logo

reklam

LİDER-LİK


Menderes Keten
menderesketen@hotmail.com

LİDER[1]-LİK

Temuçin, avuçlarında kan pıhtısıyla doğduğunda, dönemin kâhinleri, bu çocuğun ilerde çok kan dökeceğine kanaat getirmişlerdi. Zorlu bir hayatı oldu Temuçin’in, kâhinler haklı çıktılar.

Babası zehirlenerek öldürüldü, daha çocukken kardeşini öldürdü, kıtlıkla terbiye oldu, esir düştü, karısı kaçırıldı, ailesi terk edildi. Yaşadığı her zorluk, bir “arabesk filme” konu olabilecekken onu güçlendirdi, darmadağın kabilelerden bir imparatorluk kurdu, Cengiz Han’a dönüştü.

Neydi bu işin sırrı? Liderin farkı nedir?

Lideri süreç mi belirler, lider süreci mi belirler?

Aynı şartlarda başka bir insan bunu başaramazken, bazıları nasıl başarıyor?

Başaranları, başka ortam ve şartlarda test edebilsek, yine aynı başarıyı gösterebilirler mi?

 

İçinde bulunduğumuz yüzyılda liderlik konusunda oldukça kapsamlı çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalardan bazılarında, liderlik ile kişilik arasındaki ilişki araştırılmıştır.

Deney gruplarının birinde, lidersiz grup tartışmaları yapılmış, değişik ortam ve görevlerde aynı bireylerin grup liderliğini ele geçirdiği gözlenmiştir. Bu kişilerin ortak özelliklerine bakıldığında öne çıkan özellikler sırasıyla şunlardır:

1-Sosyal olma

2-Hâkimiyet kurma

3-Kendine güven

4-Zekâ

 

Bir başka araştırmada, ABD’de ilk 500 firmadaki yöneticiler üzerinde yapılmıştır. Burada öne çıkan özellikler sırasıyla “dürüst, güvenilir, inançlı, rekabetçi, yetenekli, üretken, teşvik edici, cesaretli, geleceği gören”-dir.

Yine aynı kapsamdaki başka bir araştırmada %83 ile dürüstlük ilk sırada %67 ile yetenek ikinci sırada %67 ile geleceği görmek üçüncü sıradaki özelliklerdir. Aynı araştırmanın bir başka ilginç sonucu da, hızlı gelişme gösteren firma yöneticilerinin %59 unun “sezgisel” hareket ettiğinin ortaya çıkmasıdır. Lideri takip edenlerinde bir kısmının sezgisel hareket ettiğini kabul edebiliriz.

 

Sorumuza dönecek olursak,

Liderin farkı nedir? Lideri süreç mi belirler, lider süreci mi belirler?

Tarih laboratuarına göz attığımızda “Gandi” analizinde görmekteyiz ki; hukuk eğitimi almış, 3. mevkide gitmeyi reddedince trenden atılmış, at arabasında ayakta gitmeyi reddedince dayak yemiş, kendisine karşı şiddet uygulayanlara karşı pasif direnişi seçip kurşun atmadan devlet kurabilmiş… Benzer bir bakış açısına sahip Mandela, 27 yıl hapisle, 6 metrekarelik bir hücreden devlet başkanlığına geçiş.

Sabır ve azmi de listeye eklemeliyiz…

Kendini tutuklamaya gelen askerleri etkileyerek komutası altına alan Napolyon’a bakarsak duyguyu, Şeyh Şamil’e baktığımızda inancı ön plana çıkarabiliriz.

Ve birde kelime manası “hediye” anlamına gelen yani “bahşedilmiş yetenekler” olarak kabul edebileceğimiz karizma…

 

Özetlersek…

Yaşadığı süreç lideri(mi) zorluyor, lider süreci(mi) etkiliyor ve süreci devam(mı) ettiriyor…

Aslında lideri, sürecin zorluğu belirliyor…

Biraz da, zor olaylar, zor ve yerinde kararlar lideri yöneticiden ayırıyor.

Birçok yaşamış liderde bunu görüyoruz. Örnekleri arttırmak mümkün.

 

Aynı şartlarda başka biri neden başaramıyor dediğimizde ise liderde bulunması gerekli özelliklere odaklanıyoruz. İstenilen kişilik özellikleri ve gerekli donanım, yani artıları…

Analitik düşünme, sosyal olma, hâkimiyet kurma, kendine güven, zekâ, dürüstlük, yetenek, geleceği gören, güçlü sezgiler ve karizma.

 

Liderlerden kötü, acımasız olanlar yok mu?

Var tabiî ki, liste uzun “Hitler, Mussolini, Stalin, Lenin…

Onların becerisi de insanların kötü taraflarını ortaya çıkarıp organize etmeleri.

