logo

reklam
09 Eylül 2019

Eylülde zamlar bir başka güzel

Eylüle girmişiz sanırım mutlu değilim. İçimde geride yaşanmamış bir yaz hissi var . Engin Borabey’e ait bu dizeler, bir çoğumuzun eylül ile ilgili hislerine tercüman oluyor âdeta.
Yaz ne kadar güzel geçerse geçsin, çabuk geçtiği için içimizde bir yarım kalmışlık hissi, bir uktenlenme doğuveriyor doğal olarak. Yaşanmamışlıkların hıncını bileyen eylül duraksamamız ve yersiz hüznümüzün adı. Yavaşlayıp sakinlemeyi, dönüp bir çevremize bakmamız gerektiğini, yazın başımızı döndüren onca güzelliğinin nihayet bir sonu olduğunu usulca fısıldıyor.Bir garip mevsim. Bir tuhaf yapıyor insanı. Ruhun şirazesini kaydıveriyor. Sedece insanoğlu mu, eylülde hezimete uğrayan. Ağaçlar bile inatla direniyor, güzün sarısına. Kuruyor kasım patları, yıldız çiçekleri ve fesleğenler. Yaz başında heyecanla öten çekirgeler nerede? Tarla kuşları sus pus. Bir rüzgâr var uğul uğul uğuldayan bir de fiiller.
Direnmek.
Sararmak ve Düşmek ve Kuşanmak.

Oysa eylül nicedir bu romantizme oldukça uzak. Müzmin bir gerçekliğe şimdi gözlerini açabilir, hayatı ağır yerinden kucaklayanlar. İyimserliğin gerçeği maskeleyen tarafına karşın, gerçeğin boğucu akışına teslim edebilmek idrakı, belki eylüldendir. Belki bağ bozumunun etkisidir.
İnsanların bir kısmının hayatlarında en iyi, en acı en coşkulu, en hüzünlü dönemini başlatabilir bu etki, fark ediş. Eylül’ü fark edebilmek, varoluşun ve yok oluşun bir enstantanesi.
Dursun zihnimizde.

Eylül demişken, bugün itibariyle okullar açıldı.
Halet-i ruhiyesi benim gibi ‘zam da zam’ olanlara kötü haber kırtasiye malzemeleri yüzde 687 zamlandı. Doğru okudunuz. Asgari ücrete 283 zam, kırtasiye malzemelerime yüzde 687. Çocukları tatil dönüşüne hazırladık da, veliler piskolojik olarak hazır mı bu zamlara?
Geçen yıl tam da bul yıl yine okulların açılması döneminde yağmacı zihniyetle yapılan zamları yazmıştım ve aynen şöyle demiştim. “Hergün köyümüze dönmek için dört lira verdiğim otobüs muavinine yine dört lira uzatıyorum.
“Hanımefendi beş lira oldu, işine gelmiyorsa yallah Şoförler Odasına” demişti. Geçen hafta daha bir yıl olması sebebiyle ikinci kez yapılan zamlı tarifeye itiraz ettim diye, otobüs şöförü lakayt bir biçimde “Edebiyat yapma, biz dört bir yılda zam bir yapıyoruz” dedi. Hem sömürü, hem yalan. Buraya konu etmem, ön beş kilometrelik yola, altı lirayı elleri titeyek veren amcayı görmemle oldu. Şöferler Oda’sının bu konu üzerinde duracağını umut ediyorum. Şöför ve muavinlerin yolculara bu şekilde davranmalı hiçde uygun olmuyor. Bunlar hangi geçerli haklılıkla bu zammı yapabiliyor. Sayın Valimin, bu sömürü düzenininden eminim ki haberi yoktur.

Eylül ve zamların dışında bir güzel birşey oldu. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bütün ilkokullarda aynı zilin, aynı şarkının ve şarkı sözlerinin kullanılması için bir hazırlık yaptı. Şarkının sözleri, insanın içini coşturan, umutlandıran cinsten. Sayın Selçuk, şu sözleriyle de Mahmut hocayı andırmadı değil. “Bu zili hazırlamamızın temel sebebi, sınıflar ve okullar sadece belirli akademik içeriklerin paylaşılması için değil. Orası bir hayat sahnesi, sınıflarımızdaki, koridorlarımızdaki, okul bahçelerimizdeki her şey eğitimin bir parçası.”
Umarız çocuklar da severler.

Eylül, zam, sömürge, Mahmut hoca. Dedim ya eylül garip bir ay, nereden nereye geldi konu.

Mutlu Haftalar

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.