logo

reklam

Zihin Diyeti


facebook
Aysun Doğan TERZİ
seda@hotmail.com

Merhaba,sevgili Yorum okuyucuları.Sıcak ve huzurlu bir gün sizlerin olsun. Öncelikle ,Afrin’de ‘Zeytin Dalı Harekatında’ görev  alan,kahraman Mehmetçiklerimizin Allah yar ve yardımcı olsun.
Dualarımız kalkan olsun.Cesur gövdelerine.

Zihin Diyeti

Normalde kendimi kısıtlayan bir tip olmama rağmen,artık bir takım kısıtlamalarda bulunmamın vakti geldi diye düşünüyorum.
Sanırım bunu düşündüren ya yaşım, ya da hızla geçen zaman.
Hayatı sadece görünenlerden ibaret sanıp ona göre yaşamak ve insanları bu şekilde değerlendirmek, kimileri için doğru gelebilir.Böyle düşünmeleri de doğal.Lakin  ben böyle düşünemem.Görüntülerden ziyade; zihinsel görüntü,düşüncelerin estetik duruşu ve sağlıklı olması benim için  son derece önemlidir.
Zayıflama diyetlerinde bir takım  temel ilkeler  vardır:sınırlı enerji almak ve vücudun temel besin ögelerini yeteri kadar tüketmek,azaltmak ya da çoğaltmak gibi.
Benim zihin diyetimde ise ;yaşamımı güzelleştiren,zihnimi dinlendiren, bol oksijenli ilkelerim ve sınırlı şekerlerim var(!)

Sosyal medyayı: Yağlı,tuzlu ve hatta bol şekerli gıdalara benzetiyorum.Beni anlık bile mutlu etmeyen,zamanımı  ve sağlığımı çalan sinsi bir  şeker işte!
Bu yüzden kısıtlıyorum.
Örneğin:
Facebookta, atarlı,giderli,egolu insanları bol yağlı patates kızartmasına benzetiyorum, uzak kalmak ise inanın bana,kekik çayı etkisi veriyor.
WhatsApp, ah whatsap ! whatsaap,artık son zamanlarda güzin ablalık hizmeti ve psikoloji uzmanlarına destek veriyor(!)
Eş,dost buluşmalarında tek söz edilmezken,whatsaap’da psikoloji uzmanı kesiliyoruz.
Ya instagram,o farklı mı sanki ?
Ünlünün,ünsüzün nerede olduğunu,ne yaptığını görmekten,kendi hayatını kaçıyor insan. Ve tam o sırada içimden bir ses şöyle diyor;
Kaldır kafanı bir gökyüzüne bak,
Serçelerin kanat çırpışını izlemek kadar şimdi ne mutlu edebilir seni..!
Hep şunu merak ediyorum,havalı resimler,bol beğeniler,gerçek hayatı ne kadar dolduruyor. Gerçek hayatta kimler beğenip seviyor.
Ne saçma bir avuntu,öyle değil mi?
Devam ediyorum zihin  diyetime;
Bir takım insan tiplerinden uzak durmak,ya da hayatımdan çıkarmak”detoks etkisi” yaratıyor  ve yine bana göre tabi.
Ve buna dayanarak, bazı insanlarla bağımı kesiyorum.Görüşmüyorum.
En tahammül edemediğim tiplerin  başında;
yapmacık,iki lafı bir araya getirmekte zorlanan, insanlar geliyor.
Affedin  beni ama,söyleyeceği üç kelimeden oluşan tek bir cümle… uzatır uzatır ve uzatır.
Bu benim çocukken annemin bana zorla yedirdiği kelle paça çorbasını hatırlatır.Bu yüzden hayatımda yeri yoktur.
Devam ediyorum;
Bağımlılar :Tek düşündükleri kendileridir. Yalnız başlarına hiç bir şey yapamazlar.Bir kafede tek başına vakit  geçiremezler.
Sevdiklerinden değil;sosyal kaygılarından!

Rekabetciler:Giyim  tarzınızdan tutunda,hobilerinize kadar..her konuda rekabet ederler.

Dedikoducular: Bunu  kaçak içki gibi düşünün. Midenizi ve damarlarınızı alt üst etmekle kalmaz,hayatınızı bir kâbusa çevirebilirler.

Kötümserler,kolaycılar ve kurgu ustaları.
Bu liste uzar gider..
Zihin diyetime bir son  verirken,şunlarıda eklemeden edemedim:
Televizyonu,telefonu,bilgisayarı kapatmak.
Biraz yalnız kalmak,yalnız yürümek,kuşların şarkısına kulak vermek,dağları seyretmek ,zihnin sonsuz  derinliklerinde gezinirken; gökyüzüne de “seviyorum” bakışı atmak,zihin  diyetime dahil.