 

Gladyatör filminde Commodus (Babası Marcus’a konuşken) babasını öldürmeden önce şöyle sesleniyor… “Bir keresinde bana yazmıştın dört temel erdemin ne olduğunu: Bilgelik, adalet, cesaret ve ölçülü olmak. Listeyi okuduğumda bunlardan hiçbirisine sahip olmadığımı anladım. Ancak benim başka erdemlerim vardı, baba. “İhtiras””.

 

… İhtiras herkeste mi var?

Ya da Bazılarında daha fazla mı var…?

Bilmiyorum, ihtiraslı bir şekilde “alçakgönüllülüğe” sarılıyorum

 

[1] Akademik anlamda dünya literatürüne 14. yüzyılda eklenmiş “lider kelimesi Anglosakson kökenli olup “yol-yön” anlamına gelen “lead” kelime kökünden türetilmiştir. Pers ve Mısır dilinde de aynı anlama gelmektedir. Bizde bu anlama yaklaşan tek sözcük herhalde “başbuğ” olsa gerek.

 

Etiketler: » » » » »
Share
1716 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

#

LİDER-LİK” için 2 Yorum

  1. Bulent ESEN : diyor ki:

    Sy Müdürüm oldukça hoş bir yazı olmuş gönlünüze birikiminize sağlık.

    0
  2. MEHMET MÜLHİM : diyor ki:

    Örneklemeler güzel seçilmiş.Fakat ihtiras üzerinde az irdeleme yapılmış diyebilirim.Ben ihtirası olumsuz da olsa bir otomobilin itici gücü motoru olarak görüyorum.

    0

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • O Benim Başkanım

    16 Ekim 2018 Köşe Yazıları, Siyaset, Tüm Manşetler

    Seçimlerin yaklaşması ile birlikte partilerin aday belirleme sürecini de hızlandırdı. Genelde temayül yoklamasıyla adaylarını belirleyeren AK Parti, bu sefer adaylarını seçim bölgesinde halkı tarafından sevilen ve istenilen kişilerden oluşan bir liste hazırlayacağı bekleniyor. Yerel seçimle genel seçimin dinamiğinin farklı olduğunu bilerek başlamalıyız. Yerel seçimlerde seçim sonucunu belirleyecek birinci etken adayın kim olduğudur. İkincisi siyasal partinin iktidar olma hevesinin ya da vatandaşa vereceği umudun ne kadar güçlü olduğu önemlid...
  • Hizmete Övgü

    15 Ekim 2018 Köşe Yazıları, Siyaset

    Yazının başlığından da anladığıniz üzere bu bir övgü yazısıdır. Neye mi övgü? Çabaya övgü . Özveriye övgü. Emeğe övgü. Dün, bugün ve yarın Amasya'yı bir güneş gibi ışıl ışıl yapanlara övgü. Kimden mi bu övgü? Sokaktaki Vatandaştan. Senden,benden, bizden,herkesten. Niye mi yazıyorum ? "Yavrum,sesimizi duyur" dediler. Elbette,elbette. Beni yolda, çarşıda veya herhangi bir kafede görenler bilir.Alışkınlığım sebebiyle,elimde kitap ve gazete ile gezerim. Okuma rutinim bozulsun istemem.Bir iki gün oluyor. Elimde yine gazetem,kitap...
  • Eylül hüznü mü içimize çöken, yoksa zamlar mı?

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Kültür Sanat

    Biliyorum, Eylül hüznü taşıyanlardansınız Biliyorum, bir rüzgar esintisinde mâziyi koklayıp gözleri dolu dolu oranlardansınız Biliyorum, Eylül'de her ezgi yeni hüzünleri kapı açıyor.. Duygusallığımı mazur görün. Malum Eylül ayı içersindeyiz.İçimizde hüzünler,heyecanlar başlangıçlar ve bitişler ne çok birikiverdi. Bu yazımı hazırlarken , biraz çiçek böcek, biraz hayal gerçek olmayı inanın çok istedim.Hasadı gelen üzümleri toplamanın umut veren heyecanından tutunda,Schubert'in Serandesi'nin en çok bu aya yakıştığını.. .Hatta Gökyüzünün h...
  • Anakronizm

    22 Ağustos 2018 Köşe Yazıları

    Geçmişte yaşamak bugüne ayak uyduramamak yani , diğer adıyla anakronizm ! Nedir bu kavram diye merak ediyorsunuz. Anakronizm sözü, dilimizde "tarihe aykırılık, çağa uyamama" anlamına geliyor. Sözlük anlamı tam olarak şöyledir; tarihi olay ya da olguların içerisinde geçtiği zaman ile olay ya da olguda yer alan nesne ya da özelliklerin birbiriyle uyumsuzluğudur. Şimdide yaşayamamak ve gelecekle ilgili hayaller kuramamak,dünde saplanıp kalmak çağın vebası oldu artık.Sosyal medyada ve reelde son zamanlarda beni fazlasıyla rahatsız etmiş ve insanla...