logo

reklam
06 Mayıs 2019

Ramazan Ve Huzur

İbn Kayyım, “Oruç ibadeti, saf insan fıtratının sağlıklı çalışması ve onu kötülüklerden koruması için Allah’ın bir ihsanı, koruyucu kalkanı ve perhizidir” der (Zâdu’l-Meâd, II, 622).

Bugün Ramazan-ı Şerif’in ilk günü.Manevî duygularımızın yükseldiği, günahlardan arınma fırsatı bulacağımız, başka insanlarla hemhâl olabildiğimiz, sabr ile nefsimizi eğittimiz, manevî atmosferi oldukça yüksek bu ay, huzurun müjdecisidir. Bu kutsal ay, dayanışmanın, yardımlaşmanın, sosyal toplum olabilmenin, toplum içinde huzur bulabilmenin, ay’ı.

Çocukluğumuza götürür..

Nostaljiktir aynı zamanda, Ramazan ayının ruhunda huzurlu bir hüzün, ve geçmişe özlem vardır. ” Nerede eski ramazanlar deriz” burukça, nerede sahurda davul çalanlar, nerede Karagöz’üm hacivat’ım ?

Peygamber efendimiz’e Kuran-ı Kerim ayetlerinin inmeye başladığı, aynı zamanda müslümanlarca oruç tutulmaya başlanılan, kutsal saydığımız bu ay Ramazan ayıdır.Bu ay öyle bir aydır ki Allah’ın rahmet ve bereket yağmurları hiç eksilmez. Ramazan ayının önemini imam-ı Rabbani hazretleri şöyle ifade eder: “Mübarek Ramazan ayı çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.”

Ramazan ayında, nefsimizi terbiye ederken, iyi, faydalı, sosyal insan olmanın da önemini kavrıyoruz. Oruç tutarak, aç kalmanın nasıl bir duygu olduğunu hissederken, iftarda sunulan nimetlere şükür etmenin önemini de anlamış oluyoruz.Yalnızca bedenî değil, ruhumuzu da terbiye ediyoruz. Başka bir boyuta geçiyoruz.
Teknoloji, gündelik alışkanlıklar, dünyevi rutin işlerden, durup düşünmeye halimizi sorgulamaya, kısacası uhrevî olmaya zamanımız yok. Ramazan ayı durup düşünmemizi, içimize dönmemize ve kendimizi yoklama fırsatı verir.

Nevzat Tarhan bir konuşmasında, ramazan için ” sosyal ibadet ” tanımı yapar.Gerçekten de öyle değil mi ? Belediyeler tarafından hazırlanan toplu iftar çadırlarında, toplu teravihler namazlarında, hatimlerde hep bir arada huşu içinde olmuyor muyuz ? Kendimizi güvende hissetmiyor muyuz ? Sosyal bağlarımız güçlenmiyor mu ?

Şehirlerde kısmen göremesekte, özelikle köylerde ramazan öncesi hazırlıklar imece usulü yapılıyor. Erişteler, yufkalar, börekler, iş birliği ile yapılıyor. Coşkuyla, semaverler yakılıyor. Kuru tarhanalar, hoşaflıklar hazırlanıyor. Sosyal bir ibadet, muhteşem bir huzur ritüeline dönüşüyor.

Amasya’da Ramazan

Kültür şehri olan güzel şehrimizde, ramazan bir başka güzel. 600 yıldır süregelen, harşena kalesinden yapılan top atışları, 156 yıldır gelenekselleşmiş bandosu, teravih namazından sonra başlayan,Türk Sanat müziği konserleri, büyük semaverlerlerde demlenen çaylar, bunların hepsi Ramazan ayını, özellikle iftardan sonra coşkulu yaşamamıza imkân veriyor.

Bir maniyle bitirmek isterim;

“Ramazanım merhaba Bizlere verdin sefa Rabbimize hamdolsun Her nefeste bin defa.”

Hayırlı Ramazanlar.

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

hd porno sikis izle