Bu hafta sizlere;
“Bir insanın bilgisi vardır, pratiği yoktur, fakat bir diğerinin bilgisi de, pratiği de, yeterli tecrübesi de vardır.”sözleriyle gönlüme taht kurmuş olan Nizam-ül-Mülk’den bahsetmek istiyorum.
Nizam-ül-Mülk, 1018 yılında İran’ın, Tûs şehrinde doğmuştur.Asıl adı, Hâce Kıvamüddin Ebû Ali Hasan bin Ali’dir.
Yirmi dokuz sene Büyük Selçuklu devletine, dirâyet ve adaletle hizmet eder.Akılllı ve tedbirli,merhametli,zeki onun güzel sıfatlarındandır..Sultan Alparslan’nın vefâtıyla veliaht, Melik Şah’ın geçmesini sağlayıp nizam ve âsayişin korunmasında muhaffak olmuştur.
Felsefeye olan yoğun ilgisi onu çağının filozoflarından etkilenmesine yol açmıştır.
Ömer hayyam ve Farabi en çok etkilendiği filozoflardır.

Yazdığı siyasetnamesi ile günümüz yöneticileride
dahil her dönemdeki yöneticilere hitap eden,hayranlık uyandıran bir devlet adamıdır.

Bir rivayete göre; fakir ve kimsesiz bir kadın, vezir Nizam’ül-Mülk’den bir müşkilinin halledilmesi için yardım istemiş. Nizam’ül-Mülk de durup onunla konuşmaya başlamış. Bunun üzerine vezirin mabeyncilerinden biri o kadını Nizam-ül-Mülk’ün yanından uzaklaştırmak istemiş. Vezir, mabeyncisinin bu hareketini çok çirkin görmüş ve “Muhakkak ki ben sana bu gibilere yardım edesin diye vazife verdim” diyerek onu haciblikten uzaklaştırmış.

Sevgi ve Saygıyla kalın.Mutlu haftalar efendim!

Share
281 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ne olur ‘çocuklar’ bir yere kaybolmasın !

    26 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Bu hafta bu yazıyı kaleme almak için sabırsızlıkla bekledim.Müsadenizle bu köşe aracalığıyla; Amasya'yı durmadan ileriye götüren, Amasya'nın yükselişini azmi ile inşa eden Belediye Başkanımız Cafer Özdemir 'e minnetlerimi sunmak isterim. Biliyorsunuz, "Yeşilırmak Şişirme Projesi" Türkiye'de ilk olma özelliğini taşıyor. Bu Amasya halkı için büyük gurur. Yeşilırmak elektrik üretecek, aynı zamanda da yeni yapılan Amasya Belediyesi'nin hizmet binasında üretilen elektrikten kullanılacak.Bu Amasya için bir devrim. Ve şunu da söylemek isterim ki son g...
  • 15 Temmuz Milli Birlik Destanı

    16 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Bir önceki darbenin üzerinden tam tamına 36 yıl geçtikten sonra Türk Silahlı Kuvvetleri ,içinde bir ahtopot gibi kol saran,fetö örgütünün köpeği olmuş, bir kaç hayâ yoksunu general ve askeri personelin devletin topuyla tankıyla halkı esir almaya kalkma aptallığına düştükleri günün adıdır 15 Temmuz.Çok şükür ki ihanet gişimleri halkın sokağa çıkması ile başarısızlıkla sonuçlanmış,halk onları kendi imkanlarıyla hezimete uğratmıştı. Milli Birlik Destanı Bu yazıyı kaleme almam kolay olmadı,hiç kolay olmadı hemde.O kabus geceyi bir kez daha ha...
  • Vicdanımızı mı gömdük toprağa yoksa çocukları mı?

    13 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Aslında bu yazının girişini iki ana başlıkla toplayabilirdim. Ama yapmadım. Hicbir şey istediğimiz gibi de olmadı,varsın olmasın.Kimileri tatil planları yapa dursun,kimileri bulunduğu mevcut durumu beğenmeyip statü yarışına girsin ,kimileri evine Allah ne verdiyse onu götürsun. Ha birileri de aman suya sabuna dokunmasın. Birileri de böyle benim gibi konuşup dursun;köyün meczubuyuz ne de olsa! Bir hafta boyunca sustum, yazmayacaktım. Leyla'lardan Eylül'lerden bahsedip acımıza kazma vurmayacaktım; ta ki 2 yaşındaki Sami Yusuf öldürülene ...
  • Sevgisizlik Çağı,Tahammülsüzlük İklimi

    03 Temmuz 2018 Köşe Yazıları

    Güneşe gülle at, karartır mı hiç? Allah sevmediğini yaratır mı hiç? İnsan olan insan darıltırmı hiç? Haksızlık haksızın özünden olur"  Bu güzel dizeler kime mi ait ? Bozkurun tezenesi,türkülerin öznesi,gönül duvarmıza güneşinden ışık sızdıran Neşet Ertaş'a tabi.. Nereden esti "Aa Aysun" dediğinizi duyar gibi oluyorum.Haklısınız elbet.Seçimler bitti,bir rahat nefes almak hemde Neşet Ertaş'ı size bir kez daha hatırlatmak; ruhunuza onun türküleriyle dokunmak istedim. Çünkü buna ihtiyacımiz var. Çağ sevgisizlik ve zulüm çağı ,iklim tahammülsüzl...
hd porno sikis izle