logo

reklam

VEFA ve VEFASIZLIK


facebook
A. Suad AKCAN
amasyayorum@hotmail.com

7 Haziran 2015 yılı 25. dönem milletvekili seçimleri yaklaşıyor. Siyasi partiler adaylarını belirlemek için yoğun mesai yaparken, bazı partiler ise adaylarını Genel merkezden telefon aracılığı ile aday belirlemede ricalarda bulunuluyor.
Başlığımız Vefa; Vefa’nın sözcük anlamı ise; Sadakat, sevgiyle bağlı olma, hatır bilmedir.

Türk Siyasi hayatının yol haritasının en büyük unsurlarından biri olan 1946 ruhu diye bilinen Demekrat Parti, bugün varma mücadelesinde!
1946 yılında kurulup Türk Siyasi Hayatında büyük bir hamle olarak görülen ve daha sonra ismini Adalet Partisi, Doğru Yol Partisi ve yine 1946 yılındaki ismine dönen Demokrat Parti, bugünki siyasi hayatında büyük bir belirsizlik yaşarken, varma olma mücadelesinde vefasızlakları yaşıyor.
1946 Ruhunun bir parçası olan Adalet partisinde Amasya milletvekilliği ve milletvekilliğinin ardından Bakanlık yapmış olan Muhammed Kelleci, 2015 seçimleri için Amasya’dan aday aramasını DP Genel merkezinden, telefon aracılığı ile yapıyor.
Oysaki; 2007 seçimlerinde DP parti birinci sıra Amasya milletvekili adayı, adaylıktan çekilmesi üzerine, 1946 ruhunu yaşayan ve bu siyasi ruhun diğer parçalarından olan Doğru Yol partisinden Amasya Belediye Başkanlığı yapan Ömer Kabakcı, bu belirsizlik içinde Amasya’dan Demokrat patiden milletvekili adayı olarak Amasya’ya gelir.
Bir dostunun, “Ömer, Bu belirsizlikte neden DP. Kendini bu belirsizlik içine neden atıyorsun” sorusuna çok net bir cevap verir!..
Kabakcı; “Vefa, İstanbul’da bir kentin adı değildir!.. Vefa; Sadakat, sevgiyle bağlı olmadır. Gün, 1946 yılına sahip çıkma adına bir vefa borcudur.” der.
İşte; Vefa; Amasya’da 25. dönem milletvekili adaylarını telefon aracılığı ile belirlemek değildir.
Vefa; bugünde kendisine siyasi hayatta büyük nimetler sunan partisine sahip çıkmaktır.
Vefa, telefon ile aday bulmak değil. Amasya’ya gelip, Beni bu şehir siyasi hayat ta, bana hayat verdi. Bugün vefa günüdür. Ben, Partimden Amasya adayıyım demektir.
Vefa ve Vefasızlıklar; 1946 ruhunu yeniden umutlandırma ve umutlandırmama günü olacaktır.

Bu yalnız Demokrat Partidemi!.. Tabiki cevap hayır. Aynı Vefasızlıklar diğer partilerde de mevcut. Örnek mi! DSP de aynı konumda. Telefonla son günlerde şehirlerde aday arıyorlar. Genel merkezlerde koltuklarda oturanlar, koltuklarını kaybetmemek için illerden aday çıkardık demek adına çalışıyorlar. Seçim kazanmak adına değil!.. Koltuk adına…

Aşkın Piri Hazreti Mevlana vefa’yı şöyle izah ediyor. “Vefa nedir, bilirmisin? Vefa arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır. Vefa; dostluğun asaletinde, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır. Vefa; ötelerin sonsuz mükafatın karşısında, cehennemi hafife almaman, ülvi güzellikleri dünyaya satmamandır.”
Vefa, insanın kalbinde, gönlünde olması gereken ülvi bir borçtur. Yapılan iyilikleri utunmamamak, iyiliklerin hatırı için hataları görmemektir… Dostlarını daima vefa ile hatırla can! Arayan sen ol, bulan sen; Tanıyan sen ol, kucaklayan yine sen. Kula vefası olmayanın Hakk’a vefası olmaz.
Vefa, dost ikliminde yetişen en güzel sevda çiceğidir.

Share
1512 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • O Benim Başkanım

    16 Ekim 2018 Köşe Yazıları, Siyaset, Tüm Manşetler

    Seçimlerin yaklaşması ile birlikte partilerin aday belirleme sürecini de hızlandırdı. Genelde temayül yoklamasıyla adaylarını belirleyeren AK Parti, bu sefer adaylarını seçim bölgesinde halkı tarafından sevilen ve istenilen kişilerden oluşan bir liste hazırlayacağı bekleniyor. Yerel seçimle genel seçimin dinamiğinin farklı olduğunu bilerek başlamalıyız. Yerel seçimlerde seçim sonucunu belirleyecek birinci etken adayın kim olduğudur. İkincisi siyasal partinin iktidar olma hevesinin ya da vatandaşa vereceği umudun ne kadar güçlü olduğu önemlid...
  • Hizmete Övgü

    15 Ekim 2018 Köşe Yazıları, Siyaset

    Yazının başlığından da anladığıniz üzere bu bir övgü yazısıdır. Neye mi övgü? Çabaya övgü . Özveriye övgü. Emeğe övgü. Dün, bugün ve yarın Amasya'yı bir güneş gibi ışıl ışıl yapanlara övgü. Kimden mi bu övgü? Sokaktaki Vatandaştan. Senden,benden, bizden,herkesten. Niye mi yazıyorum ? "Yavrum,sesimizi duyur" dediler. Elbette,elbette. Beni yolda, çarşıda veya herhangi bir kafede görenler bilir.Alışkınlığım sebebiyle,elimde kitap ve gazete ile gezerim. Okuma rutinim bozulsun istemem.Bir iki gün oluyor. Elimde yine gazetem,kitap...
  • Eylül hüznü mü içimize çöken, yoksa zamlar mı?

    11 Eylül 2018 Köşe Yazıları, Kültür Sanat

    Biliyorum, Eylül hüznü taşıyanlardansınız Biliyorum, bir rüzgar esintisinde mâziyi koklayıp gözleri dolu dolu oranlardansınız Biliyorum, Eylül'de her ezgi yeni hüzünleri kapı açıyor.. Duygusallığımı mazur görün. Malum Eylül ayı içersindeyiz.İçimizde hüzünler,heyecanlar başlangıçlar ve bitişler ne çok birikiverdi. Bu yazımı hazırlarken , biraz çiçek böcek, biraz hayal gerçek olmayı inanın çok istedim.Hasadı gelen üzümleri toplamanın umut veren heyecanından tutunda,Schubert'in Serandesi'nin en çok bu aya yakıştığını.. .Hatta Gökyüzünün h...
  • Anakronizm

    22 Ağustos 2018 Köşe Yazıları

    Geçmişte yaşamak bugüne ayak uyduramamak yani , diğer adıyla anakronizm ! Nedir bu kavram diye merak ediyorsunuz. Anakronizm sözü, dilimizde "tarihe aykırılık, çağa uyamama" anlamına geliyor. Sözlük anlamı tam olarak şöyledir; tarihi olay ya da olguların içerisinde geçtiği zaman ile olay ya da olguda yer alan nesne ya da özelliklerin birbiriyle uyumsuzluğudur. Şimdide yaşayamamak ve gelecekle ilgili hayaller kuramamak,dünde saplanıp kalmak çağın vebası oldu artık.Sosyal medyada ve reelde son zamanlarda beni fazlasıyla rahatsız etmiş ve insanla...
hd porno sikis izle