logo

reklam

Bir Fıkra Bin Düşün


facebook
Aysun Doğan TERZİ
seda@hotmail.com

“İnanç ,görünmeyene inanmaktır; görünmeyene inanırsanız başkalarının görmediklerini görebilirsiniz” Der Nasreddin Hoca..

Merhaba, sevgili Yorum okuyucuları. Ben Aysun. Buraya güzellikler ve sevgi bırakmak adına geldim. Eski ‘şehirli’ yeni Köylü’yümdür. Çocukluğumdan bu yana en büyük tutkum, kitaplar ve şiir yazmaktır. Köy’de yaşayan bir insan olarak, kuşların cıvıltısına, Mevsimlerin büyüleyici geçişlerine tanıklık etmekle geçiyor günlerim. Bu günleri, gözümden, gönlümden, dilimden süzüp sizlerle paylaşacağım, kalemim yettiğince..

Yaşadığım yer, doğayla iç içe olmasından dolayı,iyiyi kötüyü ayırt etmemi sağladıysa da, bende bir çoğumuz gibi eski günleri ve çocukluğumu çok özlüyorum .

Eskiden böyle miydi her  şey?

Küçük, müstakil, bahçeli evlerden oluşan samimi sokaklarda yaşardı insanlar. Birbirleriyle, daha yakın ilişkiler kurar acıyı ve mutluluğu paylaşırlardı. Kandil günü, komşunun evinde pişen un helvasının tadı gibiydi dostluklar. Şimdi ise, aynı apartmanda isimlerini bile bilmediği komşulara sahip oldu insanlar.

Komşuluk ilişkileri denilince aklıma, Nasreddin Hoca ve onun unutulmaz ders niteliğinde özdeyişleri gelir.. Bu hafta sizlere, Anadolu insanının, yapısını, düşüncesini, olaylara bakış açısını fıkralarla anlatan, soyut düşünür: Nasreddin Hoca’dan bahsetmek isterim. Eskişehir’in İlçesi Sivrihisar’a bağlı Hortul köyü’nde doğan hoca, medrese eğitimini tamamladıktan sonra imamlık yapar. Halkın kendisine olan aşırı sevgisi, yaşamıyla ilgili söylentilere karışmış olsa da ,yer yer olağanüstü nitelik kazandırmıştır ona. Hatta Selçuklu Sultanlarıyla tanıştığı, Mevlana ile dost olduğu bile söylentiler arasındadır.

Nasreddin Hoca, Toplumsal olaylara, sosyal problemlere mizahi bir üslup katarak, ne kadar ilim ve edep sahibi bir veli olduğu ortaya koyar. İyilikleri bildiren, doğruya sevk eden, biri olmak onun işiydi! Komşuluk, dostluk ve ticari ilişkilerde; toplumda eksik ve bozuk yönleri düzeltmek maksadı ile nükteler dile getirmiştir.

“Bütün kaynaklardan çıkarılacak sonuca göre, Nasreddin Hoca, moğol istilasından bunalan, Anadolu insanının gülen yüzüdür” onda, Türk halkının saflık, hazır cevaplık, sağduyu, nüktedanlık, gibi özellikleri yoğunlaşmıştır. Halk onu “bilge kişisi” olarak ilan etmiştir.”Güldürürken, düşündürebilmiştir..

DÜNYA KAÇ METRE

Arkadaşlarından biri Hocaya sorar: -Hoca, Dünya kaç metre?

Tam o sırada bir cenaze geçiyormuş yanlarından. Hoca onu göstererek:

-Ona sor! Bak, ölçmüş biçmiş, gidiyor!..

Mutlu Haftalar! Sevgiyle ve sağlıcakla kalın.

Share
453 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • O Benim Başkanım

    16 Ekim 2018 Köşe Yazıları, Siyaset, Tüm Manşetler

    Seçimlerin yaklaşması ile birlikte partilerin aday belirleme sürecini de hızlandırdı. Genelde temayül yoklamasıyla adaylarını belirleyeren AK Parti, bu sefer adaylarını seçim bölgesinde halkı tarafından sevilen ve istenilen kişilerden oluşan bir liste hazırlayacağı bekleniyor. Yerel seçimle genel seçimin dinamiğinin farklı olduğunu bilerek başlamalıyız. Yerel seçimlerde seçim sonucunu belirleyecek birinci etken adayın kim olduğudur. İkincisi siyasal partinin iktidar olma hevesinin ya da vatandaşa vereceği umudun ne kadar güçlü olduğu önemlid...
  • Hizmete Övgü

    15 Ekim 2018 Köşe Yazıları, Siyaset

    Yazının başlığından da anladığıniz üzere bu bir övgü yazısıdır. Neye mi övgü? Çabaya övgü . Özveriye övgü. Emeğe övgü. Dün, bugün ve yarın Amasya'yı bir güneş gibi ışıl ışıl yapanlara övgü. Kimden mi bu övgü? Sokaktaki Vatandaştan. Senden,benden, bizden,herkesten. Niye mi yazıyorum ? "Yavrum,sesimizi duyur" dediler. Elbette,elbette. Beni yolda, çarşıda veya herhangi bir kafede görenler bilir.Alışkınlığım sebebiyle,elimde kitap ve gazete ile gezerim. Okuma rutinim bozulsun istemem.Bir iki gün oluyor. Elimde yine gazetem,kitap...
  • Eylül hüznü mü içimize çöken, yoksa zamlar mı?

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Kültür Sanat

    Biliyorum, Eylül hüznü taşıyanlardansınız Biliyorum, bir rüzgar esintisinde mâziyi koklayıp gözleri dolu dolu oranlardansınız Biliyorum, Eylül'de her ezgi yeni hüzünleri kapı açıyor.. Duygusallığımı mazur görün. Malum Eylül ayı içersindeyiz.İçimizde hüzünler,heyecanlar başlangıçlar ve bitişler ne çok birikiverdi. Bu yazımı hazırlarken , biraz çiçek böcek, biraz hayal gerçek olmayı inanın çok istedim.Hasadı gelen üzümleri toplamanın umut veren heyecanından tutunda,Schubert'in Serandesi'nin en çok bu aya yakıştığını.. .Hatta Gökyüzünün h...
  • Anakronizm

    22 Ağustos 2018 Köşe Yazıları

    Geçmişte yaşamak bugüne ayak uyduramamak yani , diğer adıyla anakronizm ! Nedir bu kavram diye merak ediyorsunuz. Anakronizm sözü, dilimizde "tarihe aykırılık, çağa uyamama" anlamına geliyor. Sözlük anlamı tam olarak şöyledir; tarihi olay ya da olguların içerisinde geçtiği zaman ile olay ya da olguda yer alan nesne ya da özelliklerin birbiriyle uyumsuzluğudur. Şimdide yaşayamamak ve gelecekle ilgili hayaller kuramamak,dünde saplanıp kalmak çağın vebası oldu artık.Sosyal medyada ve reelde son zamanlarda beni fazlasıyla rahatsız etmiş ve insanla...
hd porno sikis izle