logo

reklam
20 Ağustos 2019

Otuz üç liralık çaya, yirmi beş kuruşluk poşet

Kış boyunca ne çok konuştuk poşet yasasını.
Hükümete kızdık, manava kızdık, yumuşak sesli “Poşet ister misiniz” diyen kasiyere kızdık.
Yok para verip birde üzerine reklam mı yapacağız dedik, resmen soyuluyoruz dedik.
Gösterisever abilerimiz el arabalarıyla gittiler marketlere. Büyük alkışladık! Sosyal medya yaygaracıları da bir müddet oyalanmıştı bu poşet gündemiyle. Üzerinden yaklaşık 6 ay geçti, bakıyorum yine yirmi beş kuruş kızgınlığımız geçmedi!

Hele bir de muhalifse iç sesimiz, bereket versin,iyi kulak çınlattık! Vel hasıl, gereksiz olan herşeyi konuştuk da, poşetin çevreye ve insana ne büyük zararlar verdiğini konuşmadık.

Misal, ‘plastik kelimelerle konuşmayalım’ dediğim oldu zamanında. Bilim adamları geçenlerde açıkladı plastik soluyormuşuz meğer, bakın bunu hiç konuşmadık.

Son bir yıldır, yağa, una, süte gelen zamları, pazar alışverişlerinden boynu bükük dönüşümüzü, üç lirayı beş lirayı hesap edişimizi, akaryakıta, doğal gaza, elektriğe yüklenen zamlara büyük bir sükûnet gösterişimizi, hiç konuşmadık .Bir kg çayın otuzüç lira olmasını, bir kg sütün fiyatının 4 lira olmasına arkadaş arasında bile hiç konuşmadık !

Niçin yirmi beş kuruşu konuşuyoruz?

Poşetin doğaya ve insana olan zararlarını düşününce bu rakam az kalıyor yanında. İnsan yaşamını tehlike atmayan, poşete alternatif bir çok materyal varken, en iyisi hiç poşet almamak!

Niçin poşet almayalım?

İnsanlık ve yaşadığımız çevre için.

Doğayı, denizi, çevreyi kirleten, naylon poşetler, denizde dört yüz yıl, karada sekiz yüz yılda özelliğini kaybediyor. Bu süreç esnasında da tüm zararlı maddeler doğaya ve insanoğlunun yaşamındaki en büyük etken olan olmazsa olmaz suya geçiyor.Tıp dünyası yapmış olduğu araştırmalarında; artan kanser vakalarında plastik poşetle, bir takım hastalıkların bağlantısı olduğunu ortaya koyuyor.

İşte geçen hafta çevre ve insanlığı ilgilendiren bir haber de mikroplastikler atmosferde özellikle kar tanelerinin içinde dünyanın en ücra köşelerine kadar yayılıyor. Araştırmacılar insanların hava yoluyla plastik soluyup solumadığı sorusuyla karşı karşıya.

Mikroplastik (picture-alliance/dpa/Oregon State University) Doğada plastik atıkların parçalanmasıyla meydana gelen mikroplastiklerin artık içtiğimiz suda, okyanusun en derin noktasında ve hatta deniz hayvanlarında tespit edildiği biliniyor. Ancak yapılan bir araştırma çarpıcı bir sonuca varıyor: Mikroplastikler atmosferde özellikle kar tanelerinin içinde büyük mesafeler kat ederek dünyanın en ücra köşelerine kadar yayılabiliyor.

Bir çok ülke noylon ve plastik kullanımını kısıtlamaya gidiyor. Dünyanın en gelişmiş ülkesi Almanya bu konuda bir adım daha fazla adım attı. Naylon ve plastik üretimini yasaklamak için kanun teklifi hazırlıyor.

Hadi hayırlısı bizim ülkemiz için!

Plastik poşetlerde muhafaza edilen gıdalar kimyasallarla etkileşime geçirek, insan yaşamını olumsuz etkiliyor. Poşetlerin imhası da ayrı bir dert. İmha edilme aşamasında, ortaya çıkan gazlar çevreye büyük oranda zarar veriyor. Piknik sonrası ortalığa saçılan şeffaf naylon poşetler, sera etkisi yaparak, orman yangınlarının sebep oluyor.

Bilim adamları kutuplarda yaptığı bir çalışma sonucunda , havadan yağan karın içinde bile plastik parçası bulunduğunu ortaya koyuyorlar. Araştırma ekibinden doktor Melanie Bergmann, insanların nefes alırken bile plastik parçacıklarını da soluduğunu,  lastik parçaları, vernik, sentetik elyaf parçalarının da yer aldığı plastik parçacıkların, doğallığı korunmuş kutup bölgesinde bile kar tanelerine karışıp yağdığını, bir litre karda 10 binden fazla plastik parçacık bulunduğunu söylüyor.

Naylona ve Plastike karşı kamusal çevre bilinci edinmeniz gerekir !

Poşet yasasını dünya politikası haline getiren, evrensel çevre bilincine sahip ülkeler bizden çok daha önceleri poşetsiz çevre dediler. Her ne kadar geç kalınmış olsa bile, ‘zararın neresinden dönülürse kârdır’ atasözümüzü anımsayalım.

Yolda kaybetsek üzülmeyeceğimiz o büyük yirmi beş kuruşlara ne poşet alıp geleceğimizi riske atalım, ne de kasiyerlere çekilmez suratlar bırakalım.Yaşam zor, efendim zor. Bunca zorluğun üzerine, poşetleşiveren insan kompleksi çekmek daha da zor.

Mutlu Haftalar

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hd porno sikis izle