logo

reklam

ZEKÂ/DEHA


Menderes Keten
menderesketen@hotmail.com

Bilinen insanlık tarihinde dünyanın en zeki insanı kimdir dediğimizde, aklımıza gelmeyecek biri çıkar karşımıza: Hakikaten yeteneklerine baktığımızda “evet çok zeki”deriz.

18 aylıkken gazete okuyabilen  8 yaşında 7 dil konuşabilen Harvard’a başvuran, 11 yaşında ders vermeye başlayan William J. Sidis. Erbabı tarafından bu insanın zekası 250-300 IQ arasında kabul edilir. 1944’te 46 yaşında beyin kanamasından hayatını kaybeden bu kişinin insanlık tarihine katkısı bir iki kitap ve birkaç makaleden öte gitmemiştir.

Yaşayan insanlar arasında bir bayan, Marilyn vos Savant bu zeka oranına yaklaşmış ve 228 IQ ölçülmüştür(1986’da Guinness rekorlar kitabına girmiş). Adının pek bilindiğini zannetmiyorum. Testlerin güvenirliği-kıstaslarımız %100 garanti vermese de, yaklaşık kabul etsek de durum bundan ibarettir.

İnsanlık tarihine göz attığımızda dehayı zekâdan ayırmamız gerektiği ortadadır.

Dehayı tanımlarken insan zekâsının erişebileceği en yüksek nokta diye tanımlarız.

165 IQ kabul edilen Einstein, 180 kabul edilen Goethe, 190 kabul edilen Da Vinci; bahsettiğimiz zekâ oranlarından “daha az” zekâya sahip kabul edilmektedir.

Nasıl oluyor da “daha az” zekâya sahip kabul edilen bu insanlar,”  insanlık tarihini “daha çok” etkileyebilecek çalışmalar yapabiliyorlar…

Yeri gelmişken belirtelim, DNA’yı oluşturan çift sarmalı keşfeden, Nobel Ödülü alanlardan biri olan Watson’un IQ’ su 115, yani Amerikalı bir üniversite öğrencisinin ortalaması.

Zekânın tanımında bir şeyler mi eksik….

İşlem yapabilme kapasitesi, uyum sağlama yeteneği, ilişkilendirebilme, bağlantı oluşturabilme gibi tanımlar problemimizi çözmüyor mu?

Hayal gücü, sezgi, duygu, 6.his… ne derseniz artık… “eksikse” zekâ hesap makinesinden öte gitmiyor mu?

Ortaya yeni bir şey koyma, tez, antitez, sentez, vesaire… yada “creative”… “yaratıcılık” diye çevirdiğimiz (serin durduğumuz sözcük)… eksik olursa zeka eksik mi ? oluyor…

 

Çocuk yetiştirirken biz… Çocuklarımızın bu tarafını sanki ihmal ediyoruz… Önemsemiyoruz. Varsa yoksa test. Ya hayal gücü… “derhal köreltilmeli”…

Oysa izafiyet teorisinin sahibi olarak bilinen Einstein; on dört yaşında “Bir ışık ışınına binmiş olsaydım, dünya bana nasıl görünürdü, acaba?”derken bize bir ipucumu veriyordu.

 

“Forrest Gump” filmindeki, standartların altında zekaya sahip olan filmin kahramanının dile getirdiği gibi “Annem sadece aptallık yapanlar aptaldır derdi “ sözü ile zekayı sadece davranışa mı indirgesek”

 

Etiketler: » » » » » » »
Share

Yeni Yorumlar Kapalı.

#

ZEKÂ/DEHA” için 2 Yorum

  1. Bulent ESEN : diyor ki:

    Elinize sağlık güzel bir yazı oluş.

    0
  2. MEHMET MÜLHİM : diyor ki:

    Zeka, kimine göre problem çözebilme kimine göre çevreye uyabilme gücü kimine göre insanları etkileme gücü…Tanımlamak mümkün değil.Tanımlamakla zaman kaybetmek yerine kullanmaya zaman ayırsak daha yerinde olur diye düşünüyorum.Neticede cüzri iradeye sahip varlıklarız.Taşı taşa sürmek gibi bir çaba içindeyiz.

    0

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Seçmenin Aday Profili

    15 Ocak 2019 Köşe Yazıları

    Yerel yönetimler, halka en yakın yönetim birimleri olma özelliğini taşımaktadırlar. Bu yönüyle de demokratik değerlerle birlikte anılmaktadırlar. Yerel yönetimlerden beklenen demokratik değerlerin gerçekleşmesi ya da gerçek anlamda demokratik yerel yönetimlerin varlığı için belki de en önemli mekanizma yerel seçimlerdir. Yerel yönetim organlarının gerçek anlamda yerel halkı temsil etmesi, yerel yönetim faaliyetlerinin yerel halkın taleplerine ve sorularına cevap vermesi, halkın yerel yönetim faaliyetlerine katılım kanallarının açık olması...
  • Masal Poşeti

    13 Ocak 2019 Köşe Yazıları, Kültür Sanat

    Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, poşetten gündem, poşetten yasa yapan bir ülke varmış. Bu ülkenin insanlarının bir kısmı mutlu, azimli, çalışkan bir kısmı ise biraz garip, biraz gösterisevermiş. Gösteriseverler, konuşmaları gereken yerlerde susar, susmaları gereken yerlerde avaz avaz boş bilmiş konuşurlarmış. Örneğin; et o kadar pahalıymış ki, onun yerine dana dili alınırmış. Bundan pek şikayet etmez, edecekleri vakit, " tüketim çokluğundan pahalı canım" denilip geçiştirilirmiş. Dili yer, "dilsiz" yola mecbur devam ederlermiş.Günler böy...
  • Yeni yıl ayağına gelmeyecek, kalk da al..!

    30 Aralık 2018 Amasya, Genel, Köşe Yazıları, Kültür Sanat

    Merhaba yeni yıldan beklentisi yüksek olanlar. Merhaba oturduğu yerden mucize bekleyenler.Yeni yıla sıfır beklentiyle giren, çam ağacına para vermeyen, jinglee belgss diye bağırmayan, iki kilo mandalina ve kabuklu fıstıkla dünyanın en mutlu insanı olabileler sizlere de Merhaba. Yeni yıl yaklaşırken, bir yılbaşı geyiği haline dönüşen 'yeni yıldan beklenenler 'klişesine değinmeden olmazdı. Aralık ayı bitene kadar maruz kalacağımız, caps severlerin sıkı sıkıya yapıştığı bu umutcul kalıp, ne yazık ki hiç umut vermiyor bana.Yeni yıl gelirk...
  • Züğürt Çeneler ve Nasa

    03 Aralık 2018 Köşe Yazıları, Kültür Sanat

    Dünyada güzel şeyler oluyor.(!) NASA'nın Mars keşif aracı InSight Kızıl Gezegen'in yüzeyine iniş yaptı. Türkiye'de populer gündem unsurları yine zirvede . Şeyma ile Acun boşandı. Şeyma'nın nafakası 125 bin tl. Şeyma lüks hayatına veda etmiş. Vah, vah. Her zamanki gibi zenginin malı , züğürt çeneleri yoruyordu.Çalışmadan, terlemeden zenginlik özlemi içinde olan insanların, başkalarının imkânlarını, kazançlarını, harcamalarnı, konuş konuş bitirememeleri çok doğaldı. Durun bu kadar değil. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne de taşındı kon...
hd porno sikis izle