik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü valilik makamını itibarsızlaştırmanın derdinde. Sözde Amasya Basını arasında ayrımcalık yaparak, Bugüne kadar basın ile iyi bir diyalog içerisinde olan Amasya Valisi İbrahim Halil Çomaktekin’i basın ile karşı karşıya getirmenin peşinde.

Amasya Basını bir bütüntür
Amasya’nın Sesi Yorum Gazetesinin haberlerinden rahatsızlık duyan Amasya Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, şimdi itibarını yeniden kazanmak adına, sözde basını kullanma telaşı işine düştü.
Amasya Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü, bugüne kadar uygulamadığı yöntemi, bugünlerde uygulamaya koydu. Amasya Valisi sayın Çomaktekin’i ziyaret eden Bir Oda’nın ziyaretinde iki gazeteci arkadaşımızın isimleri ziyarette gösterilmiş. Gazeteci arkadaşımız Oda tarafından özel olarak davet edilmediği gibi, Valilik tarafından da özel olarak davet edilmemişlerdir.
Araştırmamızda o gazeteci arkadaşlarımız Oda’nın ziyaretinde değil, Vali Çomaktekin’in Valilik toplantı salonunu tanıtımında yer almıştır. O arkadaşlarımız görevi gereği orada bulunmuşlardır. Görev geriği orada bulunan gazetecilerin isimleri bugüne kadar Valilik resmi internet sayfasına konulmamıştır. Basın olarak yer almıştır. Bugün ne oldu da valilik resmi intirnet sayafasındaki kamuoyu bilgilendirme bölümüne konuldu.
Amasya Basını bir bütüntür. Bu birlik ve beraberliğin sağlandığı bütünlüğü, Amasya Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü bozamaz. Bu bütünlük Türkiye’ye örnek bir bütünlüktür. Gazeteci arkadaşlarımız görevini yaparlar. Görev aşkı ile yapılan görevde de hiç bir sorun yaşanmaz. Gazeteci arkadaşlarımıza saygı duyarız.
Amasya’da yerel basın olduğu kadar, ulusal ajansların ve gazetelerin temsilcileride bulunuyor. Gazeteciler arasında ayrımcalık yaparak değil, Lütfen kamu oyunu doğru bilgilendirin. Basın arasında ayrımcalık yapmayın. Görevinizi millet adına yapın. Bilmem net olarak anlata bildik mi?

ŞEHİTE SAYGISI OLMAYANIN GÖREV SORUMLULUĞU OLURMU?
Amasya geçtiğimiz aylarda şehitide ağlarken, Ülkenin bölünmez bütünlüğü, canından çok sevdiği vatanı ve bayrağı adına, canını seve seve veren Şehit törenine katılmayan. Makamlarını kullanarak, diğer il müdürlerini Şehit törenine çağırma yerine, yemek programına çağıranların görev sorumluluğunu anlamasının mümkünü olmaz.
Şehit töreni yerine, yemek töreni organizesi yapanlar bu ülke insanı arasında ayrımcalığın organizesinde de bulunurlar.
Biz; Bu ülke insanı arasında ayrımcalık yapan ve yapmaya kalkanların oyunlarını bozarız. Bürakrasi siyati içerisinde halkın egemenliğini elinden alıp, bürokrasi egemenliğinin zırhına saklananlarıda o zırhdan çıkarırız.

asa

Share
1368 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Vali Varol basınla buluştu!

    03 Ekim 2017 Köşe Yazıları

    Vali Dr. Osman Varol'un, göreve geldiğinden beri bu güne kadar geçen döneminin basın mensuplarıyla buluştuğu değerlendirme toplantısındaydık. Soru- cevap şeklinde geçen toplantıda Amasya'nın meseleleri hakkında basın mensupları sordu Vali Varol cevapladı. Vali bey ile ilk defa böylesine bir toplantıda bir araya geldik. Basın mensupları bunun ne kadar isabetli ve aslında geç kalınmış bir iş olduğunu dile getirdiler ve daha sık yapılmasını istediler. Ne diyelim; geç olsun da güç olmasın! Ayrıntılara geçmeden önce genel olarak toplantı hakkın...
  • Eski Bayramlar Var Ya..

    25 Haziran 2017 Köşe Yazıları

     Eski Bayramlar var ya diyen sohbetlerin hepsinde aslında yaşanılan güzel günlerin geri gelemeyeceğinin özlemi vardır. İşte bu özlemle hep hayıflanırız. Eski bayramlar Diye,  Eskiler geçen günleri geri gelmeyeceğini bilir, yenilerde o kadar güzel günleri yaşayamayacaklarını bilmezler. Aslında ne gariptir ki yıllar, yıllar sonra onlarda bu günleri eski bayramlar diye anacaklar yaşadıkları güzel günlerin farkında değiller. Yaşları orta yaşı geçenler için “Eski Bayramlar” cümlesi dillerine dolanmaya başlar, aslında eskiyen bayramlar değildir. Es...
  • KENAR ETKİSİ

    09 Haziran 2017 Köşe Yazıları

    Anton Pavloviç Çehov güzel hikâyeler yazan bir doktorduPek çok kimse onu doktorluğuyla hatırlamıyor.  S. Arthur C. Doyle gibi.Wright kardeşler bisiklet tamircisiydi, uçak yaptılar, havacılık sektörünü ortaya çıkardılar.Pastör kimyagerdi. Zamanının tıp eğitimini almadığı halde, kuduz aşısını buldu, çağdaş mikrobiyolojinin temelini attı. Mikroplar üzerine yaptığı çalışmaları çıkarırsanız tıp tarihinde büyük bir boşluk oluşması normal bir sonuçtur.Montessori doktordu yeni bir tarzla eğitimde ekol oluşturdu. Eğitimcileri kıskandırdı...
  • 27 Mayıs ve Darbeler; (Çılgın Türkler)

    28 Mayıs 2017 Köşe Yazıları

    27 Mayıs Türkiye Cumhuriyet tarihinde Demokrasi katili darbelerin ilk başlangıcıdır. En küçük sıkışıklıkta yada iktidardan uzak kalanların iktidara gelmesi amacıyla “Ordu Göreve” çağrısının sebebidir.Mazlum Milletin kendi seçtiği ve görev verdiği Devlet yöneticilerine kendi evlatlarının hücum etmesi, zalimlik yapması ve sonunda İdam etmesidir.Bu vahim olayları ancak kitaplardan okuduk, yaşayanlardan dinledik ve bir çok darbe veya denemeleri ile bizlerde büyüdük, 12 eylül’ü, ve zalimlikleri ile yaşadık, postmodern darbeler, internet andı...